Bir Sene Daha Bitiyor, 2013 Kapımızda

Her ne kadar “ Şimdi”de yaşayıp, “ an”da kalmaya çalışsak da, özellikle yılbaşı şöyle bir durup kendimizi değerdirmemiz için iyi bir fırsat. Geçen yılbaşında neler hedeflemişiz, neler gerçekleşmiş, neler gerçekleşmemiş? Gerçekleşmeyi başarmak için nelere ihtiyacımız var?

2012 için oldukça verimli yıl diyebilirim; sırasıyla kendime, aileme, hobilerime ve işime ayırdığım zaman ve ilgi dengeliydi.
Martı dergisi beni yazma konusunda hep sıcak tuttuğu için yaşamımda ayrı bir yeri var.

2012’de Zihince’de planladığın tüm yazıların takvime uygun gitti ve artık 2013’ü planlama vakti geldi.
Çok şükür, insan ve insan zihni hakkında yazılacaklar, yapılan araştırmalar ve bunların ışığında yapılacak uygulamaların sonu gelecekmiş gibi gözükmüyor. Bu noktada aklıma “Peaceful Warrior” filminden bir cümle geldi: “Bilgi, bilgidir, Bilgelik ise yapmaktır.”

Sizlere zihinsel pazarlama ile ilgili araştırmalar ve bilgilerin yanında, ülkemizden ve dünyadan uygulamaları ve sonuçlarını paylaşmaya çalışıyorum. Ancak bilgi işlev kazanması için bunları uygulamamız ve aksiyona geçirmemiz gerekiyor.

Her zaman rutin bir şekilde bile yapılan işlerin arkasında yatan nedenler, müşteri öngürüleri (Consumer Insights) başarı yolundaki ‘farklılığı’ ortaya çıkartıyor. Artık bu cevapları kalsik Pazar araştırmaları ile yapayacağımız ortada. Ya tüketiciler ne cevap vermeleri gerekiyorsa onu cevaplamaktalar veya kendileri bile gerçek cevabı bilmiyor!

Zihnimiz çok güçlü bir organımız, bilinçli davranışlarımız dışında geçmiş deneyimlerine, hatta evrime kadar dayanan içgüdüler dahil bilinçaltı ile hayatımızda büyük katkısı var.

İnsanoğlu, Zihinsel Pazarlama (Neuromarketing) teknikleri ile Zihnin kararlarının kaynağını yeni yeni anlıyor. Buna Zihnimizi gücü de dahil.

Bu sene boyunca satınalma kararlarımızı etkileyen faktörleri hatırlayalım:

  1. Bağlı olma isteğimiz: Geçmiş alışkanlıklarımız, çocukluğumuza, köklerimize götüren dürtüler.
  2. Korku: İnsan beyninin en temeli görevi bedeni korumaktır.
  3. Bağımlılıklarımız: Korkularımızın bir sonucu da bağımlıklarımızdır. Alışveriş bağımlılığı, marka bağımlılığı vs.
  4. Cinsellik: Üreme dürtümüz kararlarımızı etkiliyor.
  5. Nostalji: Ah o eski güzel günler!
  6. Toplum Baskısı: Onda varsa, bende de olmalı…
  7. Ünlüler veya Hayali Kahramanlar: Kim Süpermen olmak istemedi?
  8. İnançlarımız: Çoğumuz pazarlama vaadlerine inanıyoruz.
  9. Empati: Ayna Nöronlar iş başında

Her kararımız bu faktörlerde bir ve birden fazlasını içerebilir. Bu sebeple eğer Zihinsel Pazarlama ile ilgileniyorsanız bu seneki on yazının şöyle bir üzerinden geçip, çizdiğim resme bakmanızı tavsiye ederim.

Hepsi bu kadar mı? İnsan beynini anladık, satın alma kararlarını o veriyor.

Tüm insanlığın beyin yapısı aşağı yukarı aynı olduğuna göre her taktik herkes için aynı mı olurdu?

Peki başka hangi faktörler bizi etkiler?

Cinsiyetimiz, yaşımız, kişisel deneyimlerimiz, hangi aile yapısından geliyor olduğumuz, hangi kültürden geldiğimiz ve atalarımızdan kalan miraslar da bizleri etkileyen faktörler.

Bundan sonrasında, kültürün etkileri, Kadın-Erkek Beyni, ve daha birçok pratik uygulama…

Diğer bir konu ise tüketici (consumer) ile müşteri (shopper) arasındaki ince fark.

Fark ince ama algılardaki fark muazzam. Bu da bizi her iki durumu ayrı ayrı değerlendirmemiz nokktasına götürüyor.

Haydi, yeni yıla hazırlanalım!


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikBen Başardım. Sıra, Tüm İsteyenlerde
Sonraki İçerikİnsan Neyle Yaşar?
Deniz Öztaş
TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı. Bir nefeslik mola verilen durakta kendini öğrendiklerini uygulama ve paylaşmak amacıyla araştırmaya ve yazmaya başladı… Önce insanoğlunun hayatında önemli bir yeri olan bilinçaltını inceledi. Daha sonra bireylerin de ötesinde onları derinden yönlendiren kolektif bilinçaltına merak sardı… 2014 yılında Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesinde Öğretim Görevlisi olarak dersi vermeye başladı. 2011 yılında tanıştığı Psikolog Bert Hellinger’in çalışması Aile ve Organizasyon Sistemi Terapisi konusunda eğitimleri Svagito Liebermeister ve Ralph Willmann‘dan aldı. Hem şirketlere hem de bireylere uygulanabilen Aile ve Organizasyon Sisteminin Uygulayıcısı olarak çalışmaya devam ediyor. Yasemin Sungur ile tanıştığı 2010 yılından beri ondan aldığı ilhamla MARTIDAŞ Öztaş olarak yazılarını paylaşmaya devam ediyor. Gezmeyi, kitap okumayı ve film seyretmeyi çok seviyor.