Güzel İnsanların Şehri: Van

Van depreminin üzerinden günler geçti. Yaralar sarılmaya, ümitler yeşertilmeye çalışılıyor. Herkes, yeniden Van’ın toparlanabilmesi, ayağa kalkabilmesi için, bir şeyler yapmaya çabalıyor. Kedisi, gölü, kahvaltısı dışında, bilmediğimiz ne çok şeyinin olduğunu fark ediyoruz artık Van ismini duyunca…

Geçtiğimiz Mart ayında Van’da idim. Geçtiğimiz günlerde yaşadığımız Van-Erciş depremi üzerine de gecikmiş olan Van yazımı yazmak istedim.

Hatay ile başlayan Türkiye’nin güzelliklerini görme hevesimle Van’ı, meşhur Van Gölü’nü ve Van kedisini görmek için yola çıktım. Gidince anladım ki, Van’ı meşhur edenler dışında Van’da görmem gereken çok şey, tanımam ve anlamam gereken insanlar varmış.
Belki şimdi anlatacağım yerlerin bir kısmı büyük zarar gördü ya da benim güzelliklerle hatırladığım yerler acı anılarla doldu. Dileğim, güzel hatıraların yeniden yaşanabileceği bir Van, en kısa zamanda.

Gelelim Van’da görülmesi ve yapılması gerekenlerle, tadına bakılması gerekenlere…

Van Gölü
Van deyince akla Van Gölü geliyor demiştim ya başta; Vanlılar ona ‘deniz’ diyor, öyle büyük öyle ihtişamlı olunca… Uçakta pilotumuz Van Gölü çevresinde nereler olduğunu anlatırken büyüsüne kapılıverdim Van Gölü’nün… Acaba Van Gölü Canavarı var mıydı gerçekten? Dünyanın en büyük sodalı gölü, Türkiye’nin ise en büyük gölü.  Çevresini sarmış dağların karlı zirvelerinin arasında pırıl pırıldı Van Gölü…

Gölün kıyısına yürüyüş alanları yapılmış,  karşı kıyıya Tatvan’a giden arabalı vapurlar da buradaki iskeleden kalkıyor. Bu vapurlarda aynı zamanda trenler de taşınıyor. Oldukça ilginç… Akşam yürüyüşü yapmak için keyifli bir rota.

Van Kalesi
Van’ın merkezinden minibüslerle ulaşabilecek mesafede (yaklaşık 5 km) olan Van Kalesi, mutlaka görülmesi gerekenler listesinde olmalı.Merdivenlerle tırmanabileceğiniz tepenin üstüne inşa edilmiş kale, Urartulara başkentlik yapmış. İnce uzun bir krater tepesinin üzerine kurulu kaleden, gün batımını izlemek paha biçilmez. Ayrıca bütün Van da, ayaklarınızın altında. Kalenin girişinde de, eski Van evi örneklerinden var birkaç tane, hediyelik eşya alabileceğiniz dükkanlar da bulunmakta.

Van Kedi Evi
Van kedilerinin soyu tükenmekte olduğundan, koruma altındalar. Bu nedenle de sadece Yüzüncü Yıl Üniversitesi’ndeki Kedi Evi’nde gerçek Van kedisi görebilirsiniz. Ancak ne yazık ki, hafta sonları kapalı. Urartu Halı’nın bahçesinde de bir kedi evi var. Böylece kedileri görme fırsatını hafta sonu kaçıranlar, buraya gelerek, Van kedilerini görebilirler.

Van Müzesi ve Çarşısı
Van Müzesi de ziyaret edilecek yerler arasında. Urartulardan kalma pek çok değerli parça burada sergileniyor. Müzeden aşağıya doğru şehir merkezi ve Van çarşısına doğru Van merkezindeki geziye devam edilebilir. Restoranlar, kahvaltı salonları, oteller bu bölgede.

Akdamar Adası ve Akdamar Kilisesi
Adını Ah Tamara Efsanesi’nden alan Akdamar adası, Gevaş ilçesine 10 km. uzaklıkta. İlçeden minibüslerle ya da taksiyle iskeleye gelip, iskeleden de adaya teknelerle geçebilirsiniz. Öyle güzel ki manzara… Van Gölü’nü çevreleyen karlı zirveleri seyrederek, adaya doğru gölün üstünde sakin sakin ilerliyoruz. Göl de öyle sakin, öyle durgun ki…

Adadaki kilise geçtiğimiz yıl ibadete açıldıktan sonra, epey turist çekmeye başlamış. Fena olmayan restorasyonu beni mutlu etti. Umarım daha çok ziyaretçisi olur. Çay bahçesinde oturup kahvemizi yudumlarken yine zirvelere dalıp gidiyoruz…

Muradiye Şelalesi
Van’a 90 km. mesafede olan Muradiye Şelalesi de, görülmeye değer yerlerden. Ulaşım biraz sorunlu, Van merkezden minibüsler kalkıyor ama yola çıkarken dönüş olup olmadığını muhakkak sorun. Karlar arasından akan şelale, baharda çiçekler açtığında eminim daha da güzel olur.

Van Kahvaltı Salonları
Van deyince ilk akla gelenlerden biri de, Van kahvaltısı. Cacık (kahvaltılık),  murtuğa (içinde tereyağı,un ve yumurta var) ve kavut (içinde esmer buğday, süt ve un var), Van otlu peyniri, bal, kaymak ve daha bir sürü kahvaltılıkla hazırlanan kahvaltı servisi sabah 04:00’te başlıyor. Kahvaltı salonları en geç 12:00’de kapanmış oluyor. Erken giden en taze kahvaltıların tadını çıkarıyor. Kahvaltı salonlarının en meşhuru “Bak Hele Bak” kahvaltı salonu; Yusuf Konak Van kahvaltısını önce Türkiye, sonra da dünyaya tanıtmaya niyetli.

Van İnci Kefali
Van gölünde yetişen tek balık cinsi, Van İnci Kefali. Özellikle göç zamanında suyun akış yönünün tersine gitmeye çalışarak harika bir dans gösterisi sunan balıkların avlanma zamanı kış dönemidir.

Van’ın Güzel İnsanları
Oradaki doğal ve tarihi güzelliklerin yanı sıra, insanlarının da güzelliklerine şahit oldum.
Misafirperver, cana yakın, yardımsever…İki gün boyunca bizi misafir eden Yusuf’a buradan tekrar teşekkürlerimi iletiyorum.

Van’a bir ateş düştü, tüm Türkiye seferber oldu. Seferberliğin devam etmesi, yaraların hızla sarılması gerek. Unutmayın, Van hala yardım bekliyor! Maddi, manevi… Elinizden ne gelirse…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: