11 Şubat Haftası Kültür Sanat Ajandası

Orhan Pamuk’un Balkonundan İstanbul

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, yazar Orhan Pamuk’un Aralık 2012 ve Nisan 2013 tarihleri arasında İstanbul’daki evinin balkonundan çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü ünlü Alman yayıncı Gerhard Steidl’ın yaptığı ORHAN PAMUK- BALKON/FOTOĞRAFLAR sergisi, 27 Nisan 2019 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Yapı Kredi Kültür Sanat binasında açılan ORHAN PAMUK- BALKON/FOTOĞRAFLAR sergisinde Orhan Pamuk’un evinin balkonundan çektiği, İstanbul’un sürekli değişen, incelikli manzarasını yansıtan 600’den fazla fotoğraf sergileniyor. Bu fotoğraflar, yazarın yoğun bir yaratıcılık dönemi olan Aralık 2012 ve Nisan 2013 arasında telefoto lensli dijital fotoğraf makinesiyle çektiği 8 bin 500’den fazla fotoğraf arasından seçildi. Pamuk’un her şeyden önce gözlerinin önündeki manzarayı “kaydetme” arzusuyla şekillenen bu çalışma, kentin, Boğaz’ın, Haliç’in, Marmara Denizi’nin, adaların, dağların, gemilerin, kuşların, sonsuz bir ışık ve ortam etkisiyle çerçevelendiği yoğun bir panoramik manzara oluşturuyor. Yazarın muhafaza etmeye çalıştığı bu güzellik, sergide yer alan fotoğraflarda açık bir şekilde görülüyor. Kentin ve suyun sürekli değişen hatları, doğunun cazibesiyle kaynaşan sanayi kentine özgü çizgiler, kırmızı, turuncu, parlak leylak rengi, mavi ve grinin her tonuyla aydınlanıyor. Fotoğraf çekmek, beklenmedik bir şekilde, Pamuk’un edebiyat çalışmalarında karşılaştığı zorluklar karşısında duyduğu hüsranın şifası olmuş: “Bu manzarada benim ruhsal durumumu yansıtan ve tarifi zor derin duygularımı gözler önüne seren bir şeyler var” diyen Orhan Pamu başlangıçta fotoğraflarını başkalarıyla paylaşma konusunda tereddüt etmiş ve onların sadece manzaranın değil, kendi ruhunun da kayıtları olduğunu ancak beş yıl sonra bu fotoğrafları “Balkon” kitabı için düzenlerken fark etmiş:“Aradan geçen zamanda, her fotoğraf, o haftalardaki karanlık, gamlı ruh halimin bir simgesine dönüşmüş gibiydi.” Balkon kitabı, Almanya Göttingen’de bulunan dünyanın en ünlü fotoğraf kitapları yayıncısı Gerhard Steidl tarafından basıldı. Steidl, özellikle son 10 yılda dünyada fotoğraf yayımcılığında yaptığı devrimlerle biliniyor.

Adres: Yapı Kredi Kültür Sanat İstiklal Cad. No:161

 

Ana Oğul Sergisi

Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi Galeri Maltepe salonu 12-18 Şubat tarihleri arasında Bora Altuğ ve Nedret Altuğ’un ‘Ana Oğul’ başlıklı karma sergisine ev sahipliği yapıyor. 2013 yılından beri profesyonel anlamda resim sanatı ile uğraşan Nedret Altuğ, dünyanın yaşanmaya değer yönlerini vurgulamak amacıyla, insanı hayata bağlayan, yaşam sevinci veren her türlü temayı içsel olarak yorumluyor, resimlerinde işliyor.  Aşk, sevgi, doğa temalarını resimlerinde konu olarak ele alırken izleyiciye, kişisel bilinç ve bilinçaltının olumlu yönlerini aktararak huzur ve mutluluk hissettiriyor. 2013 yılından beri profesyonel anlamda resim sanatı ile uğraşan Bora Altuğ ise Rönesans ve klasik resim sanatının asırlar boyu yol gösteren güzelliğini keşfederek, izleyiciyi düşsel bir yolculuğa sürüklüyor.


