Katalanya’nın Kültür Beşiği: Barselona

Barselona mı, Madrid mi? İşte bütün mesele bu.  Ama galiba ve açık ara ile Barselona. Aslında ne aradığınıza da bağlı biraz.  Mimari, tarih diyenler için işte Barselona.

İspanya’ya yolu düşenler çılgın, sıra dışı ve unutulmayacak bir şehir görmek istiyorlarsa Katalanya bölgesinin başkenti olan Barselona’ya mutlaka uğramalı.

Masmavi denizi, kent içinde dahi denize girilen pırıl pırıl plajları, zengin mutfağı, cana yakın halkıyla safkan bir Akdeniz kenti Barselona. Katalanya’nın başkenti ve kültür beşiği. Resimden müziğe, edebiyattan sinemaya tüm sanatlarda öncü sanatçılar yetiştirmiş. Franco diktatörlüğüne bile başkaldıran özgürlükçü bir ruha sahip. Gaudi’nin masallardan çıkmışçasına şaşırtıcı evleri, parkı, katedrali, görkemli sarayları, müzeleri, tapas barları, rengârenk eğlence hayatıyla meraklı gezginlere çok sayıda sürpriz sunuyor.

Barselona, tarih boyunca tüm uygarlıkların beşiği sayılan Bizim Deniz’den (Mare Nostrum/Akdeniz) gelip geçmiş hemen tüm kültürlere sığınak olmuş kadim bir liman kenti. Akdeniz dillerinin, renklerinin, ırklarının, dinlerinin buluşma noktasına dönüşmüş, ticari ve kültürel değişim alanı olmuş. Deniz ile birdenbire 500 metrelik yüksekliğe çıkan Collserola Sıradağları arasındaki beş kilometrelik düzlüğe kurulu. Güney ve kuzeyinden LLobregat ile Besos ırmakları denize dökülüyor. Şehre tipik, ılıman, Akdeniz iklimi hâkim. En soğuk aylarda bile ortalama sıcaklık 10 derece, aralık ortalaması 8-14 derece arasında.

Güneşin yıl boyunca ısıttığı, doğanın cömertçe davrandığı bu kent, dünyanın en güzel şehirleri arasında sağlam bir yer edinmiş kendine. Hayatını Barselona’yı birbirinden muhteşem eserlerle donatmaya adamış Gaudi’nin katkılarını da unutmamak lazım. Yeryüzünde bir isimle bu kadar özdeşleşmiş olan kaç şehir var ki?

Adı bu kentle özdeşleşmiş Antoni Gaudi (1852-1926), Barselona mimarlık okulunda okumuş ve romantik Ortaçağ yapılarına kendi Katalan kültüründen unsurlar katarak vermiş eserlerini. “Doğa hiçbir şeyi tek renk ve desen olarak yaratmadığından, mimari de tekdüzelikten uzak olmalı ve doğadan esinlenmelidir” eserlerindeki felsefeyi özetlemiş. Eusebi Güell adlı sanayici ile güçlü bir ilişki kurarak bu aile için yaptığı eserlerle Barselona’da prestij edinmiştir. Bugün eserleri benzersiz olarak nitelendiriliyor.

Görmeden Dönmeyin

La Rambla
La Rambla, şehrin en kalabalık caddesi. Yolun sonunda bulunan Kristof Kolomb heykeline doğru yürürken, pandomimciler, çiçekçiler, operaya yetişmeye çalışanlar, Boqueria isimli çok ilginç pazarda alışveriş yapanlar, Plaça Reial’de keyif çatanlar görsel bir zenginlik katacak yaşamınıza. Sağlı sollu mağazalar, işyerleri arasından bu ağaçlıklı şirin yoldan insan seliyle aşağıya doğru akarsınız. Aman çevrenizdeki binalardaki sevimli detayları kaçırmayın. 121 numaradaki eczaneyi, 109 numa-radaki Filipin Tütünleri binasını, yine sağ kolda Peru Genel Valisi’nin karısı için 1770’lerde yaptırdığı Palau de la Virreina Sarayı’nı atlamayın.

La Rambla caddesinin so-nunda bulunan Kristof Kolomb anıtı ise 60 metre yüksekliğinde. Kolomb’un heykelinde parmağı ile işaret ettiği yön: Amerika. Anıtın içinde küçük bir asansör var ve bununla tepeye çıkılabiliyor. Çevrenin seyredilmesi açısından ilginç, mutlaka çıkılmalı.

Pablo Picasso Müzesi
Ortaçağ’dan kalma üç sarayın restorasyonuyla ortaya çıkan yapıda Picasso’ya ait üç bin eserden oluşan bir koleksiyon var. 1881 yılında Malaga’da doğan sanatçı 14 yaşında geldiği bu şehirden aldığı ilhamı yansıtmış tuvallere.

