Mor Panjur Teleskop Atölyesi’nden Çıkan İlk Uzay Aracı

Aşağıda 15 yaşında bir çocuğun teleskop yapma macerasını okuyacaksınız. Bu Mor Panjur Teleskop Atölyesi’nin de il göz ağrısı. Teleskop virüsünün olabildiğince çok insana yayılması dileğiyle!

ATABEK Üçüncü, 1996 İstanbul doğumlu. Robotik sistemlere duyduğu ilgi nedeniyle İSOV-DİNÇKÖK ANADOLU TEKNİK LİSESİ”ne giren Atabek, mekatronik eğitimi almak istiyor. Jeofizik Mühendisi ve aynı zamanda 25 yıllık tiyatrocu Erkan Üçüncü ve Yıldız Üniversitesi Matematik mezunu Nuran Üçüncü”nün tek çocuğu.

Nuran Hanım, Atabek”in doğumuyla birlikte fazla yoğun iş temposu yüzünden çalıştığı bilgi işlem sektöründen ayrılır. Şu an evindeki atölyesinde takı tasarımıyla uğraşan Nuran Hanım’a göre üretkenlik insanın ruhsal ve kişisel gelişiminde önemli bir adım. Bu yüzden, Atabek”in küçük yaşlardan beri tasarladığı her projede yol gösterici ve destekçisi olmuş.

Bu projelerden biri de ‘Teleskop Yapımı’. Gökyüzünü incelemek için aldığı teleskopla beklediği şekilde gözlem yapamayınca iyi bir teleskop edinmeye karar veren Atabek, internette araştırma yaparken Mor Panjur Teleskop atölyesi ile karşılaşıyor ve almak yerine kendi yapmaya karar veriyor. Bu sevimli aile ile tanışmamız ve maceramız bu şekilde başlıyor.

 

Atabek’in Günlüğü

Atabek’in bu macerada tuttuğu bir de günlük var. Kendi dilinden bazı kısımlara yer vermek istiyorum.

Kasım 2010 Tanışma

“Atölyeyi ziyaret edişimizle macera başlamış oldu.

Nurcan Abla, hem bana neler yapacağımı anlattı hem de malzeme temininde yardımcı oldu. Teleskop yapımındaki en önemli parça olan birincil aynanın yapımı ile işe başlanacaktı. Ayna, yuvarlak bir camın, içbükey hale getirilip alüminyum kaplanmasıyla elde edilecek.”

8. gün

“Bugün de 1 saat çalıştım. Sanırım artık kaba aşındırmayı bitirdim. Derinlik 2.40 olmuş. Bunu heyecanla Nurcan Abla”ya bildiriyorum. Galiba bir süre derslerimden dolayı ara vermek zorundayım.”

12. Gün

“Bugün son iki aşındırıcı olan 800 ve 1200 grid beyaz alüminyum oksitlerle 1 er saat best online casino Tot ve Mot çalıştım. Ve nihayet ince aşındırma bitti. Ayna camımdan arkayı rahatlıkla görebiliyorum.“

18. Gün

“Annemin de yardımıyla toplam 5 saat TOT 5 saat MOT cila işlemlerini bitirdim. Nurcan Abla’yla haberleşip Ronchi testi için atölyeye gideceğiz.”

 

 

 

 

 

 

 

 

5 Şubat 2011

 

“Gide gele yollarını ezberlediğimiz Mor Panjurlu Teleskop Yapım Atölyesi’nde Nurcan abla bizi yine sevgiyle karşıladı. Kendisi ufak casino online bir kaza sonucu parmağını incitmişti. Dinlenmesi gerekirken bizim için oradaydı. Son bir Ronchi gözlemi yaptık. Artık camımız alüminyum kaplanıp ayna kasino online olmaya hazır hale geldi. Mutlu mesut oradan ayrıldık.”

