Limoni Ölüm

Ve Türkiye Agatha Christie’sini buldu….
Kendilerini “Hafiye Karılar” olarak adlandıran “Medcezir Dedektiflik Bürosunun” iki sahibesi Meral ve Zeynep her kitapta bir olay çözüyorlar. “Limoni Ölüm” “Hafiye Karılar”ın ikinci polisiye romanı. Ayşe Erbulak, Destek yayınları arasında çıkan “Limoni Ölüm” adlı polisiye romanıyla okuyucusunun karşısında…

limoni ölümAyşe Erbulak, Destek yayınları arasında çıkan “Limoni Ölüm” adlı polisiye romanıyla okuyucusunun karşısında.
Kendilerini “Hafiye Karılar” olarak adlandıran “Medcezir Dedektiflik Bürosunun” iki sahibesi Meral ve Zeynep her kitapta bir olay çözüyorlar. “Limoni Ölüm” “Hafiye Karılar”ın ikinci polisiye romanı.

Bir cinayet…
Bir cinayet daha…
Acılı iki aile…
Başarılı bir haberci…
Özgür Kardeşler Cemaati hocası bir kadın…
Sevimli ve karısına âşık bir adam…
Medya sektöründe kariyer basamaklarını hırsla çıkarken dibe vuran genç bir kadın…

Hafiye Karılar”dan Meral, 40- 45 yaşlarında. 10 yıl önce doktor kocasıyla geçirdiği bir trafik kazası sonucunda kocası ölür, o ise tekerlekli iskemleye mahkûm olur. Medcezir Dedektiflik For the best casino Promotions. Bürosu’nun ilk işinden para kazanana kadar kıt kanaat geçiniyordu. Bilgisayar mühendisi, en büyük hobisi bilgisayar ve internet. Bütün gününü tekerlekli iskemlesinde bilgisayar başında geçiriyor. 1 yıldır yasal olarak Zeynep ile ortak oldukları dedektiflik bürosu için çalışıyor.
Zeynep de Meral ile aynı yaşlarda. Hiç evlenmemiş, arada sırada sevgilileri oluyor. Liseden sonra üniversiteyi kazanamayınca babası Londra’ya tekstil eğitimi için yollamış. Orada desen üzerine eğitim veren bir okula 2 yıl gitmiş. Dönünce aile şirketinde biraz çalıştıktan sonra sıkılıp bırakmış, birçok işe girip çıkmış 1 yıldır yasal olarak Meral ile dedektiflik bürosu için çalışıyor.

“Limoni Ölüm”ün hafiye karılarının hayat öyküsü böyle.

Destek Yayınları
416 sayfa


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikMonet’in Bahçesi
Sonraki İçerikYeryüzündeki Son Aşk – Perfect Sense
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...