Sorunlara Bakış Açımız Geleceğe Yön Veriyor

0
707
Garon Piceli adlı kişinin Pexels'daki fotoğrafı

Geçen gün sosyal medyada, çocukların katıldığı bir bisiklet yarışı izledim. Yarışın ilk anlarında bir yarışmacı bisikletinden düştü, diğerleri varış noktasına doğru ilerlerken, çocuk ani hareketle yerden kalktı bisiklete bindi ve hızlandı, tüm gücüyle pedal çeviriyordu, varış noktasına ilk ulaşan da kendisi oldu. Çocuk eğer kazanamayacağına inanarak yarışa başlamış olsaydı, yere düştüğü an bahanesine sığınacak ve yarışı yarıda bırakacaktı çünkü çözümsüzlük de çözüm üretmek de bir seçimdir.

Yaşamda mutluluk kadar sorunlar da olacak, bunu göz ardı edemeyiz ancak her zorluğun bir çözümü olduğunu bilmek ve onu buluncaya kadar bir bilim adamı gibi denemeler yapmak gerek.

“Kader gayrete aşıktır.” -Yunus Emre

Her zaman, olayların sonucunu değiştiren biri olumlu diğeri olumsuz iki seçeneğimiz olacak, ya bir bahane yaratarak ilk düşüşte hayata küser, geri çekiliriz ya da kulağımıza fısıldar,

“Sen başarıyı hak ettin, bu yüzden sonuna kadar bildiğin tüm çözüm yollarını dene, ihtiyacın olan akıl ve cesarete sahipsin, bir gün düşer, öbür gün kaldığın yerden devam edersin. Denemek, hata yapmak değildir, eğer başarısız bir deneme ise ondan ders alır daha bilinçli yeni denemelere geçersin, sonunda çözüme ulaşırsın, sakın kendinden vazgeçme.” diyerek kendimizi destekleriz. Bu içsel destek başarılarımıza ve mutluluğumuza sebep olacaktır.

“Sahip olamayacağınıza dair inancınızdan vazgeçerseniz, istediğiniz her şeye sahip olabilirsiniz.” -Dr. Robert Anthony

Eğer çocukluk deneyimlerimiz yenilgiyi alışkanlık etmiş ise işte bu kötü alışkanlıktan kurtulmanın şimdi tam zamanı, bugünden itibaren yenilmişlik duygumuzu deşifre ederek farkındalık geliştirebiliriz.

Sorunlar olduğu dönemlerde, kendimi kötü hissedersem hemen içime dönüyor ve kendimle konuşuyorum. “Semra şimdi farklı planlar yapmanın tam zamanı, düşün ve harekete geç, eğer yenilgiyi kabul etme alışkanlığın olmasaydı şimdi ne yapıyor olurdun? Alternatifleri tek tek gözden geçir. Durumu nasıl çözebilirsin? Güçlü yönlerin neler?  Hangi konularda kendini geliştirmen gerekiyorsa hemen başla, oyalanma.” diyorum, kendimi anlayacağım şekilde destekliyorum, bu bana çok iyi geliyor.

Çözülmeyecek sorunların varsa, çözülmeyeceğine inandıran bahanelerin de var demektir.

Her sabah seninle uyanıp hayatının içine sızan kaygılarının avcısı olmalısın. Zihnine bulaşıp seni tutsağa dönüştüren bu kaygıları temizlemek için görevlendirilmiş iki kocaman el düşün, tepeden uzanıp senin üzerine ağırlık veren tüm kaygıyı, tıpkı bir çarşaf gibi üzerinden çekip aldığını hisset, büyük bir rahatlama olacak, şimdi erteleyip durduğun ilk neyi gerçekleştirirsin? Kimlere ne söylemek istersin? Kaygıdan kurtulduğunda isteklerine daha rahat ulaştığını göreceksin.

Kendini tıpkı bisiklet yarışındaki çocuk gibi düşün, her düşüşün ardından tekrar kalk ve tüm cesaretinle pedalı çevir.

“Çözümde görev almayanlar, problemin bir parçasıdırlar.”  -Goethe

 

Semra Çetin

 

 

Önceki İçerikOkurun Gözünden: Atomik Alışkanlıklar
Sonraki İçerikOkurun Gözünden: Moda Geçer Stil Kalır – Coco Chanel