Hayallerinizin Peşinden Koşuyor Musunuz?

“Olmanız gereken kişi olmak için hiçbir zaman geç değildir.”

George Eliot

Bugün, şimdi, tam da hayallerimizi hatırlama, kendimiz bulma, kendimizdeki değişimleri algılama zamanıdır.

George Eliot’ın dediği gibi hiç bir zaman geç değil. Ancak Eliot’ın cümlesinde gereklilik kelimesi bize başkalarının veya kendimizin düşünce kalıplarının zorladığı bir dayatma olmak olarak algılanmamalı. Bu yolculuk kişinin üzerine bir yük gibi aldığı temel inançlardan, kalıplardan ve düşüncelerden kurtulma yolculuğudur.

follow-your-dream

Bunun için iç sesinizi duymak ve zihnin düşüncelerine cevap vermemek gerekiyor. Kim olduğunuzu hatırlıyor musunuz? Hayallerinize, kendi kimliğinize doğru adımlar atıyor musunuz?

Cevap kocaman bir hayırsa, endişe etmeyin. Ama harekete geçin.

İşe beden-zihin-ruh dengesini kurarak başlayın. Hepsi tek ve bir şekilde uyumlu hale geldiğinde hayallerinize doğru ilerleyebilirsiniz.

Beden

Sizi hayallerinize götürecek bedene sahip olmak için bedeninizi dinleyin. Onun her kısmını fark etmeye çalışın. Zaman içinde her türlü mesajı algılayıp, ona dair farkındalığınız artacaktır. Bizi besleyen enerji kanallarının açık olması zihin berraklaşmasını sağlayacak ve ruhumuzla kuracağımız bağı kuvvetlendirecektir. Bunun için yürüyüş, yoga, duruşunuzu düzeltecek yöntemler, dik durmak ilk akla gelen yöntemler olabilir.

Tükettiğimiz besinler, hem enerjimizi doğru şekilde almayı hem de sağlığımızı etkiler. Şeker, un, kafein, alkol ve çok fazla işlem görmüş yiyecekler genel olarak bedeni yoracağı gibi zihni de kötü etkiler. Alkol doğrudan beyin hücrelerine zarar verirken, kafein dopamin üretimini azaltacaktır.

Zihninizi dedikodu ve çevrenin yaygın temel inançları ile doldurmak yerine, size hizmet edecek yazarların kitaplarını okuyabilirsiniz. Medya olumsuz haberler ile beslendiği için televizyon ve gazete yerine zihninizi geliştirecek besin kaynaklarınızı bulabilirsiniz. Sizi geliştirecek kişiler ile görüşmeniz, sizi olumlu etkiler.

Unutmayın, hayallerinin peşinden koşan insanlar olumsuz dış etmenler nedeniyle pes etmemişlerdir. 

Kısacası zihninize nelerin girdiğine çok dikkat etmelisiniz.

Zihninizi sakinleştirmenin ve kendinizi onunla tanımlamanın en iyi yolu meditatif çalışmalardır. Yani, sakin bir ortamda, kendi kendinize kalıp, uzun ve derin düşüncelere dalmak.

Ruh

Sağlıklı bir beden ve berrak zihinle, artık ruhunuz akmaya, size ışık olmaya başlar. Bunun için en uygun yöntemlerden biri zihni sakinleştirmek, böylece sezgilerinize ve bilincinize yol açmaktır.

Tüm bu uyumu yakaladığınızda ise hayalleriniz netleşir ve artık adım atmak, her adımın keyfini çıkarmak, yolu arşınlayan değil, yol alan olmayı deneyimleme başlarsınız.

Huzurlu ve başarılı yolculuklar dilerim.


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikEvvel Zaman Hikayeleri
Sonraki İçerikTemmuz Lezzetleri…
Deniz Öztaş
TED Ankara Koleji, ODTÜ Makine ve ODTÜ İşletme Yüksek Lisansı ile 18 senelik eğitim hayatında öğrendiklerini 2006 sonrasında unutma sürecine girip, yeniden öğrenmeyi seçti, yeniden bir yolculuğa başladı. Bir nefeslik mola verilen durakta kendini öğrendiklerini uygulama ve paylaşmak amacıyla araştırmaya ve yazmaya başladı… Önce insanoğlunun hayatında önemli bir yeri olan bilinçaltını inceledi. Daha sonra bireylerin de ötesinde onları derinden yönlendiren kolektif bilinçaltına merak sardı… 2014 yılında Bilgi Üniversitesi İşletme Fakültesinde Öğretim Görevlisi olarak dersi vermeye başladı. 2011 yılında tanıştığı Psikolog Bert Hellinger’in çalışması Aile ve Organizasyon Sistemi Terapisi konusunda eğitimleri Svagito Liebermeister ve Ralph Willmann‘dan aldı. Hem şirketlere hem de bireylere uygulanabilen Aile ve Organizasyon Sisteminin Uygulayıcısı olarak çalışmaya devam ediyor. Yasemin Sungur ile tanıştığı 2010 yılından beri ondan aldığı ilhamla MARTIDAŞ Öztaş olarak yazılarını paylaşmaya devam ediyor. Gezmeyi, kitap okumayı ve film seyretmeyi çok seviyor.