İsviçre’yi Gezmek İçin İpuçları

Martı için ilk yazımda, seyahat tutkusundan bahsetmiştik. Bu tutkuya kapılıp görmekten keyif aldığım yerleri bu köşede sizlerle paylaşmaya, özellikle ucuz seyahat konusunda tüyolar vermeye çalışacağım.

İlk seçim neden İsviçre derseniz, bir nedeni yok. Sadece benim ruhumu dinlendiren bir ülkeydi ve bu günlerde dinlenmeye ihtiyacım var hepsi bu…

İsviçre: Tarafsız Ülke… Bu nedenle de Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği gibi global kuruluşların üssü olmuş. Bizim için önemli, Lozan ve Montrö anlaşmalarına ev sahipliği yapmış. Yalnız bir istisnası var. II.Dünya Savaşı zamanında Nazi altınlarının/paralarının İsviçre bankalarında saklandığı söyleniyor. Bu nedenle de çok tepki almış.

İsviçre, adını duyduğunuzda akla ilk akla gelen ‘para’ değil mi? Bu konuda hiç de haksız değilsiniz. Zira İsviçre Avrupa’da gördüğüm en pahalı ülke. İsviçre’ye gitmek için yola çıkacaksanız bunu cebinize koymayı unutmayın.

İsviçre hala Avrupa Birliğine girmemiş durumda. Schengen için serbest dolaşım hakkı veriyor, ama tabii ki Euro’yu kabul etmiyor. 1 İsviçre Frank”ı (CHF) yaklaşık 1,4 Türk Lirasına denk geliyor.

Gelelim önemli ipuçlarına;

  • İsviçre’de yemek gerçekten pahalı. En ucuz yemek diye düşündüğünüz fast food (Mc Donalds, Burger King) yemeği bile yeseniz en az 20 TL karşılığı civarında Frank ödemeniz gerekecek. Tavsiyem çokça rastlayacağınız ‘Take Away’ tarzı yerlerden yemek ihtiyacınızı karşılamanız ya da sıkça bulunan Migros, Coop, Spar gibi marketlerden alışveriş yapmanız. Fiyatları restoranlara kıyasla daha uygun. Migros’un bu kadar yaygın olduğu bir ülke daha göremezsiniz.
  • Eğer İsviçre’ye gelmişken birden fazla şehri dolaşacaksanız ve çok transfer yapacaksanız Swiss Pass alabilirsiniz. Kalacağınız günlere göre farklı fiyat seçenekleri var. İncelemenizi öneririm. Paketlerden birini aldığınızda bütün ulaşım araçlarından (şehir içi ve şehir dışı fark etmiyor) faydalanabiliyorsunuz. Bazı istisnaları var, onlarda da indirimleri var.
  • İsviçre’nin muhteşem bir ulaşım ağı var. En ücra köşelerine bile trenle ulaşmanız mümkün. Hatta 3 bin metre yüksekliklere bile. Zaten küçük bir ülke olduğu için şehirlerin arası en uzun 2-2,5 saat sürüyor. Manzara da çok keyifli. Tren yolculuğunu kesinlikle tavsiye ederim.
  • İsviçre’ye gitmişken Alplere çıkmamak olmaz, düşünülemez, düşünülmemelidir. Alpler’in en yüksek noktalarına da trenle ulaşabiliyorsunuz. Ancak önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor bazı trenlere. Özellikle zirvelere çıkan dişli trenlere. Sabah erken saatlerde rezervasyon yaptırmazsanız ertesi günü beklemeniz gerekebilir. – İsviçre”de Turizm Büroları – Turist İnfo’lar çok yardımsever. Bıkmadan usanmadan bütün detaylarıyla sorularınıza cevap veriyorlar. Her konuda yardım isteyebilirsiniz.İsviçre, son derece düzenli ve kurallara uyma konusunda hassas bir ülke. Zaten düzen belirgin şekilde göze çarpıyor.
  • Çok dağlık olmasına rağmen bisiklet gayet yaygın olarak kullanılıyor. Diğer Avrupa ülkelerinin aksine burada son derece yeni, dağ bisikletleri sokaklarda. Mesela Amsterdam’daki bisikletlerin neredeyse hepsi çok eski.
  • Sokaklarda ya da tramvayda kayak kıyafetlerini giymiş, elinde boardları ile yerli ya da turistleri bolca görürsünüz, şaşırmayın.

Dağlar ülkesi İşviçre. Yeşili, dağları, gölleri sevenlerin mutlaka görmesin gereken ülke…

Sevil Mert


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: