İş Yaşamında Cinsiyet Eşitliğine Dair Bir Anekdot

Sevgili kadınlar, haklarınızın farkına vardığınız, onlar için cesurca ayağa kalktığınız, kariyerinize, gelirinize, değerinize ve değerlerinize sahip çıktığınız bir yıl olsun. İş tercihlerinizi kadın dostu şirketlerden yana kullanın, kendinizi yok yere kullandırmayın. Anlatacağım olayı lütfen bu gözle okuyun.

Toplantı masasında dört erkek iki kadın oturuyorlardı. Esra çevresindeki yüzlere göz gezdirerek “Burnumun dibindeydi peki bunu fark etmek neden bu kadar uzun sürdü?” diye düşündü.  Bu yıl önemli birkaç proje vardı. Projelerin dağılımı proje sorumluluğunu alan kişilerin o yılın sonundaki terfilerini ve gelir düzeyini etkileyecekti. Birkaç senedir çok kritik projeleri üstelenip, geç saatlere kadar çalışmasına rağmen çevresindekilerin birer birer yükseldiğini ama kendisinin yerinde saydığını fark ettiği andan kısa bir süre sonra diğer kadınların aynı durumda olduğunu idrak etti. Erkekler birkaç katlı evlerin çevresinde yükselen gökdeleneler misali tırmanıyorlardı merdivenleri. Bunu fark etmemiş olmayı diledi çünkü artık huzuru kaçmıştı bir kere. Bunu fark ettikten sonra yüzleşmemek imkânsız olurdu.

Proje paylaşımına geçilmeden evvel, projelerde görev alması gereken ama açık olan uzman kadroları ile ilgili konuşmalar başladı. Masada bulunanların lideri konumundaki yönetici -ki kendisi iyi bir üniversiteden mezun kariyeri parlak ve sevilen bir kişiydi- “Kadın almayalım, sonra doğum iznine ayrılıp bir seneyi ziyan ediyorlar” dedi. Erkekler buna güldü. Esra içinden öfkenin yükseldiğini hissetti. Doğum iznini bile doğru dürüst kullanmamış hamileliğinin izinli aylarında evden çalışmış, sorumluluğu altındaki hiçbir işi uykusuzluk pahasına aksatmamıştı. Her iki saatte bir emzirilmesi gereken, gazı, bezi bir sürü yan servisi ile bakım isteyen yeni doğmuş bir bebeğe bu hizmeti sunmanın ne demek olduğunu yaşayabilmelerini diledi içinden. Masadaki diğer kadın arkadaşı Merve bilinçsiz bir kahkaha ile katılmıştı gülüşmelere. Merve’ye bakarak “Hatırlat da böylelerini doğurmayalım” dedi. Masada soğuk bir hava esti.

Beklendiği üzere projeler erkeklere devredilirken kadınlardan da destek olmaları istendi. Ekipteki diğer yöneticiler memnun, kadınlar soru işaretleri ile kalktılar masadan. Şimdi ne yapacaklardı?

Tüm emekçi kadınların 8 Mart Kadınlar Gününü kutlarım.

Sevgiyle,

Tülin Kahvecioğlu

Lider ve üst düzey yönetici koçu

Bahçebiz Gelişim Akademisi

Kurucu Ortak


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikOscar’lar 89. Kez Sahiplerini Buldu
Sonraki İçerikGalata’da Yahudi İzi ve Musevi Müzesi
Tülin Kahvecioğlu
BAHÇEBİZ GELİŞİM AKADEMİSİ Kurucu. Üst Düzey Yönetici ve Lider Koçu, Eğitmen. Ankara Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması mezunudur. 2005 yılından bu yana koçluk ve eğitmenlik yapmaktadır. Erickson College Koçluğun Bilimi ve Sanatı, CRR ( ORSC)- İlişki Sistemleri Koçluğu modellerinin eğitimlerini tamamlamıştır. Usta koç seviyesinde 5000 saatin üzerinde deneyimlidir. Mentor koçtur. Liderlik ve koçluk alanındaki bilgilerini dâhil olduğu uluslararası ilişkiler aracılığı ile yeni ve taze tutar. 2007-2015 yılları arasında Inside Out Uluslararası koçluk şirketinin Türkiye kurucusu ve lisansörü olarak yer almıştır. Liderliğin zeka ve cinsiyet boyutları ile ilgili deneyimlidir. Amerika merkezli Neuro Leadership Institue’dan Neuro Leadership eğitimini ve Kanada merkezli Noble Solutions Inc. ‘den Cinergy, Anlaşmazlık Yönetimi Koçluğu eğitimlerini tamamlamıştır. Çalışmalarında bilimsellik, bilgi ve sezgiden hareket eder. Uzak doğu, Hindistan felsefeleri ile gelişim, insanı ve yaratımı anlamaya yönelik ezoterik çalışmalar da ilgi alanındadır. Bedeni, ruhu, kalbi, zihni potasında birleştirerek çalışır. Yazmaya 2005 yılında başlamıştır. Yazılarında aldığı eğitimlerden ve yaptığı araştırmalardan öğrendiklerini, deneyimlerini, gözlem ve önerilerini paylaşır. Beni ifade edecek cümle, “Görmeyi istediğin değişikliğin kendisi ol”manın yolculuğunda.