“Vaad Edilmemiş Topraklar” ve “Kâğıt”

Pilevneli Mecidiyeköy, 12 Şubat- 24 Mart 2019 tarihleri arasında Pilevneli Project tarafından gerçekleştirilecek Kezban Arca Batıbeki’nin “Vaad Edilmemiş Topraklar” isimli kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Batıbeki göçler çağında mülteci üreten coğrafyalardan ayrılan ya da ayrılmak zorunda bırakılan insanların hikayelerini, kolajlarında, sıradanlaştırmaktan ve dramatize etmekten uzak, incelikli bir mesafeyle yansıtıyor. Bu seri, Kezban Arca Batıbeki’nin anlatım pratiğinde, insana dair olağan ya da olağandışı durumları yansıttığı, yeni dünyalar olarak ortaya çıkıyor. Galeri yine aynı tarihler arasında “KAĞIT” başlıklı sergiye de ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Pilevneli Mecidiyeköy’ün misafir programı kapsamında gerçekleştirilen ilk proje olarak izleyici karşısına çıkan “KAĞIT”, 100’ün üzerinde sanatçının kâğıt işlerine odaklanıyor. Sergi, Türkiye çağdaş sanatında, 1960’lardan bugüne uzanan bir çizgide, kâğıt üzerine yapılan işler ve de bizzat materyal olarak kâğıdın kullanıldığı yapıtları bir araya getiriyor.

Adres: Fulya Mahallesi, Büyükdere Caddesi, No. 76 Şişli/İstanbul

CKM’de Sefiller

Victor Hugo’nun ünlü klasik romanı Sefiller’den uyarlanan bu müzikli oyun bir adamın vicdanını ve bir halkın özgürlük arayışındaki isyanının hikayesini anlatıyor. Fransız Devrimi sonrası 19. yüzyıl Fransa’sında yeni bir kralın başa geçmesiyle baskı altında ezilen bir halk kurtuluşunu ararken hayatının 19 senesini mahkûm olarak geçiren Jean Valjean iç içe içe geçmiş yazgılar sonucu tutsaklığından vicdanı ile sıyrılarak yeni bir hayata atılır. Oyunu 14 Şubat saat 20.30’da CKM Büyük Salonda izlenebilir. Oyunda Atılgan Gümüş, Tanju Yıldırımlar, Cenk bıyık, Safa Tanoğlu, Ayça Koptur, Selen Severcan, Aslı Kodallı, Yiğit Yapıcı, Beste Görmüş, Ayda Aybek ve daha pek çok oyuncu rol alıyor. 

Bizim Aile

Sadık Şendil’in ölümsüz eseri “Bizim Aile”yi Sinem Bayraktar’ın uyarlamasıyla İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları sahnelere taşıyor. Sevgi, saygı, birlik ve beraberlik duygularıyla bezenen bu müzikli oyunda emeğin ve sevginin gücünü gösterirken aile sıcaklığında bir yolculuğa çıkarıyor. Sadık Şendil’in yazdığı Aziz Sarvan’ın yönettiği oyunda, Alp Tuhan Taş, Berk Samur, Cihat Faruk Sevindik, Ercan Demirhan, Esra Ülger, Funda Postacı Kıpçak, Gülsün Odabaş, Müge Çiçek Türkoğlu, Nevzat Çankara, Onur Demircan, Pınar Demiral, Serkan Bacak, Tankut Yıldız, Tarık Köksal, Tevfik Şahin, Yalçın Avşar, Yiğit Ali Uslu, Zeki Yıldırım, Züleyha Karyağdı rol alıyor. Oyun, 13-16 Şubat 2019 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde.

 

Kadınların Aşkı ve Hayatı 

Robert Schumann’ın “Kadınların Aşkı ve Hayatı” başlıklı vokal dizisinin seslendirileceği sevgililer gününe özel bu anlatımlı konserde, soprano Demet Gürhan ve piyanist Güler Demirova Gyöffry 13 Şubat Çarşamba akşamı klasik müzikseverler ile buluşacaklar. Soprano: Demet Gürhan. Piyano: Güler Demirova Gyöffry. Anlatım: Ilgın Salman. Adres: Nilgün Sok. Bağ Apartmanı 14/2 Çankaya

 

 

 

Genco Erkal’dan “Merhaba”

