Cesaretinizi Kuşanın!

Hadi gelin sorularla başlayalım.

Cesaret sizin için ne demek?

Kendinizi ne kadar cesur bulursunuz?

Yaşamınızda kendinizi en cesur hissettiğiniz anlar nelerdi?

O anlarda cesur bir şekilde harekete geçmenize ne/neler sebep oldu?

Bugün biraz daha cesur olsanız hayatınızda neler farklı olurdu?

Nereden başlayacağınızı biliyor musunuz?

Cesareti düşününce yanına hemen korku koşup geliyor. Korku yaşamdaki en köklü duygulardan biridir. İnsan türünün devamının garantörlerindendir. Tehlike ve tehdit duygusu ile harekete geçer. Organizmayı hayatta tutacak seçeneklerin peşine düşer.    Cesaret korkuya rağmen olma halini ifade eder. Sonucun tam olarak ön görülemediği durumlarda ortaya çıkar. Korku sınırlı seçenekler diyarıyken cesaret bilinen kaynakların ötesini işaret eder.

Gün içinde daha çok cesur olmayı dilediğimiz anlar itiraz etmek isterken sessiz kalışımızda, atmak istediğimiz adımdan vaz geçtiğimizde, daha fazlasını isterken durduğumuzda, yüksek hedefleri küçülttüğümüzde, sunum için sahnede olduğumuz gibi görünebilmektedir.

Cesaret değiştirebilmektir, bırakabilmektir, paylaşabilmektir, teslim olmaktır. Güvenmektir kendi kaynaklarına ve gücüne. İnat etmektir bazen de.

Bu satırları yazarken sorularıma maruz kalan sevgili Levent Vardal tam da bu coğrafyanın mitolojisinden bir hikâye anlattı.

Paris’in Helena’ya olan aşkı her ne kadar kardeşi prens Hector’un ölümüne hatta bir uygarlığın yok olmasına sebep olmuş olsa da bu hikâyenin altyapısında cesaret öğesinin yattığını söyleyebiliriz. Bu yarı mitolojik hikâyenin içine girdiğimizde Paris in büyük bir aşık fakat bir o kadar da korkak bir kişilik olduğu izlenimi uyanmakta…

Hector’un kardeşi Paris’in katledilmesine izin vermeyerek düello alanına müdahale etmesi, Paris’in kaçarak Hector’un arkasına sığınması sırasıyla cesaret ve korkaklık örnekleri olarak gösterilebilir.

Halkını savaştan korumak isteyen Hector’un duygusal davranarak aşırı cesareti ile kardeşini kurtarması, kendi ölümü ile sonuçlanacak olan hatta Truva’nın dağılmasına neden olacak olayları başlatır. Bununla beraber Hector’un ölümü üzerine Paris’in Helena’yı koruma isteği ve Achilleus’u öldürüşü belki de korkularının etkisi ile cesaret olgusunun öne çıkmasına neden olmuştur. Bütün bu yaşananların açıklamasını cesaret, korku ve endişe üçgeni ile açıklayabiliriz. Ve tabii ki aşk, sevgi aidiyet.

Bizi korkmaya, kaygılanmaya ya da cesur olmaya yönelten hallerin içinde o halleri harekete geçiren duygu ve düşünceleri anlayarak cesaretimizi bütünde kendimiz, çevremiz ve dünya için hayırlı olacak şekilde daha etkin kullanmanın yollarını bulabiliriz.

İçinizdeki korkuyu da cesareti de içtenlikle kucaklamanız dileği ile.

Sevgiyle kalın.

Tülin Kahvecioğlu,

Bahçebiz Gelişim Akademisi Kurucu Ortak, Lider Koçu, Mentor, Eğitmen.


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikOkurun Gözünden: Mansfield Park
Sonraki İçerikYaz(ı) Kampı var
Tülin Kahvecioğlu
BAHÇEBİZ GELİŞİM AKADEMİSİ Kurucu. Üst Düzey Yönetici ve Lider Koçu, Eğitmen. Ankara Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması mezunudur. 2005 yılından bu yana koçluk ve eğitmenlik yapmaktadır. Erickson College Koçluğun Bilimi ve Sanatı, CRR ( ORSC)- İlişki Sistemleri Koçluğu modellerinin eğitimlerini tamamlamıştır. Usta koç seviyesinde 5000 saatin üzerinde deneyimlidir. Mentor koçtur. Liderlik ve koçluk alanındaki bilgilerini dâhil olduğu uluslararası ilişkiler aracılığı ile yeni ve taze tutar. 2007-2015 yılları arasında Inside Out Uluslararası koçluk şirketinin Türkiye kurucusu ve lisansörü olarak yer almıştır. Liderliğin zeka ve cinsiyet boyutları ile ilgili deneyimlidir. Amerika merkezli Neuro Leadership Institue’dan Neuro Leadership eğitimini ve Kanada merkezli Noble Solutions Inc. ‘den Cinergy, Anlaşmazlık Yönetimi Koçluğu eğitimlerini tamamlamıştır. Çalışmalarında bilimsellik, bilgi ve sezgiden hareket eder. Uzak doğu, Hindistan felsefeleri ile gelişim, insanı ve yaratımı anlamaya yönelik ezoterik çalışmalar da ilgi alanındadır. Bedeni, ruhu, kalbi, zihni potasında birleştirerek çalışır. Yazmaya 2005 yılında başlamıştır. Yazılarında aldığı eğitimlerden ve yaptığı araştırmalardan öğrendiklerini, deneyimlerini, gözlem ve önerilerini paylaşır. Beni ifade edecek cümle, “Görmeyi istediğin değişikliğin kendisi ol”manın yolculuğunda.