21.Yüzyılın Ahlaksız “Marketing” Anlayışı-1

Bizler için çok yorucu

bir yüzyıl oldu 21.yy…

İlk çeyreği bu sene bitiyor ve bizler yani 20.yy’ın son 50 yılının gençleri, 21.yy’ın ilk çeyreğinin yaşlılığa ilk adımlarını atmış ama henüz ve hala “İş Dünyası”ndan kopmamış, hala üreten, hala alın teri ve emeği ile ülkesine katkıda bulunan bizler için çok yorucu!

Büyük Bir Sinir Harbi

Çünkü bizim gençliğimizde her birimizin saatlerce mesailerde sabahlara kadar çalıştığı Call Center yani Müşteri Hizmetleri projeleri, Süreç Yönetimi Projeleri “Otomatik Sistemler” ile TAM BİR ÇÖKÜŞTE… Bir sorun gidermek için aramış olduğunuz müşteri hizmetlerindeki, sözüm ona akıllı, otomatik yanıt sistemindeki cevap seçeneklerinden birinde değilse sorununuz, vay halinize! İstediğiniz kadar tekrar edin “Müşteri hizmetleri yetkilisi ile görüşmek” istiyorum diye…Belli bir süre telefon hattında kaldığınızı anlayan, sözüm ona akıllı sistem, sizi müşteri temsilcisine aktarıyor. Ve şimdi sıkı durun, çünkü bu noktadan sonra büyük bir sinir harbinin içine giriyorsunuz. Karşınızda artık, Türk Ticaret Kanunu nedir, nelerden bahseder, “Basiretli Tacir” tabiri nedir ve neden kanunda yer alır vs…vs… gibi hiçbir konuyu bilmeyen kör cahil, üç kuruşa oturduğu yerden, sadece canlı konuşma olsun diye iş yapan bireyle muhatap oluyorsunuz. İŞİNİ LAYIKI İLE YAPAN yüzde 10 nadir kişiye teşekkür ederek diğerlerini kastediyorum.

Hepsi Büyük Markalar!

Tüm ısrarlarınıza ve istediğiniz haklı talebe cevap: ”Ben buna yetkili değilim” oluyor ve sanıyor ki bu doğru bir cevap, müşteri bu cevaba uyumlanmalı ve telefonu kapamalı. Ama işte ne yazık ki telefonun diğer ucunda bizler varsak yani 20.yy’da bu sistemlerin fayda üretmesini bilen gerçek çözüm noktalarını kuranlar varsa, o iş öyle olmuyor ve diyoruz ki: “Bir üstüne yani süpervizör veya takım liderine aktarır mısınız?” İşte burada yine bizlerin hayat tecrübesi ile zorla öğrendiğimiz “Sabır ve İnat” devreye giriyor.

Çünkü hatta bekletilirken kapanan hatlar, “Ben yetkiliyim üstüm yok” diye zırvalayıp konuşmayı sonlandıranlara karşı defalarca telefon edip inatla ve sabırla tekrar aynı konuşmayı yapan bizler… NİHAYET ZAFER! Bir üst ile görüşebiliyorsunuz ve genelde sorununuz maksimum 2-3 dakika içinde çözülüyor. Ama siz bu 2-3 dakikalık haklı sorununuz için 20 dakika, yarım saat en iyi ihtimalle 15 dakika kaybetmiş oluyorsunuz… Bunun mali bedeli yani telefon ücreti de cabası… Ben bunu bu 1 hafta içinde tam 3 ayrı firmanın müşteri hizmetleri görüşmelerinde yaşadım. Bir tanesi çok bilinen çok müşterisi olan bir banka, bir tanesi GSM operatörü, bir tanesi internet servis sağlayıcısı firma…

HEPSİ BÜYÜK MARKALAR… ama kendi müşteri hizmetleri konularında müşteriye yönelik hizmeti terk etmiş anlayışa sürüklenmişler. Bizlerin verdiği emeklere yazıklar olsun. Bizler bunun için mi ailemizden, çocuklarımızdan fedakarlık yapıp, fazla mesai ödenmiş ödenmemiş bakmadan çalıştık! YAZIKLAR OLSUN !