La Sagrada Familia
1882’de neo gotik tarzda inşaatına başlanan La Sagrada Familia katedrali bir yıl sonra Gaudi’ye devredilmiş. Gittikçe daha fazla zamanını bu esere ayıran Gaudí, 1908’de başka proje almayı bıraktı ve 1926’daki ölümüne kadar sadece La Sagrada Familia ile uğraştı. Gaudi, tüm mimari bilgisini karmaşık semboller sistemi ve inancın gizemlerine ilişkin görsel açıklamalarla birleştirerek bir 20. yüzyıl katedrali yaratmayı arzuluyordu. Fakat 1926’da ölümü sonucu bu eseri yarım kalmıştır ve halen yapımına devam edilmekte. Halk arasında bitmeyen kilise olarak da bilinir. 1882 yılında halkın yardımlarıyla yapımına başlanan mimarinin bitmemesinin nedeni hala sembolik olarak halkın yardımlarıyla yapımına devam edilmesi ve Gaudi’nin karmaşık mimari tarzının çözülmesinin güçlüğüdür. Ayrıca binanın çizimlerinin ve ilk yapım yöntemlerinin de 19.yüzyıldan kalması nedeniyle günümüz teknolojisine uyarlanması da bir başka zorluktur.

Casa Mila
La Pedrera (Taş ocağı) lakabıyla da bilinmektedir.

Indiano (Amerika’daki sömürgelerde para kazandıktan sonra memleketine geri dönüp köşeyi dönen zen-ginler)’lardan José Guardiola’nın dulu Roser Segimoni Artells ile evlenen Pere Milà için inşa edildi.

Dalgalara benzeyen beyaz duvarlardaki hareketi, yosunları andıran demir parmaklıklar tamamlıyor. Taş işçiliğinde adeta bir devrimi simgeleyen binanın terasındaki bacalar Gaudi’nin yaratıcılığının en çarpıcı örneklerinden.

Casa Vicens  (1883-1885)
Gaudi’nin Barselona’da inşa ettiği ilk evdir. Tuğla ile örülü yapının bazı yerlerinde seramik kullanılmış, moloz taşla inşa edilen ev kaba kırmızı tuğla, kareli ve çiçek desenli seramik ile kaplanmıştır.

El Capricho de Comillas (1883-1885)
Bu eser, Casa Vicens ve Finca Güell eserleriyle birlikte Gaudi’nin çalışma-larında yaygın bir Arap etkisi olduğu dönemde tamamlanmıştır

Finca Güell (1884-1887)
Güell Estate Köşkü içinde ahır ve görevli için kalacak yer olarak tasarlamıştır. Duvarlar ve kubbeler fayans, seramik ve mozaik kaplıdır.

Casa Batllo (1906-1908)
Apartman, Batllo ailesi için Barselona’daki 1904 ve 1906 yılları arasında Gaudi tarafından yenilenmiştir. Bu ev Salvador Dali tarafından, ‘deniz formlu bir ev, fırtınalı bir günde dalgaları temsil ediyor’ şeklinde tanımlanmış. Evin çatısı ejderhanın sırtını temsil ediyor. Karnaval maskeleri biçiminde yapılmış, balkonlar da ejderhanın kurbanlarına ait kemikleri ifade ediyor. Bu nedenle kemikler evi de deniyor. En üst katı ve çatısı ziyarete açık.

NEREDE KALINIR?

Claris
Farklı şekilde döşenmiş odaları, Japon bahçesi, çatıdaki havuzu ve ünlü East 47 restoranıyla Barselona’nın en iyilerinden. www.derbyhotels.es

Colon
Bir zamanlar Miro’nun da gözdesi olan otel, şehir merkezinde.  www.hotelcolon.es

Condes de Barcelona
Ünlü beşgen lobisiyle tanınan otel oldukça popüler. www.condesdebarcelona.com

ALIŞVERİŞ

El Corte Ingles
Katalanya Meydanı üzerindeki bu mağaza İspanya’nın en büyük zincirlerinden biri. www.elcorteingles.es

La Manual Alpargatera
Şehrin en tanınmış ayakkabı mağazalarından. C/Avinyo 7

Diagonal Mar
3 katlı bu alışveriş merkezinde aradığınız her şeyi bulabilirsiniz.
Avda Diagonal 3

NEREDE YENİR?

Can Gaig
Mutfağı ve dekorasyonuyla şehrin en iyi restoranlarından.
Passeig de Maragall 402

Agut
1924 yılında kurulmuş olan Agut, Katalan mutfağının önde gelen temsilcilerinden.
Carrer Gignas 16

Botafumeiro
Midyeden havyara kadar her türlü deniz ürününü bulabilirsiniz.
Gran de Gracia 81

Can Majo
Barselona’nın bir numaralı balık lokantası.
Almirall Aixada 23

Kaynaklar

http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/13015850.asp
Avrupa’da görülmesi gereken 41 yer – Boyut Yayıncılık
Özel Ege Lisesi Güzel Sanatlar Bölümü ‘Antoni Gaudi’ sunumu
http://www.gaudiclub.com/

Deniz Taşkın

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: