Büyük ‘Sınav’-2

Bir evde, ‘Haydi kızım/oğlum ’ ile başlayan cümleler     gün içinde çok kullanılınca, beraberinde ben demesem yemiyor, ben demesem çalışmıyor, ben demesem yıkanmıyor gibi hayıflanmalar başlar.

Hele de çocuğumuz büyük bir sınav dönemindeyse bu uyaranlar ebeveyn tarafında artar ve ebeveyn ve çocuk arasında çatışma başlar.

39

Ebeveyn olarak ‘haydi’ lerimiz ne kadar çok ise, çocuğumuz tek başına bir eylemi yapma farkındalığına erişmediğinin sinyalini veriyor demektir. Neden yemelidir? Neden ders çalışmalıdır? Hayatında neden sınavlar vardır? Sınavına katıldığı ve gideceği lise veya üniversite hayatlarında ne derece önemli bir yerdedir. Hiç bunları paylaşmadan sınav dönemi geldiğinde, haydi test kitaplarını odana dolduralım, haydi dershaneye gidiyorsun, döndün haydi şimdi de tüm gün o kitapları açıp çalışıyorsun demek, sınava girecek bireyi bir şeyler yapıyorum ama niye yapıyorum kaygısına sürükler.

Paylaşalım, Neyi? İlk olarak çocuğumuzun hayallerini paylaşalım. Hayaller en güzel ona ayıracağınız baş başa bir zaman diliminde paylaşılır. Alalım elimize iki fincan kahve başlayalım umut dolu sohbetinize. Neler yapmayı istiyor, hangi alanlarda yetenekleri var. Yeteneklerini ve hayallerini bir araya getirebileceği hangi liseleri ve beraberinde üniversitelerdeki bölümleri tercih edebilir. İlk işimiz bunları belirlemek. Hepimizin çocuğu dünyada eşi benzeri olmayan bir bebek olarak dünyaya gelmiştir ve hep öyle kalacaktır.

Hedefleri belirlerken çocuğumuzun yapabileceklerini bilerek destek olamaya çalışalım.

Bir milyon öğrencinin hepsinin aileleri genel ortalamada ilk on bin kişi içinde olmasını istemektedir. Onun ulaşamayacağı hedeflere ikna etmeye çalışmak, olabileceklere de engel olmak anlamına gelir. Böylece hedefler ilerleme kaydedemez. Bu durumda, dikkat etmemiz gereken, hayallerini bizimle paylaşılırken sabırlı olmak ve müdahaleci olmamaktır. Ne kadar dikkatli olsak da aradaki müdahil kaçaklarımızı, ona olan güvenimizi doğru ifadelerle dile getirerek telafi edebiliriz. Hedefini paylaştı, hedefine uygun okullar ortaya çıktı şimdi hedefe koşacağı etmenlerin önemi belirlenmiş oldu. Test kitabını niçin çözmeli? Dershaneye neden gitmeli? Tarzındaki soruları artık kendiliğinden cevabını bulacaktır.

İdeal çalışma ortamını belirlerken yine çocuğumuzun rahat edeceği düzene uygun bir ortam hazırlamak iyi olacaktır.

Kendine ait bir odası olmasa bile evde ona ait bir köşe ayarlamamız bile yeterli olacaktır. Hedeflerini belirlerken kurduğu hayalleri hatırlatıcı resim, yazı veya objeleri masasında bulundurarak, çalıştığı odanın duvarına asarak, çalışırken arada hoş objelerle karşılaştığında hedefini hatırlamasını sağlayacaktır. Çocuğumuzun sürekli test çözüyor veya çalışma masasında oturuyor olma hali verimli çalıştığı anlamına gelmemelidir. Çalışma süresinden çok öğrendiği bilgilerin yeterliliği, bilgileri özümsedikten sonra doğru uygulayabilmesini düşünüyor olmamız gerekiyor. Çocuğumuz masada çalışırken aynını düşünüyor ve ona göre bir planlama yapıyorsa ailece verimli çalışmaya odaklandığınız anlamına gelir. Verimli çalışan öğrenci arkadaşına da vakit ayırır, yapmaktan hoşlandığı bir etkinliğe de, ailesine de. Verimli çalışan öğrencinin ailesi ‘haydi kızım/oğlum’ demez, şu anda bir mola süresinde ve toparlandığında dersine kaldığı yerden devam edecek diye düşünür. Yeni bilgileri alıyor ve uyguluyorken o bilgileri özümsemek için bir süre dinlenmeye ihtiyacımız vardır. O dinlenme süresi sonrası devam edilip çalışıldığında bilginin daha kalıcı olmasını sağlayacaktır. Sınavı hayatın ilk odağına yerleştirmeden sadece belli bir parçası olarak görebilmeyi başarmamız oldukça değerli bir başarıdır. Çocuklarımız onlarca ders binlerce soru ile bir aradayken endişelendiklerinde destek olacak, rahatlamalarını sağlayacak, bir mola ver diye rahatlatacak olanlar bizleriz. Sınav günü yaklaştıkça endişeleri artacak onları motive etmesi gerekenler yine bizleriz. Ara sıra onlarında akılları karışabilir hedeflerinden sapmış olabilirler, bu süreçte toparlanmaları konusunda uyarandan ziyade destek teklif eden olmalıyız.

‘Haydi’ kelimesini kullanacaksak, ‘Haydi! Bir mola ver de biraz sohbet edelim’ benzeri cümleler için kullanabiliriz. Çocuklarımıza katılacakları sınavlarında başarılar diliyorum.

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikHayatınız Dengede Mi?
Sonraki İçerikAĞUSTOS BÖCEĞİ İLE KARINCA
Didem Yeşim Pektok
“İşim: İnsan Konu: Le’biderya. Ufuk çizgisiyle arkadaşlığımda ‘İnsan’ a dair en güzel manzarayı mekan edindim. Olumlu fikir üretir, iyi paylaşım yaparım.” Yıldız Teknik Üniversitesi İktisat ve Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümleri mezunu Pektok, 1993 yılından beri reklam, satış, bankacılık ve eğitim alanlarında çalışmıştır. Bilişim teknolojileri alanında eğitim veren bir kurumun ortağıdır ve kurumun insan kaynağı, finansman, eğitim koordinasyon birimlerinden sorumlu yöneticisidir. Aynı alanlarda kurumsal eğitimler verir. Kadınların toplum içinde eşit haklara sahip olması için çalışan sosyal sorumluluk platformunun lideridir. 2014 yılından beri Martı Dergisi’nde insan, kadın, çocuk konularında yazar ve okuduğu kitaplarla ilgili okur gözünden yorumlarını paylaşır.