Güne Şiirle Başla

Güne başlarken şiir okumak, yıllar önce başlattığım bir alışkanlığım. Şimdi hatırlamıyorum ne neden oldu, hangi şiir başlattı, ya da hangi durum. İyi ki başlamışım. Başucumda duran bir kaç şiir kitabı ilk el attığım sayfalarından birini öylesine açıp okuduğum şiirlerle beni güne başlattı. Kendimi iyi hissettim bazen okuduğum şiirler acıyı anlatsa da.

Gün içinde de şiir beni çekti kendine. Coşkuluyken, üzüntülüyken, kızgınken çağırdı beni dizeler. Hala sürüyor bu alışkanlığım. Neden şiir diye düşünüyorum. Gülten Akın’ın şu tanımlaması yardımıma koşuyor. “Şiir hem haz, hem derinlik, hem sonsuz bir bağımsızlık, bağsızlık, hem çok ince bir denge, bir iç düzen. Sabır ve coşku.”

Güne Şiirle Başla

“Şiir, her şeyi söyleyebilmek sanatı, her şeyi açabilmek sanatıdır.”  diyen Cemal Süreya da duygularıma tercüman oluyor.

Kütüphanemde 2 yüzü aşkın şiir kitabım var. Sözcüklerinin buluşmasına hayran olduğum ne çok şair var. İsimlerini tek tek saymak isterdim, ancak bu yazımda sevdiğim kadın şairlerden sevdiğim bir kaç şiiri paylaşmak istiyorum.

SENİ SEVDİM

Seni sevdim, seni birdenbire değil usul usul sevdim

“Uyandım bir sabah” gibi değil, öyle değil

Nasıl yürür özsu dal uçlarına

Ve günışığı sislerden düşsel ovalara

Susuzdu, suya değdi dudaklarım seni sevdim

Mevsim kirazlardan eriklerden geçti yaza döndü

Yitik ceren arayı arayı anasını buldu

Adın ölmezlendi bir ağız da benden geçerek

Soludum, üfledim, yaprak pırpırlandı Ağustos dindi

Seni sevdim, sevgilerim senden geçerek bütünlendi

Seni sevdim, küçük yuvarlak adamlar

Ve onların yoğun boyunlu kadınları

Düz gitmeden önce ülkeyi bir baştan bir başa

Yalana yaslanmış bir çeşit erk kurulmadan önce

Köprüler ve yollar tahviller senetler hükmünde

Dışa açılmadan önce içe açılmadan önce kapanmadan önce

Nehirlerimiz ve dağlarımız ve başka başka nelerimiz

Senet senet satılmadan önce

Şirketler vakıflar ocaklar kutsal kılınıp

Tanrı parsellenip kapatılmadan önce

Seni sevdim. Artık tek mümkünüm sensin

Gülten  AKIN (1933 – 2015)

Kırmızı Karanfil adlı şiir kitabını edinebilirsiniz. İlk yazdığı şiirlerden itibaren bir toplu şiirler kitaplarının ilkidir. Tüm şiirlerini 3 kitapta topladı. Bir de Beni Sorarsan adlı şiir kitabını öneririm.

gülten akın

Bilseydim

Bilseydim sonbaharda olacağını bu işin

Yazı bir yana iterdim

Yarı kızgın, yarı gülüşle

Ev kadınlarının sinekleri kovduğu gibi..

Bir yıl içinde buluşacağımızı bilseydim

Ayları yumak yapardım

Ayrı ayrı dolaplara doldurur

Günlerini beklerdim..

Şayet asırlar unutsaydı gelişmeyi

Onları elime dolardım

Parmaklarım durana kadar

Geçmiş günlerin içinde..

