“Bugün de Ölmedim Anne” Ahmet Erhan

Sevdiğim pek çok şiirin babası, Türk şiirinin önemli isimlerinden Ahmet Erhan, önceki gece 3 Ağustos 2013 tarihinde 55 yaşında hayatını kaybetmiş.

Pazar sabahı facebook’da çok sevgili dostumuz Selim Tuncer’in sayfasında
“Sen de: -Bir arkadaşın öldü
Ben diyeyim: -Kardeşim!”

Ahmet Erhan (8 Şubat 1958-3 Ağustos 2013) Nur içinde yat kardeşim.

ahmet erhan1Yazısını gördüğümde ölüm haberinin Ahmet Erhan için olduğunu az sonra anladım. Benim çok sevdiğim şairim olduğunu anladığımda çok üzüldüm.

Selim’in okul arkadaşı olduğunu ölümüyle öğrendim sevdiğim şiirlerin babasının. İnşallah ilk fırsatta sohbet ederiz şairin şiirlerini ve yaşamını konuşarak.

Biz Kitap ile Sohbet buluşmalarımızı şiir okuyarak açar, şiir okuyarak kapatırız. Okuduğumuz şiirleri de o günün tarihi ile bir arkadaşımıza hediye ederiz. Ben yıllardır güne şiir okuyarak başlarım. Başucumda duran bir şiir kitabından rastgele bir sayfa veya bilgisayarımda topladığım şiirler & şairler arşivimden çoğu zaman rastgele seçtiğim bir şiir, bazen bir kaç tane… Şiir okumak zihnimi gündemin dışına çıkarır, unuttuğum bazı kavramları hatırlatır ve duyularımı canlandırır. Farkındalığımı artırır.

Ahmet Erhan kimdir diye sorarsanız; 1958 yılında Ankara’da doğmuş, çocukluğu ve ilk gençliği Mersin ve Adana’da geçmiş. Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimi görmüşUzun yıllar Türkçe öğretmenliği yapmış, ben çok isterdim öğretmenim olsun. Ahmet Erhan benim Türkçe öğretmenim olsaydı ben bugün daha farklı olurdum kesin… Gençliğinde futbol oynamış, bir şairin futbol oynaması beni şaşırtmıştır, futbolu da kelimelerle oynadığı gibi oynamış mıdır? Ağır bir sakatlık geçirince futbolu bırakmış (buna sevindim nerdeyse), şiir yazmaya başlamış.

İlk kitabı Alacakaranlıktaki Ülke’yle 22 yaşında Behçet Necatigil Şiir Ödülü’nü kazanmış. Ayrıca Yunus Nadi, Cemal Süreya ve Halil Kocagöz şiir ödüllerini de kazanmış.

OĞUL
Anne ben geldim, üstüm başım
Uzak yolların tozlarıyla perişan
Çoktan paralandı ördüğün kazak
Üzerinde yeşil nakışlar olan

Anne ben geldim, yoruldum artık
Her yol ağzında kendime rastlamaktan
Hep acılı, sarhoş ve sarsak
Şiirler çırpıştıran bi adam

Kurumuş kuyunun suyu, incirin
sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları, dikenler bürümüş

Kapıdaki çıngırak kararmış nemden
Atnalı ve sarmısak duruyor ama
Oğlum, mektup yaz diyen
Sesin hala kulaklarımda

Anne ben geldim, ağdaki balık
Bardaktaki su kadar umarsızım
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsızın..

ahmet erhan2Ahmet ERHAN’ın bu şiirini Teoman besteleyerek yorumlamıştır.
http://www.youtube.com/watch?v=MqnP-4ilkYY&feature=youtu.be

Çok sevdiğim ve eminim çoğunuzun bildiği şiirini de Ahmet Kaya okumuştur…
http://www.youtube.com/watch?v=O9HOAQh1068
Şiir kitabı satmaz derler ülkemizde… Hiç satın aldınız mı? Haydi bir şiir kitabı alın kendinize, koyun baş ucunuza ve her gün bir şiir hediye edin kendinize.

Şair ölmüştür ancak şiiri ölmez siz okudukça…

Ahmet Erhan’ın Yayınlamış Kitapları

“Alacakaranlıktaki Ülke” (1981) – (Behçet Necatigil Şiir Ödülü)
“Yaşamın Ufuk Çizgisi” – Akdeniz Lirikleri (1982)
“Ateşi Çalmayı Deneyenler İçin” (1984)
“Deniz, Unutma Adını!” (1992) – Yunus Nadi Armağanı
“Öteki Şiirler 1976-1991” (1993)
“Sevda Şiirleri / Zeytin Ağacı” (1993)
“Çağdaş Yenilgiler Ansiklopedisi” (1997) -Cemal Süreya Şiir Ödülü, Halil Kocagöz Şiir Ödülü
“Köpek Yılları” (1998)
“Ölüm Nedeni: Bilinmiyor” (1998)
“Resimli ‘Ahmetler’ Tarihi” (2001)
“Bugün De Ölmedim Anne – Toplu Şiirler” (2001)
“Ankara – İstanbul Karatreni” (2001)
“Ne Balık Ne De Kuş” (2002)
“Kaybolmuş Bir Köpek İlanı” (2003)
“Şehirde Bir Yılkı Atı” (2005) – Behçet Aysan Şiir Ödülü
“Buz Üstünde Yürür Gibi – Seçme Şiirler” (2006)
“Sahibinden Satılık” (2008) – Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikFrida Kahlo “Tutkuyu Acıdan Almak Mümkün Mü?”
Sonraki İçerikBayram tadındaki masal ülkem
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...