29 Nisan 1986 günü Los Angeles Halk Kütüphanesi’nde saat on bire birkaç dakika kala keskin bir alarm sesi duyuldu. Personel, duman kaynaklı olduğunu düşündüğü bu durumu ivedilikle itfaiyeye bildirdi. O sırada binada bulunan yaklaşık dört yüz kişi, sekiz dakika içinde güvenle tahliye edildi.

Alevlerin Sessiz İstilası
Gelen itfaiye ekipleri ilk belirlemelerde somut bir bulguya rastlamadı. Lakin alarmı susturmak mümkün olmadı. Ortada ciddi bir tehlike vardı; ekiplerden biri yukarıya bakınca çatının doğu kısmından hafif bir dumanın yükseldiğini gördü.
İçerideki itfaiye ekipleri, kurgu bölümü kitaplığında rengi soğan kabuğundan güvercin grisine, oradan simsiyah bir tona dönen yoğun bir dumanla karşılaştı. Aniden parlayan alevler dumanı delip yukarıya fırladı. Isı 451 Fahrenhayt’a ulaşınca kitaplardan dumanlar yükseldi; tüm kitaplar mısır patlar gibi sesler çıkararak patlamaya, küller havada uçuşmaya başladı.
Amerikan Tarihinin En Büyük Kütüphane Yangını
Altmış itfaiye bölüğü, dokuz ambulans, üç helikopter ve 350 itfaiyecinin müdahale ettiği yangın yedi saat otuz sekiz dakika sürdü. Yangın sonucunda başta yazma eserler, nadir kitaplar ve tiyatro tarihi belgeleri kül oldu. Dokuz bin işletme kitabı, on sekiz bin sosyal bilimler eseri, on iki bin yemek kitabı, kırk beş bin edebiyat eseri ve sayılamayan pek çok materyal yandı. Sudan ya da dumandan hasar gören bir milyondan fazla kitapla beraber, tüm dünyanın dikkati üç gün önce yaşanan Çernobil Faciası üzerindeyken, Amerikan tarihinin en büyük kütüphane yangını kayıtlara geçti.
Susan Orlean’ın Keşif Yolculuğu
2011 yılında New York’tan ayrılıp Los Angeles’ta hayatına devam eden New Yorker kadrolu yazarı Susan Orlean; oğlunun birinci sınıf ödevi vesilesiyle bir kütüphaneciyle görüşmesi gerektiğinden Los Angeles Halk Kütüphanesi’ni ziyaret etti. Orada geçmişten gelen tanıdık hislerle karşılaştı; bir an çocukluğunda annesiyle ödünç kitap almak için kütüphaneye gittiği günlere döndü.
Orlean bu ziyaretinde kütüphane vakfı yöneticisiyle tanıştı. Daha kapsamlı bir gezi için sözleştiler. Bu buluşmada kütüphanenin geçirdiği büyük yangını kitaptaki şu satırlardan öğrendi:
“Bazılarından hala duman kokusu alabiliyor insan,” dedi neredeyse kendi kendine. Ne demek istediğini tam anlamadığımdan şöyle dedim: “Eskiden ziyaretçilerin sigara içmelerine izin verildiği için mi?”
“Hayır!” dedi Brecher. “Yangın dumanından!”
“Yangın mı?”
“Yangın tabii!”
“Yangın mı? Ne yangını?”
“Yangın işte,” dedi. “Büyük yangın. Kütüphanenin kapanmasına sebep olan yangın.”

Yedi Yıl Süren Bir Soruşturma
Orlean bu olayı öğrenir öğrenmez, bir ABD vatandaşı olarak durumdan nasıl haberdar olmadığına şaşırarak araştırmaya başladı. Esas merakı şuydu: “Bir kütüphanede nasıl yangın çıkar ve bir kütüphaneyi kim yakmak ister?” Soruların cevabını bulmak için kütüphane yönetimi, belediye teşkilatı ve Los Angeles itfaiyesi ile görüşmeler yaptı. Tam yedi yıl süren bir araştırmadan sonra bu konunun herkesçe bilinmesi gerektiğini düşünerek 2018 yılında The Library Book isimli eseri yayınladı. Kitap, 2020 yılında Kütüphanelerin Bilinmeyen Dünyası adıyla dilimize çevrildi.
Susan Orlean, beklenmedik yerlerde ilgi çekici hikayeler bulma konusunda yetenekli bir edebi gazetecidir. İkisi köşe yazılarından oluşan toplam on adet kitabı ve bir çocuk eseri bulunmaktadır. Yazarın The Orchid Thief isimli kitabı 2002 yılında Ters Yüz adıyla sinemaya uyarlandı.
Kitapların Ruhunu Korumak
Susan Orlean bu eserinde bize sadece büyük bir yangını ve kütüphanenin yeniden dirilişini anlatmakla yetinmiyor. Hayatı boyunca süregelen kitap ve okuma tutkusunu yangın soruşturmasına dahil ederek; kütüphanenin oluşumunu, işleyişini ve kütüphanecilerin dünyasını büyüleyici bir dille aktarıyor.
Gazeteci Rebekah Denn’in tanımıyla bu eser, “Halk Kütüphanelerine Yazılmış Enfes Bir Aşk Mektubu” niteliğindedir.
30 Mart-5 Nisan tarihlerinde 62. Türk Kütüphane Haftasını “İyileştiren ve Geliştiren Kütüphaneler” temasıyla kutladık. Belki size en yakın bir halk kütüphanesini ziyaret etmek istersiniz. Umuda ihtiyaç duyduğumuz bu zamanlarda her kitabın bir ruhu olduğunu fark etmek; kütüphanelerin kitap depolama alanı olmaktan ziyade o ruhları güvende tutan hayati mekanlar olduğunu görmek yeni pencereler açabilir.
Nergis Ulu






















