Sosyal Medyanın Aslı Faslı Nedir?

Facebook, Twitter, Linkedin ve daha birçok sosyal medya aracı… Bunlar gerçekten ne ifade ediyor? Hangisinde ne kadar, neyi ifade edebiliyoruz? İşte bazı kurgular ve sorulara cevaplar…

Şimdi bakıyorum da, halen insanlar şu argümanlarla sosyal medyayı bir oyuncak ve geçici heves olarak görmekteler…

“Facebook’tan ne anlıyorsun? Paylaşmak ve yorumdan ne anlıyorsun?”

“Bu Twitter ne salak bir şey ya, o ne 140 harfle öksürsen yazıyorsun?”

“Linkedin nedir yahu? Kariyer.Net varken gereksiz bir icat!”

“Foursquare!  Her gittiğin mekandan haberdar etmesen olmuyor mu?”

Laf-ı güzafları toparlayalım ve bütün bu sosyal medya dünyasının bir balon (kurgu) mu yoksa gelecek mi olup olmadığını tartışalım.

Kurgu 1: FACEBOOK ÇOCUKLAR İÇİN!
* 40-55 yaş arası grup halbuki Facebook’ta en hızlı büyüyen demografik kitle… Üstelik bu nüfusun daha yüksek harcanabilir geliri, düşük borç seviyeleri ve güçlü profesyonel çevresi olduğu düşünülürse işletme ve işverenlerin bu kitleyle birliktelik kurmak adına sayfalar kurma çabasında olduğunu anlamak zor değil.

* Dünya nüfusunun nerdeyse yarısı 30 yaşın altında…
Gelecek 10 yılda bu FB jenerasyonunun şirketlere hatta ülkelere liderlik edeceğini, anahtar kararlara imza atacağını ve elbette üretilen mal ya da hizmetleri satın alacak kitleleler olacağını unutmayın.
Öyleyse bu nesille etkileşim ve bağlantı kurmamanın bedelinin gelecekte pahalıya mal olacağını da unutmayın.

Kurgu 2: FACEBOOK SADECE BİR BALON!
* Facebook’un dünya genelinde 500 milyonu aşan bir kullanıcısı mevcut…
Vakt-i zamanında bir tabir gelip geçmişte medyada, tekrarlarsak eğer bu rakamın çarpıcılığı akıllarda yer eder… “Eğer Facebook bir ülke olsaydı, Çin ve Hindistan’dan sonra dünyanın en kalabalık 3. nüfusuna sahip çok uluslu ülkesi olurdu!”

5-6 ay kadar önce mi hatıralayamadım ama Forbes’un en zengin 400 ABD’li sıralamasında koca puntolarla Facebook CEO’su Mark Zuckerberg için 6,9 milyar dolarlık net mal varlığıyla % 245 büyüme ile en hızlı ivmeye sahip servetiyle dikkat çekti.

İçimizden küfredip küçümseyenler olabilir. Neden mi? Çünkü Zuckerberg alelade bir yazılımcı olarak görülüyor ve bir web arayüzü geliştirmiş olarak görülebilir. Sadece bu kadar mı? Bu kadar basit değil, gerçekten değil! Sezar’ın hakkı Sezar’a öncelikle! Ve bu adam sadece bir web sitesi geliştirmedi.

İzlememiş olanlara esin kaynağı olması adına David Fincher’in “Social Network” filmini şiddetle tavsiye ederim.

Bu Harvard’lı arkadaş insanların etkileşim ve bağlılığını (kısaca ilişkilerini) Maslow‘un İhtiyaçlar Hiyerarşisi‘nden yola çıkarak internetin de gücünü arkasına katıp yeni bir boyuta taşıdı. Ve bu boyut bireyleri aştı, artık şirketler ve kurumlar da Facebook’tan maksimum fayda sağlama peşindeler.

Kurgu 3: TWITTER SADECE ÇOCUKLARIN VE DERNEKLERİN KULLANDIĞI SAÇMA BİR ŞEY
Öyle mi? Fortune 500 şirketlerinin % 60′ının resmi Twitter hesabını olduğunu söylesem. Bugün uyum (compliance) ve güvenlik (security) konularında çalışanlarını her çeyrek periyotlarda eğitime alan Daimler firmasının dahi sadece Twitter için 3-4 farklı hesabı bulunuyor.
Aslında Twitter dünyadan tüm düşünceleri ve haberleri gerçek zamanlı bilgiye dönüştürüp sunabilen en akıllıca iletişim kanalı.
Offline dünyada sadece düşüncelerinizi ve fikirlerinizi 140 karakterle yayarak böyle bir kitleye, takibe  ve üne bir politikacı, yazar, aydın, gazeteci, santçı ya da sporcu olmadan nasıl ulaşırsınız?

Tüm yaşamınız boyunca erişilen fikir ve görüş minvali benzer kitlelere bir ay içerisinde ulaşmak nasıl mümkün olabilir ki?

Kurgu 4: LINKEDIN SADECE İŞ BULAMAYANLAR İÇİNDİR
Artık soru işaretlerine yer olmayan bir dünyadayız. Müşterilerinizin, partnerlerinizin, potansiyel çalışanlarınızın çoğu ilk tanışmadan önce sizi Google’da aratmadan (googling) durmuyor.

İşte Linkedin profili de sizin kurumsal ve profesyonel vitrininiz olacak profil sayfanızı Linkedin sunacaktır. Görüşmeden önce ilk intibanızı bu profil sunacaktır. Bağlantınız olan kişiler ve kronolojik akademik/çalışma hayatı bilgileriniz sizin çekilen ilk fotoğrafınız olacak. Bu profil hesabı ayrıca kişisel markanızın tescili de sayılır.

Ayrıca yerin kulağı varsa Linkedin’in de kafatası avcıları var… O da ne? Headhunter kişi ya da kuruluşların sizi bu platformda oltalarına düşürmeleri gayet kolay.

Kurgu 5: BU PLATFORMLARDA YER ALMAK ZORUNDASINIZ
Twitter, Facebook, Linkedin… Bunlar gelecektir… Ama burada platformlara takılmayın, hepsi aracıdır ve esas olan amaç “mesaj”dır.
O mesaj nedir? “Markanız için sosyal medyayı ilişkilerinizin bir aracı kılın” Burada marka kurumsal olmayan bireyler için bizatihi kendileridir.
Internet ve sosyal medya daha emekleme döneminde , henüz Web 2.0′ın olgunlaşma çabalarında olduğu buz dağının görünen yüzündeyiz.
Özetle “bu platformlarda yer almak zorunda” değilsiniz ama bu platformların karşısında olamazsınız. Mesaja, kişisel markaya, stile ve ihtiyaçlara odaklanın.

Bunları sunacak araçlar bugün bunlar yarın belki daha iyileri… Kim bilir?

Microsoft, Google, Facebook ve her zaman selefinin daha iyisini yapacak olan biri daha çıkacaktır er meydanına…

Bugün Web 3.0′ı görenler yarın Facebook’tan çok daha iyilerini yapacaklar. Geçmiş tekerrür edecektir. Gelecek Internet’tir diyen Web 1.0′ı göremeyen Microsoft’u 2 genç kafadarın Google’ı altetti. Google’ın bağımsızlığını yıkan ise Web 2.0 projesini satmayarak tek başına götüren M. Zuckerberg’in Facebook’u oldu.

Ama bir söz vardır: “Bu dünya Sultan Süleyman’a dahi kalmadı.”


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: