Da Vinci’nin Doğum Günü Dünya Sanat Günü

15 Nisan Dünya Sanat Günü.  2011 yılında Uluslararası Sanat Derneği’nin Meksika’da yapmış olduğu toplantıya katılan Türk sanatçı Bedri Baykam, 15 Nisan’ın Dünya Sanat Günü olarak kutlanmasını önermiştir. 15 Nisan’ın Leonardo Da Vinci ‘nin doğum günü olması nedeniyle bu öneri çoğunluk oyu alarak dernek tarafından kabul edilmiştir. Böylece 2012 yılından itibaren 15 Nisan, Dünya Sanat Günü olarak kutlanılmaya başlanmıştır.

Bernard Shaw’un eserlerini Türkçeye kazandıran Şakir Eczacıbaşı ile söyleşimizde, sanatın işlevi konusunda, Shaw’un şu cümlesini hatırlatmıştı: “Sanat var olmasaydı, gerçeğin kabalığı katlanılmaz kılardı dünyayı.” Bu cümle üzerine kitaplar yazılır, saatlerce konuşulur…Öylesine derin. Hayat gerçekte kaba ve ona zarafet katan tek unsur sanat. O yüzden sanata, gerçek sanatçılara her zaman şapka çıkarmak lazım…

Büyük Fransız düşünürü Jean-Jacques Rousseau’ya göre, insanlar derin bir suyun içinde boğulur gibidir. Bu derin su hayatın çeşitli zorlukları, tatsızlıklarıdır. İşte sanatın çeşitli dalları bu suya sarkmış sağlam birer ağacın dallarıdır. Boğulmak üzere olan kişi, bu dallardan birini yakalayıp ona tutunursa yaşama gücünü yeniden elde etmiş bulunur. Rousseau’nun bu benzetmesine göre, her hangi bir sanat dalına merak saran, onunla ilgilenen bir kimse, hayatın çetin koşulları karşısında daha az kötümser, daha çok güçlü olmak imkânını elde etmiş sayılır. Demek oluyor ki sanatın, çeşitli erdemleri yanında insanlar için bir de destek görevi de vardır.

Bu ansiklopedileri dolduracak kavram üzerine pek çok kişi pek çok söz söylemiş. Sadece onları okumak bile sanat kavramına saygıyı gerektirir.

Sanat hakkında kim ne demiş?

  • Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Atatürk
  • Bir ülkede akıl ve sanattan çok, servete değer verilirse, bilinmelidir ki, orada keseler şişmiş, kafalar boşalmıştır . Friedrich Hölderlin
  • Sanat, ekmek peşinde koşarsa alçalır. Aristophanes
  • Sanat kainatın içindedir. Sanatkar bunu oradan çıkarabilendir. Albrecht Durer
  • Sanat ne bir oyun, ne de bir eğlencedir. O, ancak ruhun dışarıya vurarak kendisinin göstermesi ihtiyacıdır. Benite
  • Sanat tabiatı taklitten başka bir şey değildir. Seneca
  • Sanat, taklidin bittiği yerde başlar. Oscar Wilde
  • Sanatın vazifesi, tabiatı kopya etmek değil, tabiatı ifade etmektir. Honoré Balzac
  • Sanatçıya iki göz yetmez. Lamartin
Önceki İçerik21.Yüzyılın Ahlaksız “Marketing” Anlayışı-1
Sonraki İçerikDenizler Üzerinde 22 Bin Avroluk Oyuncak – Oğuz Kaan Beğeç’in Hikayesi
Ayşe Dural
Saint Benoit mezunu. Bu okulda Fransızca ve İngilizceyi öğrendi ve çok sevdi; özellikle Fransızcayı. Sonrasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde devam etti. Çalışma hayatına Garanti Bankası Halkla İlişkiler Bölümü’nde başladı. Sonrasında dergiciliğe adım atarak Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Türkiye’nin ilk “copyright” dergisi Marie Claire’de çalıştı. Suha Arafat’tan Orhan Pamuk’a kadar pek çok kişiyle söyleşiler yaptı, kadın hakları konusunda araştırmalar yaptı, modayı yakından takip etti. AMICA, BIBA gibi dergilerde çalıştı. Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 2000-2006 yıllarında The Gate dergisinin yayın yönetmenliği yaptı. Koç Holding’in Bizden Haberler dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra PR ajanslarında Medya İlişkileri Yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Böylece artık haber yapmayacak, ama haberi gazetecilerle paylaşacaktı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinin medya ilişkileri yönetmenliğini üstlendi. Yasemin Sungur’la birlikte Kültür Sanat Ajansı’nı kurdular. Kitap editörlükleri yaptı. Dural, basında ve halkla ilişkiler konusunda edindiği tecrübe, bilgi ve deneyimi, danışmanlık, eğitim ve seminerler aracılığı ile yeni nesillere aktarmakta ve martidergisi.com için röportajlar yapmaktadır.