Hayatınızın Amacı Nedir?

Hayatta bir amaç edinmek neden önemlidir?

Çünkü “Amacı olmak, her şeyden önce bir işe yaramak, bir şey için savaşmak ve yaşadığı için bir fark yaratabilmişlik demektir”. (Carl Jung)

Birlikte yaşıyoruz. Onun için, hayatımızın amacı, başkalarına yardım etmek olmalıdır. Eğer yardım etmiyorsak, bari zarar vermemeye çalışalım” (Dalai Lama)

Amacı veya hedefi olmamak, hemen hemen her yerde karşımıza çıkan bir durum. Yapmak istediklerimizle ilgili çalışmaya başlamak, işin en önemli adımı gibi gözükse de, ulaşmak istediğimiz noktayı bilmek gerekiyor.

hayatınızın amacı nedir
Hangi sektörde çalışırsanız çalışın, görev aldığınız iş ne olursa olsun ya da herhangi bir yerde çalışmamış olun “hayattan neyi istediğimiz ve neyi amaçladığımız” çok önemli. Örneğin, finans departmanına uzman yardımcısı olarak başlayıp, sonrasında sırasıyla Uzman, Yetkili Yardımcısı, Yetkili, Şef, Koordinatör olmak mümkün pekâlâ iyi çalışarak… Ancak çalışma hayatındaki etiketler, içlerinde bir “fayda” anlamı taşımıyorsa, ‘yaşam amacınız’ için yetersiz kalır.

Burada şu noktayı ayırt etmekte fayda var: İş hayatında amacınız bölümünüzün başına geçmek; sizi kariyer hedefinize götürebilir. Ancak hayat hedefine ulaştırmaz…

Özellikle üniversiteye hazırlık veya iş arama gibi zorlu süreçlerde, belirli bir amacınızın olması gerekiyor. Birçok kariyer sitesi, iş arayan adayları, hangi pozisyon, hangi sektör veya hangi şirketlerde çalışmak istedikleriyle ilgili olarak yönlendiriyor. Okullarda da, üniversite adayları, rehberlik hocaları veya branş öğretmenleri yardımıyla, kendilerine okuyacakları bir bölüm, ileride çalışmak istedikleri bir alan, bir meslek belirlemeye çalışıyorlar.

Birçok internet sitesinde hazırlanmış CV örnekleri var. İş arayanlar, bu hazır CV’leri kopyalayarak kullanıyorlar. Ancak bunu yaparken de, bazı ayrıntıları fark etmiyorlar. Mesela bu CV örneklerinde “Kariyer Hedefi” diye bir ifade var. Karşılığında da şöyle yazmakta : “Kısa vadede, çalışacağım şirket için, verimli olmak ve katkı sağlamak; uzun vadede ise, yönetici olmak”…

İş arayan veya başvuruda bulunmak isteyen adaylar için, örnek teşkil etmesi amacıyla hazırlanmış bu ve bunun gibi özgeçmiş örneklerindeki Kariyer Hedefi, Hobiler, Sosyal Aktiviteler gibi alanlar, çoğu zaman, hiç değiştirilmeden, aynen kullanılıyor. Böyle olunca da, hayattan beklentisi, amacı, isteği, hedefi birbiriyle aynı olan özgeçmişler çıkıyor karşımıza.

Neden?

Bir yol, bir çizgi olmadığından mı, hedeflerimizi belirleyemediğimizden mi, yazmak zor geldiğinden, kopyalayıp yapıştırmak daha kolay olduğundan mı, yuvarlak cümlelerin işveren için, garantör etki yarattığını düşündüğümüzden mi?

Kişinin kendisine bir amaç belirleyememesinde, mutlaka sosyo-ekonomik şartlar etkilidir ancak, hedeflerimizin veya hayatta bir amacımızın olması çok önemli. Herkes özel, herkes biricik, tek değil midir? Bu yüzden hedefledikleri, istedikleri, amaçları da özel olmalıdır.

Yaşamımızın amacı, sanki düz bir çizgi gibidir, uzar, gider. Hedefler ise, bu çizginin üzerindeki belirli duraklardır. Bir hedefe yönelirsiniz, onu elde edince, o noktaya varmış olursunuz. Elde edince, biter. Oysa amaç çizginiz sona ermemekte, hayat boyu devam etmektedir.

Pazarlama alanında uzmanlaşmak, çok iyi bir aşçı olmak, yaptığı resimler için ileride sergi açmak, okullara giderek gönüllü çalışmalar yapmak, hedefler için örnek verilebilir.

Peki, yaşamımızın amacı nedir?

Yaşam amacı, daha değişik bir olgu. Bir istek, bir yöneliş, durmayan, sonu gelmeyen, biz yaşadığımız sürece de yaşayan bir çizgi.

Bunu bir örnekle somutlaştıralım: Lise eğitiminiz boyunca çalıştınız, hedefinizde tıp fakültesini kazanmak vardı, üniversite sınavına girdiniz ve en çok istediğiniz okulu, tıp fakültesini kazandınız. Başarılı bir üniversite öğrenimi geçirdiniz ve doktor olarak mezun oldunuz. Bir hastanede görev yapıyorsunuz. Ama bulunduğunuz yere yakın bir köyün, sağlık bakımını da gönüllü olarak üstlenmişsiniz. Belirli aralıklarla köye gidip, hastalara ücretsiz bakıyorsunuz. Oradaki insanların sorunlarını dinliyor, çözümler üretmeye veya yardımcı olmaya çalışıyorsunuz.

Burada, üniversiteye gitmek, doktor olmak hedefleri oluşturuyor. Yaşamın amacı “İnsanlara hizmet” veya “İnsan sevgisi”.

Araçlar gelip geçicidir; amaçsa kalıcıdır. Amaç, olumlu olmalı; yeteneklerinize ve gerçeklere uygun olmalı. Yararlı olmalı. Sizi mutlu eden bir eylem olmalı.

 

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikKardeşler arasında uyum nasıl sağlanır?
Sonraki İçerikKendin Olmak Özgürlüktür
Zeynep Kıyak
1981 İstanbul doğumlu, İstanbul aşığı olan bir İstanbullu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi, Halka İlişkiler ve Reklamcılık Lisans, Marmara Üniversitesi Medya Ekonomisi Yüksek Lisans mezunu. Editörlük ve kurumsal iletişim alanlarında üç yıl çalıştıktan sonra, insan kaynaklarına yöneldi, 12 yıldır profesyonel anlamda bu alanda çalışıyor. Çok klişe olacak belki ama “Çocukluğundan beri yazıyor” Ortaokul ve lise yıllarında yazıyla ilgili tüm il düzeyi yarışmalarda önemli dereceler kazandı. Üniversitede TÜHİD’in düzenlediği sosyal sorumluluk temalı yarışmada ekip arkadaşlarıyla “Genç İletişimciler” dalında Altın Pusula ödülünü aldı. Yazmayı bırakmadı. Sabah, Akşam gibi gazetelerde belirli dönemlerde yazıları; Kariyer.net’in blog sayfasında makaleleri yayımlandı. 2011’de Yasemin Sungur ile yolları kesiştiğinden beri Martı’da “Alternatif İK Sözlüğü”nü hazırlıyor. Bunun yanı sıra gündemle ilgili haber yazıları, röportajlar, farklı yazı dizileri üzerine yazmaya devam ediyor. MARTIDAŞ olmayı çok seviyor. Yeni projesi için yakında harekete geçecek ve bu yüzden çok heyecanlı…