İlk kez geçtiğimiz eylül ayında New York’ta sergilenen oyun, Genco Erkal’ın “Benim yazarlarım” dediği Aziz Nesin, Bertolt Brecht, Can Yücel, Nâzım Hikmet ve William Shakespeare’in yapıtlarından oluşuyor. Genco Erkal’ın uyarlayıp yönettiği oyunda, tek kişilik oyunların ustası olan ve bu yıl 60. sanat yılını kutlayan duayen sanatçıyı izleyeceğiz. Müzikli bir gösteri olan Merhaba’da Fazıl Say, Kurt Weill, Yiğit Özatalay, Arif Erkin ve Selim Atakan’ın besteleri piyano ve bas klarnet eşliğinde seslendirilecek. Oyunun sahne tasarımı Cihan Aşar, giysi tasarımı Özlem Kaya, ışık tasarımı Hakan Özipek’e ait. Müzik yönetimi ve düzenleme Yiğit Özatalay’ın. Oyun 18 Şubat Pazartesi İzmir Tepekule Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

Adres: Adalet Mahallesi, Bayraklı

 

Şehir Orman

Rudyard Kipling’in bir dünya klasiği olan ‘Jungle Book’ adlı kitabını baz alan, 2 perdelik dans drama oyunu ŞEHİR-ORMAN, çağdaş sanat ve popüler kültür aracılığıyla, toplumun ergenlik çağı grubunun gelişim süreci sorunlarına empati ve eğlenceli bir bakış açısı ile yaklaşıyor ve genç nesilde duyarlılığın uyandırılmasını hedefliyor. 15 senedir Devlet Opera ve Balesi tarafından sahnelenen ve binlerce gencin izlediği bu sosyal sorumluluk projesi, ilk defa Zorlu PSM de sahne alacak. 7’den 70’e herkes için bir sosyal sorumluluk projesi olarak tasarlanan Şehir-Orman’da, bir gencin hikayesi ile beraber, toplumu yakından ilgilendiren gençlik ve çevre sorunlarına hem eğlenceli hem de düşündürücü bir bakış açısıyla yaklaşılıyor ve nesli tükenmekte olan canlılarla ilgili verilere dikkat çekiliyor. Athena ve MaNga’nın birer parça ile katkıda bulunduğu eserin müzikleri Rahman Altın’a, kurgu ve koreografisi ise Beyhan Murphy’ye ait. Şehir Orman 14 Şubat’ta Turkcell Platinium sahnesinde izlenebilir. 

Ayşe Dural


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikGandhi ve Bir Kelimeyle Hayata Bakış
Sonraki İçerik100 Yaşında Yoga Eğitmeni Olmak
Ayşe Dural
Saint Benoit mezunu. Bu okulda Fransızca ve İngilizceyi öğrendi ve çok sevdi; özellikle Fransızcayı. Sonrasında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Eğitim hayatına İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü’nde devam etti. Çalışma hayatına Garanti Bankası Halkla İlişkiler Bölümü’nde başladı. Sonrasında dergiciliğe adım atarak Gelişim Yayınları’nda çalışmaya başladı. Türkiye’nin ilk “copyright” dergisi Marie Claire’de çalıştı. Suha Arafat’tan Orhan Pamuk’a kadar pek çok kişiyle söyleşiler yaptı, kadın hakları konusunda araştırmalar yaptı, modayı yakından takip etti. AMICA, BIBA gibi dergilerde çalıştı. Yazı İşleri Müdürlüğü yaptı. 2000-2006 yıllarında The Gate dergisinin yayın yönetmenliği yaptı. Koç Holding’in Bizden Haberler dergisinin yayın yönetmenliğini üstlendi. Daha sonra PR ajanslarında Medya İlişkileri Yönetmeni olarak çalışmaya başladı. Böylece artık haber yapmayacak, ama haberi gazetecilerle paylaşacaktı. İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti projesinin medya ilişkileri yönetmenliğini üstlendi. Yasemin Sungur’la birlikte Kültür Sanat Ajansı’nı kurdular. Kitap editörlükleri yaptı. Dural, basında ve halkla ilişkiler konusunda edindiği tecrübe, bilgi ve deneyimi, danışmanlık, eğitim ve seminerler aracılığı ile yeni nesillere aktarmakta ve martidergisi.com için röportajlar yapmaktadır.