BİR ŞİRKET, BİR KURUM ANCAK AHLAKI KADAR BÜYÜKTÜR!

Ve ticarette AHLAK,

“MÜŞTERİ DAİMA HAKLIDIR”

saygılı görüşüyle başlar…

 

Önceki İçerikBir Toplumun Psikolojisi: Politik Yas
Sonraki İçerikDa Vinci’nin Doğum Günü Dünya Sanat Günü
Aslı Levent
Aslı Levent: Hukukçu bir çiftin ikinci çocuğu olarak 1965 yılında İstanbul’da doğdu. Saint Benoit Fransız Kız Lisesinde okurken, hayatı boyunca devam edeceği, ilk sosyal sorumluluk projesi çalışmalarına gönüllü olarak başladı. Bir yandan hayali olan İ.T.Ü. Elektrik– Elektronik Fakültesine girmek için Fen şubesi öğrencisi olmanın yoğun temposunda çalışıyor, bir yandan da amatör tiyatro oyuncusu olarak fırsat buldukça tiyatro grubu ile sahne alıyordu. Lise son sınıfta katıldığı liselerarası tiyatro şenliğinde amatör oyuncular arasında birinci seçildi. Bu yarışmadaki performansını izleyen ve takdirle karşılayan özel bir grup tiyatro sever, yurt dışında tiyatro eğitimi alması için tam burs teklifinde bulunduysa da o, kişiliğinin diğer yarsı olan mühendisliği tercih etti. Bu senelerde çok sevdiği annesine üzücü bir teşhis konmuştu. Üniversite yıllarında amatör tiyatroya devam etti. Bir yandan da kendi cep harçlığını çıkartmak için özel ders verip günlük şehir turlarında rehberlik yaptı. Elektrik Mühendisliği eğitimini bitirir bitirmez İ.Ü. de MBA yapınca tiyatroya veda etti. Mezun olduktan sonra Fransa’da dünyanın en büyük enerji şirketlerinden birinde iş bularak Paris’e gitti. Orada bir yılı aşkın stratejisit olarak Pazar analizi üzerine çalıştıktan sonra Türkiye’ye geri döndü. Bu arada evlendi ve kısa bir süre sonra sevgili annesini sonsuzluğa uğurladı. Farklı büyüklüklerde pek çok şirkette farklı pozisyonlarda çalıştı. Kendi kurduğu şirketi özel hayatındaki dinamiklerin değişmesi sebebi ile 10 yıl sonra kendi kararı ile kapatıp tekrar bir çalışan olarak profesyonel hayata döndü. Bu yıllarda “Canımın içi” dediği, oğlu doğmuştu. Proje Yöneticisi olarak çalıştığı son çok uluslu şirketten ayrılarak, kurucusu olduğu Atölye Puzzle’da uzun yıllareğitim ve danışmanlık konularındaçalıştı. Artık seçtiği özel projelerde çözüm ortağı olarak iş hayatına devam etmektedir. Aslı Levent, İstanbul’da yaşamaya devam ediyor ve zamanının çoğunu kitaplarını yazarak geçiriyor.Jazz Hikayeleri dışında, Human Form serisinin ilk romanı Gerçek ve ikinci romanı Güven olmak üzere basılmış 2 romanı var. Değişim Özgürlüktür kitabı kişisel gelişim üzerine eğitimlerinden derlenmiş kitabıdır. Basılmayı bekleyen bitmiş eserleri de 2025sonunda okurları ile buluşacak. Bundan sonraki hayali, yazmaya devam etmek, vizyonu ise gençlerin iş hayatında daha da başarılı olmalarını sağlamak….12 yıl önce annesinin yanına sonsuzluğa yolcu ettiği sevgili babası ile son sohbetinde ona söz verdiği gibi….