Mutluluk mu?

Yeni bir ay, yeni bir dergi… Üstelik benim için değerli bir ayda, Nisan ayı benim için yeniliklerin habercisi, yaşadıklarımı gözden geçirip yenilendiğim ay, doğduğum ay. İyi ki doğmuşum :) Teşekkür ederim, annem, ailem, dünya :)

“Mutluluk” meselesine takıldım son günlerde. Mutlu bir yaşam için ne yapmalı konusunda düşünüyorum, araştırıyorum, okuyorum, anlatıyorum ve yazıyorum…

Daha mutlu değil, mutlu bir yaşam için, yani hiç zorlamadan, var olan ile, olduğu gibi…

Nedir Mutluluk?
“Mutluluk, isteklerimize ulaşmak için yaptığımız yolculuktur.” İsteklerimiz hiç bitmez, hep yenilenir. Farkında mısınız, mutluluk beklentisini isteğimize ulaşmaya odakladığımızda nedir yaptığımız, sürekli erteliyoruz mutluluğu. Ulaşma zaman stresini yaşıyor ve ulaştığımızda çoğu zaman yeni isteklerle yeni yolculuklara çıkmış oluyoruz.

Ne Yapmalı?
Benim en sevdiğim yaşadığım andan memnun olmak. Yaşadığım anı bilerek, isteyerek ve inanarak yaşamak. Varlığımdan ve seçtiklerimden memnun olmak. Mutluluk ve memnuniyet eş anlamlı değil biliyorum. Memnuniyeti hissettiğimde ve o anlar çoğaldıkça yaşadığım ve yaşattığım haz mutluluk…

Bir Uygulama
Martı dergisini hazırlarken, her ay yaşadığım anlarda çok memnunum. Siz martı okurlarının duygularını ve beğenilerini tahmin ederek seçtiğimiz yazıları okumak, sayfalara yerleşmesini görmek beni mutlu ediyor. Asıl mutlu an ise az sonra yaşayacağım, derginin yayınlanma ve benim bunu duyurma anım…

Yine 100 sayfa, dolu, zengin ve özgür bir dergi oldu. Hazır mısınız? Okuyun, okutun, paylaşın, aramıza katılın :)

Sevgiyle adım atın…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikNisan’da Nereye Bakıyorum?
Sonraki İçerikFütüristler Derneği’nin Yeni Başkanı Murat Şahin Oldu
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...