Mutluluğa Giden Yolda Ertelemeden Yürümenin Yolları

Ertelemecilik alışkanlığı kişinin kendine yaptığı bir işkencedir çünkü ertelediğiniz iş zihninizi meşgul etmeye devam eder. Bu durum kısa vadede strese, endişeye, fiziksel ve zihinsel yorgunluğa, uzun vadedeyse özgüven düşüklüğüne, olumsuz ilişkilere ve kariyerde duraklamaya neden olabilir.

Amerikan Psikoloji Birliği (APA) tarafından 2010’da yapılan bir araştırmaya göre yetişkinlerin %20’si kronik biçimde erteliyor. Bu demek değil ki, %80 her işi zamanında yapıyor. Calgary Üniversitesi’nden Piers Steel’e göre %95’imiz bir şeyleri erteliyor. Ertelemek, tembellikten fazlasıdır çünkü aslında bir seçim yaparak ertelersiniz. Yani yapmanız gerekeni yapmaz, başka bir şeyi yapmayı seçersiniz.

Etrafınızdaki bazı kişilerin hiçbir şeyi ertelemediğini fark etmişsinizdir. Bir şey mi alınacak, hemen çıkar alır. Bir yere mi gidilecek, hemen gider. Evde bir şey mi tamir edilecek, anında edilir. Sofrada yemeğin sınırı aşıldı mı, hemen spora… Conneticut Üniversitesi Davranışsal Nörobilim Dalı Başkanı John Salamone’un açıklamalarına göre, dopaminin beynin hangi bölgede daha yoğun bulunduğu, kişisel motivasyon farklılıklarını belirliyor.

Dopamin, genellikle mutluluk hormonlarından biri olarak bilinir. Aynı zamanda bir şeyi yapma kararını bize verdiren hormondur. Yani “o havuca doğru koşayım mı koşmayayım mı?” sorusunu kendi içimizde yanıtlarken bizi yönlendiren şey biz hiç farkında olmasak da hormonlarımız olabiliyor.

Diyelim ki pazar günü evde oturuyorsunuz. Pijamalarınız üzerinizde, rahatınız yerinde. Spora gitmeniz gerekiyor ama rahatınızı bozmak da istemiyorsunuz. İşte bu noktada son kararı size dopamin hormonu verdiriyor. Bazı kişiler şartlar ne olursa olsun kalkar spor kıyafetlerini giyer, soğuk demez yağmur demez spora çıkar, bazılarıysa tüm günü miskinlikle geçirmeyi tercih eder ve bunların bir kısmı da bahaneler bulur; çok yorgun olmak gibi.

“Yapmak zorundayım” demek, o işi hemen yapmak için yeterli bir motivasyon kaynağı olmayabilir. Çünkü insan zorunlulukları bahanelerle yıkmaya meyillidir. Onun yerine istekliliği koymalısınız. Bir şeyi zorunlu olduğunuz için yapmaya çalışmak yerine onunla ilgili sevdiğiniz bir yönü bulup kendinizi bu yönle motive etmeye çalışın. Yapmanız gereken şeyleri kişisel değerlerinizle bağdaştırın. Spor örneğinden devam edelim. Sağlık sizin için öncelikli değerlerden biri ise, yaşam tarzınızı sağlıklı kalabilmeye uygun şekilde düzenlersiniz. Bu nedenle sağlıklı beslendiğiniz gibi bedeninizi hareket ettirerek kaslarınızı güçlendirir ve hastalıklara yol açabilecek yağlanmadan kaçınırsınız. Esnek ve fit bir vücuda sahip olma hayali, sizin için içten gelen bir motivasyon sebebi olabilir.

  • Şimdi bir an, okumayı durdurun ve son 1 hafta içinde neleri ertelediğinizi düşünün. Yakınınızda bir kalem ve kâğıt varsa veya telefonunuzun notlar kısmına bu ertelediklerinizi unutmadan hızlıca yazsanız nasıl olurdu?
  • Son 1 ay içinde neleri ertelediğinizi düşünün. Ve listenize yazın.
  • Ertelediklerinizin yerine ne tür işleri yapıyorsunuz?
  • Ertelemelerinizin sebebi sizce ne olabilir?

En çok karşılaştığım erteleme sebebi “doğru zaman”ı veya “doğru ruh hali”ni beklemek.

Doğru zaman, siz o işe başladığınız zaman başlayacak ve ilham perileri de yine muhtemelen siz başladığınızda gelecek. Genellikle fazla mükemmeliyetçi yaklaşmak da kötü zaman yönetimini doğuruyor. Adım atmak için tüm şartların olgunlaşmasını bekliyorsanız silkelenip kendine gelmenin vaktidir. “Gün bir gün o da bugün” derler ya, işte onu diyenler hiç erteleme yapmayan o %5’teki kişiler.

* O halde, o ertelediğiniz işleri hemen bu hafta içinde yapmaya başlamak için ilk adımlarınız hangileri olacak?

Tabağınızda bir biftek varsa onu yemek için önce küçük parçalara bölersiniz değil mi? Şimdi de aynısını yapalım. O işi yapıp bitirmek için küçük parçalara bölün. İşin büyüklüğüne göre 3-10 parçaya bölebilirsiniz.

* İlk olarak hangi parçadan başlayacak ve ne zamana kadar bitirmiş olacaksınız?

Bu yöntemi, şimdiye dek ertelediğiniz ve yük olarak taşıdığınız tüm işler için yapın.

* Listenizdeki her bir iş için kendinize bir son tarih belirleyin ve yanına yazın.

* Yakın çevrenizdeki birisinden sizi kontrol etmesi için yardım isteyecek olsanız, hangi iş için kime giderdiniz? Bazen eşimizin dostumuzun bizi kontrol etmesi ve “o işi yaptın mı?” demesi daha hızlı koşmamızı sağlayabilir. Kültürel olarak sırtımızda bir kırbaç veya önümüzde bir havuç olmadığı sürece koşmaya pek alışık olmadığımızdan ensemizde hesap vereceğimiz birinin nefesini hissetmek bizi hızlandırabilir.

*Havuç demişken, büyük işleri bitirdiğinizde elde ettiğiniz hazzı perçinlemek için uzun zamandır yapmak isteyip de kendiniz için yapmadığınız bir şeyi düşünün ve onu ödül olarak yine listenize not edin. Uzun zamandır almak istediğiniz o ayakkabı gibi size kendinizi iyi hissettirecek herhangi bir şey olabilir.

Hayatınızda, nelere ve kimlere izin verdiğiniz sandığınızdan daha önemli olabilir. Bazen o anlık gözünüze güzel görünen tercihler “mutlulukMUŞ” gibi gelbilir. Ancak dikkat edin, belki de mutluluk yolun sonunda ulaşmayı istediğiniz “daha iyi bir BEN” hayalinizdir.

Selin Yetimoğlu


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: