Değişime Kendinden Başla!

Geçen yıl Temmuz ayında başladığımız Harekete Geç Online Gelişim Programı’nın katılımcılarından #hareketdaş Arzu Demirel ilham veren bir çalışmaya imza attı. “Bugüne İlk Kendinden Başla” programını 26 Mart-13 Ağustos tarihleri arasında birbirinden farklı 100 konu başlığında ve 78 konuğun katılımıyla gerçekleştirdi.

İş hayatından profesyonel koç olmak için yola çıkmış, en çok sevdiği öğrenmeyi yaptığı işe taşımış, farklı olanı denemeye açık, kendisini sürekli geliştirmeye adamış, kendi gibi olmayı seçen kendine göre bir kadın Arzu. Enerjik ve sürekli gülümseyen biri. Beni de konuk olarak ağırladı ve 100 program yaptı. Merak ettiklerimi sizin için de sordum.

Sevgili Arzu, “Bugüne İlk Kendinden Başla” tanımını açar mısın?

Bugüne İlk Kendinden Başla, yaşam yolculuğu içinde yol alırken dış faktörlerden bağımsız, her zaman için kendinden başlayarak insanın bu yolculukta karşılaştığı engellerde kendisini desteklemeyen inançlarını değiştirerek arzu ettiği yaşamı yaşamasına destek olmak için kurgulanmış bir çalışma. Yaşamın her alanını yönelik yapıcı bir program. 

Böyle bir çalışma yapmak fikri nerden doğdu? Neden Facebook? 

Bu çalışmanın iki amacı var. Öncelikle bireylerde değerlerle yaşama dair farkındalık sağlayarak kendilerinde değişim başlatmak, bir diğeri ise koçluk mesleğinin doğru şekilde tanıtılması ve faydalarını ne olduğunu anlatabilecek bir ortam sağlamaktı. Toplumsal fayda sağlamak için sosyal medyadan faydalanmak istedim. Zaman zaman konuşmacılar uzaktan bağlanacağı için en uygun platform facebook idi hem de videolar arşivlenerek ihtiyaç halinde tekrar izlenebilecekti. Facebook kanalına ek olarak hem YouTube hem de linkedin’de videolar paylaşıldı, instagram’dan duyurular yapıldı. Yani her türlü sosyal medya kanalını kullandık. Şimdi de websitemiz www.bikb.org  hayata geçti. Sabahın çok erken bir saati olan 07:30 da olmasının sebebi ise, sabah 07:30’da mesai yapanlar için işe başlamadan güne hazırlık, işe giderken yolda olanlar için sabah dinletisi, daha sonra dinleyecek olanlar için ise ellerinin altında hazır bir söyleşi olmasını amaçladım. Bu yaptığım çalışma üyesi olduğum Professional Women Network-İstanbul topluluğunda PWN-TV olarak yeni bir projeye dönüştü. Başarılı iş kadınlarından hayat tecrübelerini ve bilgilerini paylaşmaları için “İş’te Kadının Takım Çantası” teması ile haftada 1 gün facebook üzerinden canlı yayın yapıyoruz. Ne mutlu bana.

Söyleşileri parkta yapmışsın, hem de sabah 7.30’da, neler yaşadınız?

Söyleşilerimi başta mekân olarak Denge Merkezi Erickson Koçluk Okulu’nun sponsorluğunda gerçekleştirdim ancak havaların ısınmasıyla dış mekanlar daha cazip geldi ve doğa ile iç içe olmak hem beni hem de konukları çok iyi hissettirdi. Bazen, konukların İstanbul şartlarına ve ajandalarına göre de buluşma yerleri değişebiliyordu bu amaçla 1-2 kez Tasarım Parkı’nı ve otel lobilerini kullandım. Bu amaçla, hayatımda çok enteresan deneyimler yaşadım. Örneğin, Beşiktaş vapur iskelesinde tam yayın sırasında vapurun yanaşıp bilgisayarımızı koyduğumuz iskeleyi almak zorunda kalması ile bilgisayar elimizde programı bitirmek durumda kaldık. Sabah parkta yaptığım yayınlarda kediler, köpekler, kargalar, martılar ve kuşlar bize katıldı, bazı kafelerin açılış saatinde çalışan personelin hazırlıkları sırasında etkileşimler, uzaktan bağlantıda her seferinde acaba bağlanacak mıyız ya da bağlanırsam görüntü kalitesi nasıl olacak gibi düşünceler… Bir keresinde, uzaktan bağlanmak için 4 farklı sistemi deneyip bağlandığımızda programın ismini “azim” koyalım diye konuşup gülmüştük. Hatta bir yayında konuğum sistemsel bir hata yüzünden ekranda bir şey çıkmadığı için sadece yeşil ışığa bakıp konuşmuştu. Biz bu çalışmaların her anından inanılmaz zevk aldık hepimiz için de güzel bir hatıra oldu.

Neden “Değerler” konusunu seçtin?

Aslında bu programı duyurduğumda aklımda bazı konular vardı ama tam olarak nasıl ve neyi konuşacağım konusu benim için tam bir muamma idi. Bu amaçla değerli dostum, koç arkadaşım ve Harekete Geç! ekibinden ortağım Selma Kalaycı’dan aldığım koçlukta ne konuşacağımı bulmuştum. Konu değerler idi. Değerleri konuşmak beni de çok iyi hissettirmişti çünkü günlük hayatta hangi davranışı hangi değer ve inançlarımız ile yaptığımızın farkında değildik. Kendimiz için önemli olan değerleri konuşmak, günlük hayata olan yansımasına dair özellikle değerlerimizi yaşayamadığımızda koçluk bakış açısı ile çözümlerden veya deneyimlerden bahsetmek arzu ettiğim faydayı yaratmak için inanılmaz yardımcı oldu. Bu sayede pek çok seyirci, sohbetlerin hayatın içinden, gerçek, samimi, doğal ve içtenlikle olan paylaşımlar olduğunu pek çok kanaldan belirtiler.

Nasıl devam edecek? 

Programda yar alan konuklar ile 78 katılımcı, 101 canlı yayın ile haftada yaklaşık 10.000 izlenme alıyor. Katılımcılardan oluşturduğumuz bir network ağımız mevcut. Oluşturduğumuz topluluk inanılmaz bir enerjiye sahip ve yeniliklere hepimiz çok açığız ve hızlı yol alıyoruz. Eylül 2018’den itibaren 2. sezon için yayınlara başlayacağız. Aylık etkinlikler, web sitesi blog çalışmaları, podcast olarak yayınlar yapmaya devam edeceğiz. Bununla birlikte bir kitap çıkarma hayalimiz de mevcut.

Yolun açık olsun Arzu ilham alarak vererek hayatı paylaşmaya devam etmeni dilerim.

https://www.facebook.com/buguneilkkendindenbasla/

linkedin.com/in/lutfiye-arzu-demirel-4282365 

https://www.youtube.com/channel/UCCEnxTPEyP8_HPe-ivjqdDQ 

Röportaj: Yasemin Sungur


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerik130 Metre Kareden 30 Metre Karede Kendin Olmak
Sonraki İçerikGece ve Martılar
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...