23 Nisan’da gösteri yerine eğlence yapılsa…

0
769

 

23_nisan_530991Bu ay 23 Nisan’da Spor ve Çocuk Bayramı kutlanacak. Türkiye’de tüm bayramların ailece ve yaşa bakılmaksızın hep birlikte kutlanması daima çok hoşuma giden bir şey olmuştu. Oğlumun anaokuluna başlamasıyla birlikte geçen yıl ilk defa 23 Nisan kutlamalarıyla yakından tanışmış oldum.

Eskisi gibi açık alanlarda yapılmasalar bile oğlumun anaokulunda okul içerisinde gösteri düzenlenmişti. Eğitim hayatı boyunca bir kere bile sahneye çıkmak zorunda kalmayan bir insan olarak yıl boyunca yapılan değişik gösterilerde başta oğlum olmak üzere tüm çocuklar için biraz endişelenmiştim. Çocukların ne kadar heyecanlı ve telaşlı oldukları yüzlerinden okunuyordu.

Oğullarım gösteriler konusunda kararlarını aslında vermişler, sadece ben anlamamıştım. Çünkü onlara sormamıştım. Çocuklara sormak maalesef kimsenin aklına gelmiyor. Benim de gelmedi. Ama onlar kendileri belirttiler. Ben bu konuyu henüz araştırmadan hatta düşünmeden önce bile 3,5 yaşındaki oğlum piyano dersinde kapıyı tutmuştu. Kimsenin içeriye girmesini istemiyordu. İçeride 5 yaşındaki abisi müzik öğretmeniyle piyano çalışıyordu. İlk başta kendi kendime oğluma ne oldu böyle demiştim, ancak sonra anladım ki kendince “sahneye çıkmayacağız” demek istedi. Zira öğretmeni yılsonu gösterisinde tanımadıkları kişilerin önünde piyano çalacaklar diye oğullarımı şimdiden alıştırmak isteyerek arada sırada birinin seyirci olarak derse katılmasını istemişti. 5 yaşındaki oğlum bu duruma sesini çıkartmazken küçük oğlum tam anlamıyla tüm gücüyle bunu engellemeye çalıştı işte.

Bu konuyu konuşunca “kimse beni izlemesin, sen, baba ve öğretmenim izleyebilir, başka yok.” dedi. Ardından 5 yaşındaki oğlumla konuştum. Piyano gösterisine çıkmak istemediğini, sadece öğretmeniyle ve bizimle çalmak istediğini söyleyince anaokulu aklıma geldi. Kendisi ne istiyorsa onun beni mutlu edeceğini söyledim. Ardından bu yıl yine anaokulundaki gösteriye katılmak isteyip istemediğini soruma verdiği cevabın karşısında içim gitti. Her gün anaokuluna gitmek için can atan oğlum, tüm hazırlıklara katılmak istediğini, arkadaşlarıyla her şeyi öğrenmek istediğini, ancak o gün evde kalmayı tercih edeceğini söyledi.

Peki, sahneye çıkarak çocuklarım kendilerine güven kazanacaklar mı? Çocuk gelişimcilerin dediklerine göre bu sadece başarılı bir gösteride söz konusu. Sahneye çıkıp söyleyecek sözleri unuttuklarında, yapacak hareketlerini unuttuklarında, takılıp düştüklerinde, izleyenler belki onu bile kastetmeden tamamen başka bir nedenle güldüklerinde çocuk utansa ne olur? Başarısızlıkla baş etmeyi mi öğrenmiş olacak? Uzmanlara göre başarısızlıklar ancak güven duyulan ortamda yani aile ve arkadaşların arasında öğreniliyor. Gösteride, malum, bir sürü tanımadıkları veli var.

gösteriSahneye çıkarak çocukların öğrenme motivasyonu mu geliştiriyor? Uzmanlara göre öğrenme motivasyonu sonuç odaklı değil, süreçte ön plana çıkarak gelişiyor. Çocuğunuzun resmini övmeyin, çocuğunuzu resmi yaparken övün diyorlar ya, işte aynısı. Ancak gösterilerde bunun tam tersi geçerlidir. Anne baba ister istemez süreci değil sonuca değer vermiş oluyor. Kısacası, eğitim açısında tartışmaya açık bir konu olmakla birlikte bir çocuğa gösteriye katılmak hoşuna gidebilir. Ama başka çocuk için zor olabilir yine de başka çocuk için travmaya neden bile olabilir.

Katılmasınlar mı o zaman? Okulların standart cevabı maalesef bu. Katılım zorunlu değil. Durum maalesef bu kadar basit değil. Araştırmalar, 4 yaşındaki çocukların bile anaokulundaki arkadaşların çoğunluk fikrine, anne babanın sözlerine zıt anlamına gelse bile, uyduklarını gösterdi. Yani bir nevi koyun psikolojisi söz konusu. Arkadaşlarıyla tüm hazırlık sürecini yaşamış çocuğa gösteriye katılmayı yasaklamak acımasız olur.

MEB’nin yönetmeliği bile sınıf içi veya okul içerisinde kutlanacak, velileri izlemesi okulun kararına ait diyorsa, velileri eğlendirme kaygısından uzak bir ortam olmasını, mantık birlikte eğlenmenin olduğunu söylüyorsa, neden tipik sahne performansı gibi kutlamalar yapılıyor hala? Neden çocuklara “başarılı” olmanın baskısını yaşatıyoruz? Kim bilir, kaç öğretmen çocukları motive etmek niyetiyle “hadi çalışalım, anneleriniz yoksa üzülür” diyordur. Ya da kaç anne baba “gösteride beni inşallah rezil etmezsin” diyordur.

Neden tüm bunlar istekle değil mecburiyetten oluyor sanki? Neden aile katılımıyla bir şey düzenleniyor? Örneğin, özel bir yeteneği olan çocuk annesiyle ya da babasıyla birlikte çıkabilir, müzik yapabilir, şiir okuyabilir, dans edebilir, vs. Ya da en basiti, neden hep birlikte bir eğlenceyi düzenlenmiyor ya da hep birlikte oyunlar oynanmıyor? Kısacası, neden hep birlikte bu bayramı eğlenerek kutlamıyoruz?

 

Önceki İçerikYasemin Sungur’la Başarıya Dair Her Şey
Sonraki İçerikÇocuğun Senin Aynandır…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz