Öğrenci Koçluğu Çalışmalarında Anne ve Babanın Etkisi ve İhtiyaçları

Koçluk çalışmalarında, öğrenci ile yapılan bireysel görüşmelerin ardından, görüşmelerin devam eden sürecinde anne-babaların da bu görüşmelere dâhil olması bazı durumlarda gerekiyor. Bu, yapılan koçluk çalışmasına sinerji ve ivme kazandırmakla kalmayıp, sürecin akışını da değiştiriyor.

Yaşadığımız bir öğrenci koçluğu çalışmasını örnek vererek aktarmak istiyorum.

Başladığımız öğrenci koçluğu çalışmasında belirlediğimiz hedefler arasında “özgüvenin geliştirilmesi” çalışması da vardı. Öğrencimiz, cuma günlerinde okula gitmek istememe sıkıntısı yaşamaktaydı. Daha önce bu durum yaşanmamıştı. Mart ayında gündeme gelen bir alışkanlık olduğunu anne ile yaptığımız koçluk görüşmelerinde farkına varmıştık. Sabah kalktığı zaman öğrencimiz karnının ya da başının ağrıdığını söyleyip okula gitmek istememeğini annesine belirtiyordu. Anne cuma günleri yaşanan bu süreci başlarda işe yetişme ve sabah hazırlık telaşı yüzünden çok üzerinde durmadan geçiştirdiğini iletti. Hem öğrenci, hem anne ile yapılan koçluk görüşmelerinde yaşanan dönemdeki detaylara inildiğinde, bize sağladığı faydaları zaman içinde görmeye başladık.

Anne ile olan paylaşımlarda, anne ile çocuk arasındaki iletişimlerine ek olarak özel paylaşımların yapılacağı zamanların eklenmesini keşfettik. Bu zamanların birlikte karar verilen ve her iki taraf içinde uygun olabilecek zaman ve mekânda yapılması için planlar yapıldı, eylem adımları belirlendi.

Çocuğun anne ile yaptığı bu özel sohbetlerinde ( etkin dinleme de denilebilir), anneye aktardığı paylaşımlar, koçluk çalışmamızda bizi inanılmaz noktalara getirdi. Öğrencimizin cuma günleri yaşadığı özel durumun sebebleri belli olmaya başladı. Cuma günleri okulda spor dersleri vardı ve mart ayında yüzme dersi eklenmişti. Yüzme dersinde havuzda yapılan çalışmalar öğrencimiz için korku yaratmaya başlamıştır. Annesi ile yaptığı sohbetlerde “suda boğulmaktan korktuğunu ve havuza girmek istemediğini” dile getirmişti. Takip eden süreçte Anne ve öğrenci ile yapılan çalışmalarda öğrencimizin hazır olduğu zamanda havuza girmek istediği sonucuna ulaştık.

Zaman içinde öğrencimizin özgüven gelişimi tamamlandı. Hedeflediği zamanda ve mekânda bu korkusunu yenmeyi başardı. Burada anne-babanın rolü çok önemliydi, çünkü öğrenciyi zorlayıp, nasihat verip ve başka bir çocuk ile kıyaslamış olsalardı, öğrencimiz ile bu kadar kısa zamanda bu kadar güzel bir başarıyı elde edemezdik.

Öğrenci koçluğu çalışmalarında, hem öğrenci hem anne-baba hem de öğrenci koçu kendini geliştirmekte ve değişim yaşamaktadır. Bu birlikte yapılan yoğun odaklanma çalışmaları yorucu olduğu kadar da keyiflidir. Bu koçluk çalışmalarında çalışmanın odağı öğrencidir. Anne-babalar çocuk ile yaptıkları özel karşılıklı sohbetlerde geçtikleri süreçler her zaman umdukları gibi olmayabilir ya da olaylar, koçluk akışıyla birlikte sabit olarak ilerleyebilir. Teoride birlikte belirlenen hedefler ne kadar basit olarak görünse bile, uygulamaya gelindiğinde her zaman kolay işlemeyebilir.

Bu nedenle anne- babalara bazı noktaları aktarmaktan mutluluk duyacağım:

1)Anne-babalar yapacakları sohbetleri sadece yaşadıkları sorunlarda değil, rutin olan yaşantılarında mutluluk, sevinç ve başarılarında da yapmaya devam etmelidirler.

2)Çocuğun gerçekten de onu anlamak ve sorunlarını, duygularını kabul etmek istediğinizi fark etmesi için ona zaman verin. Unutmayın sizin vaazlarınıza ve sorgularınıza zaten o duymaya alışmıştır.

3)Ona kendi sorunlarını çözmesi için fırsatlar verin, yeteneklerini keşfetmesi için açık kapılar bırakın.

4)Çocuklar konuşmaya ender olarak canlarını sıkan asıl meselelerden bahsederek başlar. Onun yerine yüzeysel bir konu seçerler. Çocuklarında bunu fark edemeyen anne-babalar, klasik olarak Engel göndermeye başlar. Anne-babalar sorgulamaya, tavsiyede bulunmaya, ders vermeye, ahlaki öğreticilik vermeye, yada yargılamaya başlarlar. Tüm bunlar çocuğun mevcut sorunu üzerine odaklanmanızı sağlamayıp, çocuğun asıl canını sıkan sorunun derinlerine inme eğiliminden sizi alıkoyar.

5)Anne-baba sakin kalıp ve sorunu çözmeye odaklanır ve dinlemede kalırsa, bu çocuğa aynı derecede yansıyacağı için davranışlarında “sakin, sorunu çözme ve anlatma isteği” görülecektir.

Öğrenci koçluğu çalışmasını bir üçgene benzetirsek, birinci köşesi öğrenci, ikinci köşesi anne-baba, üçüncü köşesi de öğrenci koçudur. Bu üçlemin bir ayağının yok olması, dengelerin bozulmasına neden olmaktadır. Bu nedenle, Yasemin Sungur’un da dediği gibi “Gelişim; sen, ben, biz, hepimiz “


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikDeğişim Ne Zaman?
Sonraki İçerikOyuncağın Kısa Tarifi
Zeliha Dağhan
Barış Manço’nun “Dağlar Dağlar” şarkısının çıktığı zaman diliminde dünyaya "Merhaba" demişim. Okumayı, yazmayı, şarkı söylemeyi ve gerçek yaşam hikayelerini izlemeyi çok seviyorum. Genç görünmek ve gençlerle birlikte olmak bana Öğrenci ve Kariyer Koçluğu yolunu açtı ve mesleğimde keyifle çalışmaya devam ediyorum. Yazar değilim fakat bildiklerimi yazarak paylaşıyorum.“İnsan insanın merhemi olur” öğretisiyle yaşamdan aldıklarımı sevgiyle size veriyorum.