Dünyayı daha yaşanır kılmak, sadece büyük laflarla değil, küçük ama anlamlı adımlarla başlar. Her birey, her kurum, her toplum bu adımları atabilir. Ve biz biliyoruz ki, bir yerde iyilik başlarsa, başka bir yerde umut filizlenir.
Gelin, geleceği birlikte kuralım.
BM Türkiye ve ortakları Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşılması için çalışıyor: Birbiri ile bağlantılı 17 iddialı Amaç Türkiye dahil tüm Dünya’da insanların karşı karşıya kaldığı ana sorunların çözümünü hedefliyor. BM Türkiye de bu Amaçlara 2030 yılına kadar erişilmesi için desteğini sürdürüyor. Bu Amaçlara ulaşılabilmesi için herkesin bilgilenmesi gerekiyor.
Siz de HERKESE ANLATIN.
1 – Yoksulluğa Son
Yoksulluk yalnızca cebimizdeki paranın eksikliği değildir.
Yoksulluk, fırsatların uzağında kalmaktır.
Temiz suya, iyi bir eğitime, sağlığa, güvenli bir barınağa ulaşamamaktır.
Ve biz biliyoruz ki:
Hiçbir çocuk yatağa aç girmemeli.
Hiçbir insan kendini unutulmuş hissetmemeli.
3 – Sağlık ve Kaliteli Yaşam
Sağlık yalnızca hastane değil;
Temiz hava, dengeli beslenme, güvenli yaşam alanı, ruhsal iyi oluş demektir.
Sağlık, insan onurudur.
Sağlık, bir toplumun kendine verdiği değerdir.
4 – Nitelikli Eğitim
Eğitim; insanın kendini tanıdığı, dünyayı anlayıp dönüştürdüğü ilk adımdır.
Kapsayıcı, hakkaniyetli ve yaşam boyu süren bir eğitim sistemi olmadan gelecek kurulamaz.
Her çocuğun iyi bir öğretmene, her gencin eşit fırsatlara ihtiyacı var.
5 – Toplumsal Cinsiyet Eşitliği
Kadınların ve kız çocuklarının güçlenmediği bir toplumda adalet de ilerleme de eksik kalır.
Eşitlik bir lütuf değil, doğuştan bir haktır.
Eşitliğin olmadığı yerde barış da demokrasi de kurulamaz.
8 – İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
Grafiklerde yükselen sadece ekonomik büyümedir.
Oklar ne kadar yükselirse yükselsin, gerçek kalkınma, bir işçinin yüzündeki güvenle, bir annenin geleceğe duyduğu umutla başlar.
Alın terine değer verilmedikçe, refah adaletli paylaşılmadıkça;
Hiçbir büyüme sürdürülebilir değildir.
10 – Eşitsizliklerin Azaltılması
Eşitlik sadece kâğıt üzerindeki bir yasa değil, hayatın her alanında hissedilmesi gereken bir hak.
Birilerinin hep ayrıcalıklı olduğu bir sistem,
Herkesin güvensizlik içinde yaşadığı bir düzene dönüşür.
12 – Sorumlu Üretim ve Tüketim
Doğa sınırsız bir kaynak değildir.
Sürdürülebilir üretim ve bilinçli tüketim, sadece çevre için değil, insanlık onuru için gereklidir.
İhtiyacımız kadar tüketmeyi, israf etmeden üretmeyi öğrenmeliyiz.
13 – İklim Eylemi: Geleceği Korumak, Bugünden Başlar
Doğa bize her gün bir uyarı gönderiyor: Yangınlarla, sellerle, kuraklıklarla…
İklim değişikliği artık geleceğin değil, bugünün sorunudur.
Ve biz biliyoruz ki:
Doğayla savaşılmaz, doğayla uzlaşılır.
16 – Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
Barış; sadece silahların susması değildir.
Barış, adaletin her kapıyı eşit şekilde çalmasıdır.
Barış, kurumların şeffaf ve güvenilir olmasıdır.
Güçlü kurumlar, adil yasalar, güven veren yöneticiler…
İşte bu yüzden demokrasi, sadece bir rejim değil;
Bir yaşam kültürüdür.
Bu Hedefleri Geleceğe Taşıyan Yaşamsal Değerler
Her büyük değişim, bir değerle başlar. Bir insanın içindeki adalet duygusuyla, bir annenin eşitlik arzusuyla, bir çocuğun özgürlük düşüyle…
Hedefler yol gösterir, ama yolculuğu anlamlı kılan kalbimizde taşıdığımız değerlerdir. Biz, yalnızca daha iyi bir gelecek için değil, daha vicdanlı bir bugünü inşa etmek için yola çıkıyoruz. Çünkü biliyoruz ki sürdürülebilir bir dünya; ancak insanı, doğayı ve tüm canlıları gözeten temel değerlerle mümkündür. Bu değerler, pusulamızdır. Hem bireysel hem toplumsal dönüşümün derin kaynağıdır.
Adalet – Herkes için aynı teraziyi tutmak.
Demokrasi – Her sesin duyulmaya değer olduğunu kabul etmek.
Eşitlik – Kimsenin diğerinden üstün olmadığını bilmek.
Sorumluluk – Yaşadığımız dünyaya, birbirimize ve gelecek kuşaklara karşı bilinçli bir tutum geliştirmek.
Özgürlük – Fikirlerin, inançların ve kimliklerin baskı görmeden var olabilmesi.
Şefkat ve Dayanışma – Toplumsal iyileşme için bireylerin birbirine yürekten bağ kurması, yan yana durabilmesi.
Bilgelik – Bilgiyi, farkındalığı ve deneyimi adil ve anlamlı bir şekilde kullanabilme gücü.
Biri eksikse, diğerleri yara alır.
Ama hepsi birlikte harekete geçerse:
Toplumsal dönüşüm başlar.
İnsani bir gelecek mümkün olur.
Değişim bireyle başlar, toplulukla çoğalır.
Ve bu güzel ülkenin insanları, en iyisini hak ediyor.
Gelin, bu hedefleri yalnızca konuşmayalım.
Hayatımıza katalım.
Çünkü gelecek birlikte mümkün.
Birleşmiş Milletler’in Türkiye için belirlediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ndan alıntıyla hazırlanmıştır. Bu yazıyı yazma ilhamını Linkedin de yazısını okuduğum Dr. Sertaç Doğanay’dan aldım.





















