Antalya Kültür Sanat’tan Yeni Sezonda Üç Sergi Birden

Antalya Ticaret Odası (ATSO) Vakfı bünyesindeki Antalya Kültür Sanat’ın geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen 2019 güz sezonu, ‘yeni/başka’ dünya tasavvurlarını yapıtlarına yansıtan üç sanatçının sergisiyle başladı.       

Antalya Ticaret Odası (ATSO) Vakfı bünyesindeki Antalya Kültür Sanat’ın geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirilen 2019 güz sezonu,  ‘yeni/başka’ dünya tasavvurlarını yapıtlarına yansıtan üç sanatçının sergisiyle başladı. Sergide Elvan Alpay’ın “Cennet Uzaklarda Bir Vaat mi?”, Tayfun Erdoğmuş‘un “Yeni Dünya Katmanları” ve Melek Mazıcı’nın “Şeffaf Yansımalar” başlıklı sergilerini  sanatsever 1 Aralık’a kadar gezebilecekler.

Galeri Nev İstanbul işbirliği hazırlanan sergilerde sanatçılar, kendi “yeni / başka dünya tasavvurları”nı yapıtlarıyla ifade ederken, AKS, yaşamakta olduğumuz iklim krizine karşı “yeni / başka dünyalar tasavvur etmeli ve yaşama biçimlerimizi değiştirmeliyiz” fikrini bütün sezon etkinliklerinin ana eksenine yerleştirerek farkındalığa katkı yapmayı amaçlıyor. Koyu Yeşil Belgeselleri kuşağı ağaç ve ormanı, AKS’ta Sinema distopya filmlerini merkeze alırken çocuk ve yetişkinler için iklim krizi farkındalığını artıracak atölyeler planlanıyor.

“Kendimizi ancak kendimiz iyileştirebiliriz.”

Sergi açılışında Antalyalı sanatseverlerle bir araya gelen ressam Elvan Alpay, ‘Cennet Uzaklar da Bir Vaat mi?’ başlıklı sergisi ile ilgili olarak şunları söyledi: “Bildiğiniz gibi AKS’de sergilenen eserlerim daha evvel Galeri Nev’de “Oyun Bitti/ Hadi Oynayalım’ başlıklı sergimde yer alan eserlerden oluşuyor. Bu sergide “oyun bitti” vurgusu yapmam, kendimizi ancak kendimizin iyileştirebileceğine dikkat çekmekti.  Eğer iyi olma durumunu bir cennet olarak algılıyorsak, bu güç bizde, özümüzde ama, ancak ve ancak doğayla bir ilişki, bir bütünlük içinde olabilirsek mümkün. Doğadan kopan insanın ne yaparsa yapsın iyi olma şansı olmuyor.”

“Durarak bakmak bizim vicdanımızı harekete geçiriyor.”

Eserlerini kurutulmuş yaprak, çiçek gibi organik “natürmort” malzemeleri doğadaki hallerinin aksine, organize bir biçimde kurgulayarak kompozisyonlar yaratan Tayfun Erdoğmuş da eserlerinin yaratım sürecinin sabır istediğini belirterek şunları söyledi: “Hızla geçen bir zaman var. Varlık ve zaman ilişkimiz değişti. Var olmamız artık bu zamanın hızıyla ilgili dolayısıyla birçok şeye durup bakamıyoruz. Birçok şeyi hissedemiyoruz, algılayamıyoruz. Benim oldukça uzun sayılabilecek sürede ortaya çıkardığım eserlerime bakan kişilerin de ona bu zamanı vermesini, durarak bakmasını, düşünmesini isterim. Çünkü durarak bakmak bizim vicdanımızı harekete geçiriyor.”

AKS’nin açıldığı günden bu yana Antalya’nın kültür-sanat iklime çok şey kattığını ifade eden ATSO Başkanı Davut Çetin, “AKS, 4 yıl önce Antalya’nın kültür-sanat yaşamına katkı sunmaya başladı. 4 yılda uzun soluklu 16 sergi açıldı, 80 bine yakın ziyaretçimiz oldu. Çocuklarımıza yönelik sanat atölyelerimize katılım ise her geçen yıl katlanarak arttı. Sanatı çocuklarımıza, gençlerimize sevdirerek yaygınlaştırma çabası gösteriyoruz. Yeni sezona üç ayrı salonda üç ayrı sanatçının sergilerinin açılışıyla başladık. Bu sergilerle ilgili olarak hem yetişkinlere hem de çocuk ve gençlere yönelik atölye çalışmalarımız da olacak” dedi.

Sergi 1 Aralık 2019 tarihine kadar gezilebilecek.

Seher Özen Karadeniz


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikPeople Make The Brand “Psikolojik Sermaye” Diyecek
Sonraki İçerikHAİKU: Damıtılmış Duyguların Şiir Hali
Seher Özen Karadeniz
İletişimci /Eğitmen. Okur, yazarım. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde lisans, Gazetecilik bölümünde de yüksek lisans eğitimi aldım. İstanbul’da gazeteci olarak başladığım çalışma hayatımı, halkla ilişkiler sektöründe medya ilişkileri yöneticisi olarak sürdürdüm. Yavaş kent olduğunu düşünerek 2007 yılında Antalya’ya yerleştim. Büyükşehir Belediyesi’nin Tarih Vakfı’nın danışmanlığında sürdürdüğü Kent Müzesi Projesi’nde görev aldım. Proje vesilesiyle hem kenti, hem de insanın geçmişle olan ilişkisini nereden kurması gerektiğini öğrendim. Belleğin kıymetini, tarihin sadece kahramanların hayatı üzerinden yazılamayacağını/yazılmaması gerektiğini kavradım. Bu kavrayışla kentimle ilgili fullantalya ve businessantalya kent bloglarında röportaj yapıp kent yazıları yazıyorum. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde iki yıl süreyle ‘Kurum Kimliği’ ve ‘Medya Planlama’, yaygın eğitim merkezlerinde ‘İletişim’ dersleri verdim. Halen kent içindeki en büyük yeşil alanı olan Zeytinpark’ta ‘Doğada İletişim, Doğayla İletişim’ başlılığıyla iletişim eğitimleri veriyorum. www.martidergisi.com’da 2012 yılından beri kitap yazıları, insan hikayeleri, kent yazıları, zaman zaman da gezi yazıları yazıyorum. Yaşam boyu öğrenme tam bana göre deyip AÖF Sosyal Hizmetler bölümünü bitirdim. Halen Sosyoloji bölümü 4. sınıf öğrencisi olarak öğrenim hayatımı sürdürüyorum. Evliyim ve 13 yaşında bir oğlum var.