Bilseydim ne zaman biteceğini ömrün,

İkimizin ömrünün

Onları bir meyva kabuğu gibi soyar

Tadlarına bakardım…

 

Emily Dickinson (1830 – 1886)

emily-dickinsonBenim için en özel şairlerden biri. Şiirlerinden ve yaşam öyküsünden etkilendiğim bir başka kadın. Yukarıdaki dizeler benim için bir yaşam felsefesi, hoşgörüyü bana her an hatırlatan kelimeler…

Emily Dickinson, uzun yıllar evinden dışarı çıkmadan yaşar, iki bin civarında şiir yazar, yaşarken sadece üç beş tane şiiri yayınlanır. Ailesi fark etmez bile şiir yazdığını, ölümünden sonra odasında düzenlenmiş şiirleri ortaya çıkar ve bugün en önemli modern şairlerden biri kabul edilir.

Önerdiğim bir kitabı var, Seçme Şiirler/Emily Dickinson/Türkiye İş Bankası Kültür Yayınlarından yayınlanmış.

Bir Ardıç Kuşuyum Ben

Yüzünü biriktiriyorum şimdi

Çünkü ben, bir ardıç kuşu gibi

Kendi ölümüyle beslenen

Güncesi ayrılıklarla dolu

Ve teni her yaz

Ayrı güneşlerde yanan bir çocuğum.

Ne kadar alışkınım bilsen

Yazılmayacak mektuplar için adresler alıp-vermeye

Yılların yorgunluğuyla sararan

Silik, umarsız, gizini saklı tutan

Ve bir daha yaşanmayan resimlere.

Yüzünü biriktiriyorum; çünkü yüzün

Bir sevda tohumu şimdi.

Geçerken ürpertilerle karanlıklar içinden

Tutsak ve ağzımıza sığmayan dillerimizle

Geçerken gecenin pususunda bir ırmaktan

Bütün özlemleri tadan, bütün romanlarda

Yeniden dünyaya gelen o çocuk

Ağlıyor arkamdan

Beni bırakma… Bırakma beni…

Kaç kişinin gücü yetmiştir

Yasaklanmış bir aşkı savunmaya…

Yüzünü biriktiriyorum şimdi.

Soyları kocalarının adında eriyen

Göçmen kadınlar gibi hüzünlü ve sesim titreyerek

Ne kadar alışkınım bilsen

Bütün kanamalara gülümseyerek.

Bir ardıç kuşuyum ben

Toprağa düşeceğim bir gün

İçimde çimlenen tohum çatlatıp yüreğimi

Ağaca dönsün ve yüzyıl yaşasın diye

Hiç ardıma bakmadan öleceğim.

Yüzünü biriktiriyorum şimdi.

Zerrin Taşpınar (1947 –  …. )

Bir Ardıç Kuşuyum Ben adlı şiir kitabını öneririm.

Başucunuzda bir şiir kitabınız olsun, her gün bir kaç satır ile arkadaşınız olsun, benim şiirim diyeceğiniz şiirleriniz olsun ve sözcüklerle sohbetiniz bol olsun. Duygularınız şiir olsun.

Yıllar önce yazdığım bir şiiri sizlere hediye etmek istiyorum.

Benim Yıldızlarım Var

Benim yıldızlarım var…

Ben hâlâ hayal kurar ve yıldızlara uzanırım.

Her seferinde birkaç tane alır, başucumda duran çekmeceme atarım.

Ertesi akşam korkarak bakarım gökyüzüne, ya bittilerse?

Ama onlar paylaşımdan memnun,

Sırrımı saklar ve her gün yeniden çoğalırlar.

Yıldızlarım benim geleceğim,

Yıldızlar benim umudum,

Yıldızlarım benim hayallerimin arkadaşı.

Yıldızlar hayallerime giden yolun ışığı…

İsterseniz,

Eğer gerçekten isterseniz paylaşırım yıldızlarımı sizinle.

Ya da siz denersiniz, hemen, evet bu gece,

Giderken kimse görmeden alıverirsiniz birkaç tane…

Korkmayın tükenmez yıldızlar…

Sizin de yıldızınız tükenmesin…

Yasemin Sungur

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikAdil Ticaret – Fair Trade
Sonraki İçerikSevgi ve Sükûnet Üzerine
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...