Periler ve Öğretmenler

Ahmet Şerif İzgören’in son kitabı Masallarda Bir Peri Çıkar Karşınıza, Gerçek Hayatta Öğretmen, Elma Yayınevi’nden çıkan 237 sayfadan oluşan sımsıcak bir eser. Güzel yurdumda herkesin hemfikir olduğu eğitimin kalitesi üzerine, öğretmenin önemine dair yazılmış, su gibi okunan güzel bir kitap. Şerif Hoca’nın kitaplarını okumam en fazla iki günümü alıyor, en karmaşık konuları bile en yalın haliyle yazabilen yazar aynı zamanda çok iyi bir konuşmacı, eğitimci. İşin mutfağını çok iyi bildiği için kitabını da nefis örneklerle bezemiş. Ülkemde işini çok iyi yapan öğretmenler yok mu? Çok, hem de pek çok.

Peki bu güzel insanların sayısını nasıl arttırabiliriz? Çocuklarımızın daha mutlu ve refah içinde yaşamasını nasıl sağlarız? Şerif Hoca, sadece tespit yapmıyor, akıl vermiyor. Örnekleri anlatıyor, çıkarımları okuyucuların yapmasını bekliyor. Sorduğu sorular ise derin ve anlamlı.

Kitapta, ismini yeni duyduğum, o kadar çok başarılı öğretmen örneği var ki, bu güzel insanlar bulundukları çorak ortama, yağmur gibi bereket getiren, ışık getiren, özverili insanlar. İçlerinde insan sevgisi, yurt sevgisi olan idealist öğretmenler. Tam da bu güzel, mavi kitabı okuduğum günlerde kızımın öğretmeniyle aramızda bir yazışma geçti. Canım kızım 8. sınıfta ve harıl harıl, sene sonunda gireceği sınava hazırlanıyor. Aslında hepimiz bu konuda çok gayret sarf ediyoruz. Kendisine destek olmak için gelen öğretmenlerinden biri bana kızımın daha fazla soru çözmesi, daha fazla emek harcaması için bana mektup yazdı. Kendisini her ders sonunda göremediğim için ve kızımın yanında bu konuyu konuşmak istemediği için bana yazmayı tercih etmiş. Sabah 6’dan, gece yarılarına kadar okul, özel ders, konu, ödev ve testlerini yapmaya çalışan bu yavrucak daha ne yapsın? Ben de sevdiğim ve değer verdiğim bu genç öğretmene şu satırlarla cevap verdim:

“……… Hanım merhaba, ilginize ve anlayışınıza teşekkür ederim. Kızıma yapabileceğiniz en büyük iyilik dersi sevdirmek olur. Eğer dersi, konuları sever ve anlarsa soruları zaten çözer. Türkçe şu açıdan çok önemli, biz kavramlar ve kelimelerle düşünüyor, hayal kuruyor, iletişim kuruyoruz. Bir öğretmen çok şey değiştirebilir ya bir çocuğu kaybedersiniz ya da ona ışık olursunuz. Siz hangisini seçeceksiniz? Ona nasıl farklı yaklaşacaksınız? Türkçe’nin o büyülü dünyasını ona nasıl tanıtacaksınız? Varsın kızım TEOG’da çok yüksek yerlerde olmasın, ancak sorumluluk sahibi olsun, yaşam sevinci, hayal gücü olsun, çalışkan olsun, kendine ve sevdiklerine değer veren bir yetişkin olsun, mutlu olsun. Kendi ayakları üzerinde durabilsin. Yüreğinde yanan ateşe uygun meslek bulabilsin, her gün işe giderken ayakları geri geri değil, koş koşa gitsin. Yaşam boyu öğrenmenin tadına varsın. Siz değerli bir öğretmensiniz, eminim kızıma çok büyük katkılarınız olacaktır, oluyor zaten. Bunun için minnettarız. Sevgi ve saygıyla.”

Hani diyorlar ya, hayatta tesadüf diye bir şey yok, ben de buna inananlardanım.

Güzel, fedakâr insanların hikayelerini okumak istiyorsanız, eğitim meselesini ülkemin bir numaralı önceliği olarak düşünüyorsanız bu kitap tam size göre.

Anıl Akın


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: