Ekim Düşü İle Düşlerimi Ektim

Ülkemizde çok güzel şeyler de oluyor. Örneğin İlk Teleskopum projesiyle her okul bir teleskop sahibi olmaya başladı. İşte projenin mimarı Nurcan Ötügen Gök’ün kaleminden İlk Teleskopum.

O’nun sözleri kulağımdan hiç çıkmıyor: “Hala astronot olabilirsin Nurcan.” Geceler boyu düşündüğümü hiç unutmuyorum. Ben nasıl astronot olacaktım? İşte 34 senedir hayalini kurduğum uzay iki adım ötemde duruyordu o akşam. Önce hangi yöne bakacağımı şaşırmıştım. Ah keşke bir de o aldığım teleskopu kullanmayı biliyor olsaydım. Hiç bilgisayar görmemiş birinin bilgisayarı nereden açacağını bilmemesi durumundan farksızdı benim durumum da. Okudum, gece gündüz durmadan okudum, araştırdım, hiç bilmediğim bu uçsuz bucaksız dünyayı.

Bunca senedir bekledikten sonra hep beklediğim uzay benim ona gitmeme gerek kalmadan bana gelmişti, artık geri dönüşü yoktu. Mecburdum onu keşfetmeye, mecburdum içimdeki meraklı çocuğun elini tutmaya… Hayatımdaki en muhteşem kırılma noktası olmuştu bu yeni bakış açısı.

Ekim Düşü (October Sky) isimli bir film izledim bir gece. Gerçek bir öyküden uyarlanan, maden kasabasında yetişen ve In the free-play game, players are able to enjoy fine-quality gaming – complete with all the bonuses, Free Games and features – without the real-money winnings. madencilikten öte bir geleceği olmayan bir gencin Sputnik’in fırlatılması ile içinde kıpırdayan roket yapma sevdasıydı “Evet, ben de kendi teleskopumu yapacağım” kararını aldıran. Okudum, araştırdım, başarısız olup defalarca yeniden yeniden yonttum, cilaladım ilk aynamı. Ağladım, güldüm onunla beraber. Ondan alacağım ışıktı beni motive eden; kendi hayallerimle yoğurduğum.

2009 senesinde İstanbul Kültür Üniversitesi’nin düzenlemiş olduğu Amatör Teleskop Yapım Çalıştayı’nın ikincisine katılabilmek bir diğer dönüm noktam oldu. Hem bu işin eğitimini aldım, hem de gökyüzünü daha detaylı tanıma fırsatı buldum. O zamanlar 2,5 yaşında olan oğlum, geceleri yatmadan önce “Anne bu gece bana yıldızları göstermedin” dedikçe, hiç unutmadığım çocukluk hayallerimin aslında başka çocuklarda da hala var olabileceğini hatırlattı bana. İşte o zaman ben bu teleskoplardan birini bir okula armağan etmeliyim dedim. Sosyal medyadaki dostların destekleri ile ‘İlk Teleskopum’ projesi doğmuş oldu böylece. Türkiye’nin her ilinde en az casino online bir okul ilk teleskopuna sahip olmalıydı benim gibi.

Projenin ilk teleskopu, 2010 senesinde İstanbul Esenler Kazım Karabekir ilköğretim Okulu’na hediye edilerek başladı. Orada okuyan 3 bin 500 öğrenci gökyüzü ve evren ile tanışıyorlar şimdi. Akabinde ilk sponsorumu buldum. Kilis’te Ekrem Çetin İlköğretim Okulu  oldu ikinci teleskopun sahibi. Nisan ayında da Balıkesir Bilim ve Sanat Merkezi ilk teleskopuna kavuşacak.

Anadolu’dan; Bingöl, Samsun, Hatay gibi illerden gelen talepler için, Türkiye’nin her iline teleskop kazandırmak için sponsor bulmaya devam edeceğim. O teleskoptan bakan çocukların gözlerindeki ışıltı hiçbir yıldızda bulunamaz. Aslında her birimiz bilim insanı olarak doğuyoruz. Her şeyi merak ediyor, çevremizi araştırıyoruz. Büyüdükçe Einstein’ın da dediği gibi “Her bir minik merak tohumu toplumun kendisi tarafından eziliyor.”

Bir insana dokunmanın bir yıldıza dokunmaktan daha zor olduğuna inanıyor; bir yıldıza dokunabilen bireylerin insanlara dokunmakta, barış ve sevgi dolu bir geleceğe katkıda önemli rol oynayacağına inanıyorum.

Benim hikayem başka bir hikayenin başlaması ile son bulacak. Ve o hikaye Türkiye’nin ilk uzay aracını yapan bir gencin, ‘Çocuktum, bizim okula bir abla bir teleskop vermişti’ diye başlayacak. Buna tüm kalbimle inanıyorum.

Nurcan  Örtügen Gök

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: