Hayat amacımız nedir?

“Dünyanın en tanınmış martısıdır Jonathan Livingston. Konuşan bir martıdır, filozoftur, yaşam dersleri verir, gelişime inanır, özgürlüğün temsilcisidir. Yaratıcısı Richard Bach’la okuyanları bambaşka dünyalara götürürler.”

İşte benim en çok sevdiğim kitap Martı, beni çok etkiledi, öğretici oldu, geliştirdi. Sonra bir e-dergi oldu, blog oldu ve bizi her yere ve elbette sizlere ulaştırıyor. Okuyucularımız, takipçilerimiz dergimizi çevrelerine tavsiye ediyor. Basıyorlar. Mutluyuz, dergiyi hazırlarken bize cesaret veriyor tüm bunlar.

Okuduğum bir sözden çok etkilendim. Güçlü yazar Leyla Erbil’in Kalan  adlı şiir romanını okurken karşıma çıkan şair, yazar, araştırmacı Şükran Kurdakul’un dediği “hayatın anlamı, koşulsuz olarak başkalarının iyiliği için yaşamaktır” sözü beni tekrar düşünmeye yöneltti. Martı dergisinin ile yaptıklarımız, mesleğimi icra ederken yaşadıklarımızı düşündüm, mutlu oldum. Bu yolda hep birlikte adımlar atıyoruz diye hissettim.

Bu sayımızda kariyer sohbeti yaptığımız benim koçum, Cesur Sorular kitabının yazarı  Yönetici Koçu Dost Can Deniz’in söylediği “Bu dünyaya ne yapmaya geldiğinizi bulun.” sözü ile de buluşunca “hayatın anlamı, koşulsuz olarak başkalarının iyiliği için yaşamaktır” sözü hepimizin en çok üzerinde düşünmesi lazım soru netleşti.

Hayat amacımız nedir?

Haydi alın bir defter, önce soruyu yazın, sonra başlayın cevaplarınızı yazmaya, yeni yeni sorular çıkmasına izin verin.

İşte yine çok dolu bir dergi sizlerle. Bol vitaminli, doğal, yaşadıklarımızdan…

Sevgiyle mutlu olun…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikYılın En Süslü – En Eğlenceli Günü
Sonraki İçerikMartı Olmak, Martı’da Olmak…
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...