Hayal, Hedef ve Plan: Konfor Alanından Çıkıp Değişimi Başlatmak

Yılın ilk yarısını geride bıraktık. Geçtiğimiz bu 6 ayı kişisel deneyimler ve yapmak istediklerinizi gerçekleştirebilme açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yıllardır yapmak isteyip de yapamadıklarınızın bir kısmını bu süre içinde hayata geçirmiş olabilirsiniz. Yepyeni hobiler edinip boş vakitlerinizi verimli hale getirmiş olabilirsiniz. Yeni kitaplar okuyup yeni yerler görüp yeni insanlar tanıyıp yaşam deneyiminizi zenginleştirmiş olabilirsiniz. Veya belki siz de “6 ay nasıl da hızlı geçti” diyenlerdensinizdir: Geriye dönüp baktığınızda yine günlük rutininizi sürdürdüğünüz, kendinize ve hayatınıza pek de bir şey katamadığınız, konfor alanınızın tadını çıkardığınız bir dönemdir bu geçip giden… 

Konfor Alanı

Konfor alanı, hayatınızın en rahatına düşkün zamanlarını geçirdiğiniz yerdir. Konfor alanı, üzerinde ayaklarınızı uzatıp TV seyretmeyi en çok sevdiğiniz koltuğunuzdur. Hafta sonu sabahları telefonunuza alarm kurmama kararı verdiğiniz an ve yatmadan önce kitap okumamak için beyninizin kendinize bahaneler üretmenize yardımcı olan kısmıdır. Her fırsatta spor yapma isteğinizden bahsetmenize rağmen spor yapabileceğiniz her fırsatı spor yapmayarak değerlendirmenizdir. Yöneticinizin sizi dahil ettiği en son projenin hiç de size göre olmadığını düşünmenize, bu düşünceyle o projeye zaten katkı sağlamadığınızı fark etmenize ve yöneticinizle konuşursanız sizi başka bir projeye alabileceğini bilmenize rağmen bir türlü o konuşmayı yapmamanızdır.

Konfor alanından çıkamayanların en büyük engeli kendileridir. Hayal kurmayan, hayal kurup hedef belirlemeyen, hedef belirleyip plan yapmayan kişi, şimdiki hayatının sınırlarında yaşamaya devam edecektir. 

Değişim

Çevremde çok fazla kişiden değiştirmek istedikleri şeyleri duyuyorum. Hayatını, şehrini, işini, sevgilisini, sevgilisinin karakterini, yöneticisinin karakterini, gelir düzeyini, performans hedeflerini, yaşam tarzını, kilosunu vs… Herkes bir şeyleri değiştirmek istiyor, kendince olumlu yönde. Fakat bunu isteyenlerin çok az bir kısmının gerçekten bu değişimi yaratmak için somut bir şeyler yaptığını görüyorum. Koçluk almak isteyen kişiler bu değişim isteğiyle geliyorlar ve bir kısmı, ilk seansa başlarken koçunun elindeki sihirli değnekle tüm dünyayı toz pembe bir görünüme dönüştüreceğini sanıyor.

Ben bugüne kadar sihirli değnekle başkasının hayatını değiştirebileni görmedim. Bu yüzden hayatımda değişmesini istediğim şeyler varsa, ilk adımı benim atmam gerektiğini biliyorum. Bu konuda mottom her zaman “Ağaç değilsin. Yerinden memnun değilsen yerini değiştir” olmuştur.

Eğer bir yerde değişim olması gerektiğini düşünüyorsanız, değişim sizden başlamak zorunda. Diğer insanları, durumları ve evrendeki diğer dinamikleri değiştiremezsiniz, ancak kendinizi değiştirebilir hatta dönüştürebilirsiniz.

Belki siz de değişmek isteyen ama “hayalsizler”, “hedefsizler” veya “plansızlar” kategorisine girdiği için hayatını değiştiremeyenlerdensinizdir. 

HAYALSİZLER

Hayal kurmak sizi başarıya ulaştıran temel basamaklardan biridir. Ama hayalleri de sistematik hale getirmek gerekir. Hayallerinizi ne kadar çok detaylandırırsanız o kadar ulaşılabilir ve belirgin hale geldiklerinizi göreceksiniz. 

“Hayal ettiğiniz her şey gerçektir.”

Pablo Picasso

HEDEFSİZLER

Uzun vadeli hayat amacını ve kısa vadeli amaç taneciklerini belirleyerek hayallerinizi hedeflere dönüştürmüş olacaksınız. Bundan sonra üçüncü adıma geçmek gerekir. Üçüncü adım hedefe giden yol haritasını hazırlamak, yani plan yapmaktır.

Alice Harikalar Diyarı’nda da yazdığı gibi,

“Nereye gideceğini bilmiyorsan, gittiğin yolun bir önemi yoktur.”

PLANSIZLAR

“Plansız bir amaç sadece dilektir.”

Antoine de Saint – Exupery

Bir şeyi çok ama çok istemek önemlidir, olmazsa olmazdır. Ama tek başına yeterli değildir, kişinin kendisine uygun planlar yapması gerekir. Örneğin, akşamları eve 20:00’de gelip 22:00’de yatan biriyseniz planınız “Her akşam 1 saat kitap okumak, 1 saat spor yapmak, yemek hazırlayıp yemek” olursa bu size uygun bir plan olmayacaktır. Hayalleriniz ve hedefleriniz yaşam tarzınıza uymuyorsa ya yaşam tarzınızı esnetecek yani 22:00’de değil 23:00’de yatmayı deneyeceksiniz. Ya da hedeflerinizi daraltacaksınız. En başta zor gelse de yaşam tarzını minik adımlarla esnetmek hayallerinize ulaşmanızı hızlandıracaktır.

Velhasıl, hayattan keyif almak için, her sabah yeni günü neşeyle karşılayabilmek için rutininizden çıkmalısınız. Çünkü bu rutin sizin en büyük düşmanınız. Ve gerçek hayat, konfor alanının bittiği yerde başlar.

Eee, yılın ikinci yarısını nasıl geçirmeyi seçeceksiniz?

Selin Yetimoğlu

http://selinyetimoglu.com/

https://twitter.com/SelinYetimoglu

https://www.facebook.com/selinyetimoglucom


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: