Tersine Dünya

Bir sahne düşünün, evinde yere çömelmiş yerleri silen biri, bir türkü tutturmuş tatlı tatlı, temizlik yapıyor telaşlı…

Eve arkadaşı gelir, birlikte hem sohbet ederler hem de örgü örerler. Buraya kadar tamam garip bir şey yok değil mi?

tersdünya

Bir sonraki sahne, fileli tişörtler, uzun paçalı iç çamaşırları, çoraplarında jartiyerler loş ışıkta,  sandalyelerle dans eden erkekler…  Niye şaşırdınız ki?

Her iki sahnenin de kahramanları erkekler.

Mimikler, tavırlar o kadar komik duruyor ki. Alışmamışız pala bıyıklı, göbekli adamların bu tarz davranışlarına.

Düşünsenize, yol kenarında durup elinde tespih sallayarak bekleşen bir kadın gurubu var. Önlerinden geçen delikanlılara rahat vermiyorlar. Nezarethanede olan karısını ziyarete gelen adamı, görevli kadın polisler taciz ediyor.

İş yerinde kadın patronun odasında patronla yalnız kalan adamın tacize uğrarken ki durumu… Karısından dayak yiyen adamın dramı…

tersinedünya

Pala bıyıklarını süpürge etmiş,  hayatlarını kadınlarına ve çocuklarına adamış erkekler. Evin içinde her an kadınların hizmetine amade bekler…  Karısından gördüğü şiddete rağmen sevgisinden hiç eksiltmeyen saf, namuslu ev erkekleri…

“Karım o benim, sever de döver de…”

Komik değil mi?  Trajikomik…

fotoğraf-4

İlk anda sahnede seyrederken ben de kahkahalarımı tutamadım.  Ne zaman o ilk etki geçti bir sonraki sahneye geçerken kararan ortamla beraber benimde içim karardı. Nefesim daraldı.  Gerçek dünya ile baş başayım… Bin bir kare geçti gözümün önünden. Üçüncü sayfa haberleri manşet manşet resmigeçitteler. Bunu tam tersine çevirdiğimizde nasıl oluyor da bu kadar gülebiliyoruz, bize komik geliyor kabullenemiyoruz. Gerçek dışı bir o kadar da gerçek.

Evet gerçekler acıtıyor. Şaka yolluda olsa tersine çevirdiğimizde nasıl gerçek üstü, komik gelebiliyor bize aslında acı veren gerçekler.

Orhan Kemal’in 1968 yılında yazdığı romanı Tersine Dünya ile insanların rollerini ters yüz ederek,  kadınlar ve erkeklerin bu dünyada üzerlerine bir etiket gibi yapışmış, taşlaşmış kalıplarını sermiş gözler önüne.

1986 da Mustafa Gültekin tarafından tiyatroya uyarlanan “Tersine Dünya” Devlet Tiyatroları tarafından bu yıl yeniden sahnede. Aralık ayı boyunca Cevahir Salon 1 de oynuyor.

İzlerken güldüren, güldürürken düşündüren bir oyun. Sahne, kostümler, müzik, danslar ve oyuncular harika.

Usta yazar Orhan Kemal dikkatle özenle, evirmiş çevirmiş ince ince işlemiş. Belli ki bu konu hakkında farkındalık oluşturmakmış dileği.

Kimimiz güldük geçtik, kimimiz için için kinlendik, hırslandık. Kimimiz ne zaman değişir bu düzen diye hayıflandık. Hatta aramızda eyleme geçenler bile oldu. Gözlerden kaçmayan tek gerçek, hep birlikte kadın ve erkek olarak bu durumu düzeltebileceğimiz.

Birlikte, elele…

Ve şimdi değişim zamanı…

Huma Oktay

 

Oyunun adı: Tersine Dünya

Yazan: Orhan Kemal

Oyunlaştıran: Mustafa Gültekin

Genel Sanat Yönetmeni: A. Nejat Birecik

Yöneten: Elif Erdal

Oyuncular: İstanbul Devlet Tiyatroları

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikHer Şey Ters mi Gidiyor?
Sonraki İçerikGurur ve Önyargı, Jane Austen
Hüma Oktay
Bir işletme bölümü mezunu olarak kurumsal hayattaki misyonumu tamamlayıp artık özüme döndüm. Yazarak yaşamaya... Hayat boyu bitmeyen bir öğrenme arzusu çok kitap okumaya ve kitapların yayına hazırlanması sırasında işin mutfağında olmaya yöneltti beni. Bazen görme engelliler için kitaplara ses verdim, bazen basılmadan önce kitapları çocuklarla birlikte irdeledim. Böylece çocuklar için eğlenceli kitaplar yazma serüvenim başlamış oldu. Her kitap yaşamımda bir iz bıraktı. Kafka’nın Dönüşüm’ü beni Prag’a sürükledi, Gülşah Elinkbank’ın Yalancılar ve Sevgililer’i Romanya’ya... Antoine de Saint-Exupéry’in Küçük Prens’i beni koleksiyoner yaptı, Orhan Veli’nin Şiirleri benim de duygularımı şiir ile ifade etmeme vesile oldu. Kitaplar ve seyahatler yeni şehirleri, yeni kültürleri ve yeni yazıları da beraberinde getirdi. Bu seyahatlerdeki yol arkadaşım kardeşim Baobab ve ben Albatros 2013 den bu yana kendi web sitemizde yazmaya başladık. Etkilendiğim kitaplar, doğal yaşam, geri dönüşüm, çocuklarla iletişim, çocuklarla hayata dair kaleme aldığım konuları 2015’den bu yana Martı Dergisi’nde paylaşıyorum. Dünyanın geleceğini bugünden görmek isterseniz bir eliniz çocuklara bir eliniz toprağa dokunur olsun... Sevgiyle kalın daima... Hüma Oktay