15 Mayıs 2011 vee ATİKA-1 Gözlem Yapmaya Hazır

Artık teleskobuma kavuşacağım için çok sevinçliyim. Bugün montaj aşaması için atölyeye gittik. Nurcan abla ve sevgili eşi, çay-kahve muhabbet eşliğinde “ATİKA-1” i hazır hale getirdiler. Gerekli ayarlar yapıldı ve akşam saatlerinde ilk ışığımızı aldık. Bu uzun yolculukta bize yardımcı olduğu için Nurcan abla’ya çook teşekkür ederim. Şimdi uzayı keşfetme zamanı…”

Atabek’in günlüğünün tamamına http://atabekce.blogcu.com adresinden ulaşabilirsiniz.

Öğrenmenin En Güzel Yolu Öğretmek

Nuran Hanım ve Atabek benim ilk göz ağrılarım. Atölyeye girdikleri ilk anı hatırlıyorum. Gözlerindeki heyecan muhteşem idi. Ayna yontma işlemini gösterdikten sonra kesinlikle bitirecekler demiştim ve hiç kuşku duymamıştım. Zira ayna yapımı bu işin en meşakkatli kısmı. Ama istemek gerçekten başarmanın ilk adımıydı ve onlar istiyordu.

İnce aşındırma aşamasında minik bir sorun olmuştu. O aşamada Üçüncü Ailesini zor bir karar bekliyordu. Ya cilaya geçeceklerdi ya da ince aşındırmayı tekrar yapacaklardı. Cilaya geçerlerse cila bitiminde sorun çıkabilir ve yeniden ince aşındırmaya dönmeleri gerekebilirdi. Bu da saatlerce emeği aslında bir bakıma yeniden sarf etmek demek olacaktı. Lakin Üçüncü ailesi zor olanı seçti ve cilaya geçti. Açıkçası benim de tecrübe etmediğim bir durumdu. Neticede cila bitiminde bir sorunla karşılaşmadık ve emeklerimiz yerini buldu.

Teleskop monte edilip ilk ışık alındığında gözlerdeki ışık her şeye bedeldi. Sanırım kendileri yaptığına inanamadılar ama yapmışlardı. Erkan Bey’in montaj aşamasında salatalık soyup bizlere ikram etmesi de o gecenin unutmayacağım keyifli anlardan biri oldu. Teleskop Nuran Hanım’ın hamaratlı elleri ile güzelce süslenmişti.

Öğrenmenin en güzel yolu öğretmek derler. Onlarla beraber ben de çok şey öğrendim. Bildiğim kadarını kendilerine aktarma fırsatı verdikleri için kendilerine çok teşekkür ediyorum. Atabek yetişir mi bilemiyorum ama onun evlatları ve/veya onun bir kuşak sonrası kesinlikle Uzay Araçlarını inşa edecekler, buna tüm kalbimle inanıyorum.

Teleskop yapımını öğrenmemde desteklerini benden esirgemeyen Başar Titiz, Uğur İkizler üstatlarım benimle gurur duyduklarını söylerler. Onların yanında aslında henüz yolun çok çok başındayım. Ama şimdi ben de Atabek ve Nuran Hanım ile gurur duyuyorum ve ustalarımı daha iyi anlıyorum. Atabek ve Nuran Hanım da bu konuda örnek teşkil edecek, bilgilerini paylaşacak ve 300 yıl geride kalan gökbiliminin ülkemizde gelişmesi açısından emek sarf edecekler. O teleskop kaldırımlara dikilip kalabalığı etrafına topladığında onlarca yüzlerce göz evrenle tanışacak, Atabek gibi ben de “bunu ben yaptım!” gururunu hissedeceğim tüm kalbimde.

Evet Atabek kardeşim, Nurcan Hanım şimdiki vazifemiz belli: Olabildiğince çok kişiye bu virüsü yaymak Bir yıldıza dokunmayı öğreneceğiz ki bir insana dokunabilmeyi anlayabilelim.

Geceleriniz yıldız dolu, ufkunuz her daim açık olsun gökyüzü sever dostlarım…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: