Jonathan; konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir.
Yazılara Abone Olun:
E-Dergi & Son Sayı
Geçmiş Sayılar

Geçmiş sayılarımızı aşağıdaki bağlantılardan indirebilir veya okuyabilirsiniz.
OKU Veya  İNDİR
Twitter’da
Archives
avatar

Armağan Portakal

Yüksek Kent: KARS

Kars’a gitmek nereden aklıma geldi? Anlatayım:

Yıl 2006: İzmir’deyiz, kuzenim Asuman o dönemde ÇYDD şube başkanı ve yaptıkları etkinliğe beni de davet etmişti. Değerli Türkan Saylan ile o gün tanıştım. Yanında oturdum ve sohbet ettik bir sure. Kars’tan yeni gelmişti ve demişti ki “Kars’a mutlaka gitmelisiniz. Oradaki peynir üreticilerini dolaşmalı ve onlara yardım etmelisiniz.” Okumaya devam et

İlham

Zaman zaten hızlıydı fakat geçen ay tutamayacak kadar koşturdu. Nisan sayısına yazı hazırlayacak fırsatı bana bırakmadı. Üstüste gelen işler, seyahatler, ev taşımalar gibi değişiklikler beni biraz nakavt etti diyebilirim. Böyle söylemek insanı rahatlatıyor gibi olsa da sorumluluğu üzerimden atamam elbette. Kendime bahane üretmemeliyim. Okumaya devam et

Huzurluyum…

Bana sorsanız ve “Şu an hissettiğin duygu nedir?” deseniz… Tek kelime ile cevaplarım: HUZUR

Geçen ay, Türgök (Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı) yararına fotoğraf sergisi yaptığımı söylemiştim. Kadıköy Belediyesi’nn katkılarıyla gerçekleşti. 15 Şubat cuma günü açılışını yaptık. Katılım çoktu diyebiliyorum. Okumaya devam et

Türgök Kabartma Kitap Projesi

Çocuk dedi ki; “Parmak uçlarımla okuyabilirim, yeter ki kabartma kitaplarım olsun…”

Türgök (Türkiye Görme Özürlüler Kitaplığı) kurucusu ve onursal başkan Gültekin Yazgan, artık hayatta değil. Fakat başlattığı projeleri yaşadığına göre ona “ölümsüz” diyebiliriz. Bunlardan bir tanesi “Kabartma Kitaplar” projesi. 2011 yılında başlayan uygulama, ilköğretimde okuyan 7-14 yaş Türgök üyelerinin parmakları ile kitap okuma zevkini tatmaları, kitap okuma olanaklarından daha fazla yararlanmaları ve okudukları kitapları geri gönderme, paylaşma bilinci kazanmaları amacını taşıyor. Okumaya devam et

Kadın Olmak…

Günlerden 27 Aralık… Saat yine geçe kaldı ama henüz gün devretmedi. Öyle sessiz bir zaman… Martı için hazırladığım yazı kabaca bitmişti, birkaç kez daha okuyup, kontrol ettikten sonra bu akşam Sevgili Yasemin’e (Sungur) mail atacaktım. Fakat yaklaşık bir saat önce, etkilendiğim bir programdan döndük. İsmi: NİSVAN. Osmanlıca ‘Kadınlar’ anlamına geliyormuş. Okumaya devam et

Yolumu Döşüyorum

Bugün 27 Kasım 2012… Martı Dergisi’ne yazımı çoktan teslim etmiş olmam gerekirdi. Zaten Sevgili Yasemin (Sungur) tatlı tatlı uyarısını yaptı. Bilgisayarın köşesindeki saate bakıyorum 23.09’u gösteriyor. Bu temiz sayfayı açalı bir kaç dakika oldu. Bir sayfaya bakıyorum, bir saate. Dakikalar geçiyor. Okumaya devam et

Babamın Çiçekleri

Kurban Bayramı’na birkaç gün kalmışken bilgisayarın başına oturdum. Otuz yedi yıldır yazlarımızı geçirdiğimiz Altınova’da sahildeyim. Sabah erken kalktım, yürüyüş yaptım. Kalabalık, elini kolunu çekmiş… Deniz ve kumsalda içimi huzur kapladı. Yürüyüşümü dantel gibi işledim. Okumaya devam et

Rüzgâr Sen Benim Kardeşimsin!

2011 yılı yaz aylarında rüzgâr sörfü öğrenmeye başladım. 37 yıldan beri gittiğimiz yazlık sitemizde, kuşaklar boyu birbirimizi tanırız. Çocukluğumuzu birlikte geçirdiğimiz sevgili Okan, iş hayatında makas değiştirip, omuzundaki tüm pırpırları söküp atmış ve sörfe yönelmiş. Bizim sitede açtığı sörf kursunun da ilk üyelerinden biri ben oldum. Okumaya devam et

Sana Saygımı Hiç Kaybetmedim

Bu yazıyı hazırlarken, karşımda TV açık ve belgesel kanalını izliyorum. Milyonlarca yıldır yaşayan köpek balıkları, somon balıkları, doğanın dengesi, yaşamın düzeni hatta kusursuzluğu… Doğanın bu düzenini fark edince, insan ister istemez kendi yaşamını ‘insanca’ yaşamını sorguluyor. Tabiatın yaşam döngüsüne çomak soktuğumuzu zaman zaman düşünüyorum. Okumaya devam et

Kitap: Ruhumun Büyük Penceresi

Birkaç gün önce Fatih’i (Portakal) kitap okurken ve okuduğu kitaptan notları paylaşırken izledim ve düşünmeye başladım.

O, bir kitaba kendini vermişse dudaklarını hareket ettirerek, neredeyse içerek okur. Okuduklarını, aklına takılanları çevresindekilerle paylaşır. Kitapları neredeyse satır satır hatırlar. Pek çok detayı fark eder ve zihnine kazır, kazımakla kalmaz, hemen dışarıya yansıtır. Okumaya devam et