Bir Meclis Açıldı, Bir Gelecek Kuruldu
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bir halk, kendi kaderini eline aldı. Bu tarih, sadece bir devletin değil, bir geleceğin başlangıcıydı. Ve o gelecek, çocuklara armağan edildi.
“Küçük hanımlar, küçük beyler… Sizler hepiniz, geleceğin bir gülü, yıldızı, bir bahtının aydınlığısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Çocukken Bayram, Şimdi Sorumluluk
Ben çocukken 23 Nisan’ın yaklaşması demek, okulda şarkılar, danslar, şiirler ve kostümler ile bayrama hazırlanmaktı. Okulun bahçesinde günlerce süren provalar, kostümler, müzikler… Gösteri günü geldiğinde kalbim küt küt atardı. O alkışlar arasında çocuk olmanın coşkusunu yaşardık. Kendimi görünür, değerli ve ait hissederdim. Kıvanç duyardım. Bugün düşünüyorum da, çocuklarımız için de benzer hisler var mı?
Sonra hayatımıza TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği girdi. Pek çok ülkeden gelen çocuklarla 23 Nisan bir hafta kutlanıyordu. 1979 yılından beri her yıl Türkiye Radyo Televizyon Kurumu tarafından düzenlenen uluslararası çocuk şenliği. Dünyadaki pek çok ülkeden Türkiye’ye gelen 8-14 yaşları arasındaki çocuklar, çocuklu gönüllü Türk aileler tarafından evlerinde ağırlanırdı. Şenlik her yıl ortalama 40 ülkenin katılımıyla gerçekleşirdi. 1979’dan bu yana, 90 farklı ülkeden 20 bin kadar çocuk ve yaklaşık 5 bin grup lideri katılmıştır.
Yeni Nesil, Eski Sıkıntılar
Çocuklar bugün teknolojiye çok yakın, bilgiye çok hızlı ulaşabiliyor. Ancak hâlâ oyun oynamaya, güvenle büyümeye, eşit fırsatlara erişmeye ihtiyaçları var. Bazı çocuklar hâlâ temel eğitim hakkına bile sahip değil. Kimisi savaşta, kimisi çalışmak zorunda. Şehirlerde bile sınav baskısı altında çocukluklarını yaşayamayanlar var.
“TÜİK’in “İstatistiklerle Çocuk 2024” raporuna göre, Türkiye’de her dört çocuktan biri çalışıyor. Çocukların %30’undan fazlası günde en az bir et, tavuk veya balık tüketemiyor. Günde en az bir kez taze meyve veya sebze tüketemeyen çocukların oranıysa %10. İSİG verilerine göre ise son 11 yılda 742 çocuk ve Nisan ayında ise en az 5 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti.”
“Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Bu milletin yarını olan çocuklar da bu egemenliğin eşit parçasıdır.
Atatürk’ün Çocuklara Bıraktığı Miras
Atatürk çocuklara sadece sevgisini değil, inancını da verdi. Onları edilgen değil, toplumu şekillendiren bireyler olarak gördü.
“Bugünün küçükleri, yarının büyükleridir. Vatanı korumak, çocukları korumakla başlar.”
— Mustafa Kemal Atatürk
Bu yüzden 23 Nisan, sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda bir hatırlatma günüdür: Biz yetişkinler, bu mirasa ne kadar sahip çıkıyoruz?
Emanetin Sorumluluğu
Çocuklara bayram sunmak güzeldir, ama asıl görev; onlara yaşanabilir bir gelecek sunmaktır. Bu yalnızca devletin değil, hepimizin sorumluluğudur. Çocuklara hayal kurabilecekleri, hata yapabilecekleri, konuşabilecekleri alanlar açmak zorundayız. Sessiz kalmasınlar. Çünkü geleceğe ancak onlar yön verebilir.
“Ben çocukken bana verilen değeri hissettim. Şimdi sıra bizde. Çocuklara sadece sevgi değil, alan da vermeliyiz.”
Bayramlar Geçer, Emanet Kalır
23 Nisan kutlu olsun. Bu bayramı sadece gösterilerle değil, düşünerek de kutlayalım. Unutmayalım: Bayramlar geçer. Ama Atatürk’ün emaneti, hep kalır.






















