Sevgili Umudum

Gustavo Fring

Sana ilk kez yazıyor gibiyim ama seni içimden sessizce o kadar çok çağırdım ki…
Bazen bir yangının içinden geçerken, bazen cam kırıkları üzerinde yürürken, bazen de bir çocuğun haberini okurken…
Hiçbir zaman gerçekten gitmedin, sadece bir gölgeye dönüştün.
Oradaydın; bir gözyaşının gerisinde, bir cümlede, bir kalbin çarpıntısında.

İçimde soğuk geceler oldu.
Uyumaya kıyamadığım, uyanmaya cesaret edemediğim sabahlar…
Televizyonda bombalanan şehirleri izlerken, elimde sıcak kahvemi baka kalıp kendimden utandığım anlar…
Her ay öldürülen kadınların yalnızca rakamlara dönüştüğü istatistiklere bakarken, boğazımda düğümlenen o sessizlikte…
Bir çocuğun açlıktan uyuyamadığını öğrenip, dolabımdaki fazlalıklarımla yüzleştiğimde…
İşte tam orada, seni hissettim.

RDNE
Beni en çok da bu coğrafyanın iç yangını sarstı.
Ormanlar yandığında sadece ağaçlar değil, o kuşun yuvası, o karıncanın yolu, o çocuğun gölgesi de yok oldu.
Ve ben her defasında biraz daha sustum.
Ama içimde susmadan büyüyen o ses hep sendin.
Sen, suskunluğun içinden geçen ince bir fısıltıydın.

Seninle çocukken tanıştım sanırım.
Bir çiçeği rüzgâra karşı korurken,
Anneannemin dizinin dibinde onun nefesi dua, benim zihnim bir şiir mırıldanırken,
Yalnızken hayal kurabildiğim için utanmadığımda…

Sonra büyüdüm.
Kalbim kırıldı, güvenim sarsıldı, hayallerim ertelendi.
Gözlerimin içiyle gülemediğim günler geldi.
Yüzleşmeler, kayıplar, geç kalmalar…
Ama sen, hep oradaydın.
Bir arkadaşın sessizce omzuma koyduğu elinde,
Bir kitap sayfasında, bir yürüyüş yolunda,
Bazen de sadece gökyüzünde, bir bulutun şekline dönüşmüşken…
Sana bu yüzden yazıyorum.
Varlığını unuttuğum anlar için özür dilemek,
Beni hiç bırakmadığın için teşekkür etmek için…
Beni ben olduğum için kabul ettiğin,
Yaralarımla da var olduğumu hatırlattığın için…
Taryn Elliott
Artık seni duymayı öğrendim.
Biliyorum, sesin bazen çok uzaklardan gelecek.
Bazen karanlığın içinden bir ışık gibi parlayacak.
Bazen de suskunluğun içinde yankılanacak.
Ama ne olursa olsun, seni taşıyorum artık.
Seninle yürümek istiyorum.
Yanan ormanların küllerinden yeni filizler büyütmek,
Yoksulluğun sessizliğine bir cümle, bir umut bırakmak,
İnsanlara yalnız olmadıklarını hatırlatmak için.

Çünkü biliyorum, hâlâ içimde bir kıvılcım var.
Ve onun adı sensin.

Hep benimle kal.

 

Yasemin Sungur

Önceki İçerikİçimdeki Kadına: Sevgili Ben
Sonraki İçerikSevgili Genç Ne Olursa Olsun, Kendinden Vazgeçme
Yasemin Sungur
Hayat Öğrencisi... Aşk ile evrende hayat bir başka güzel. Şükür...