Değişim için Plan mı, Prensip mi?

Geleceğe bakarken, eğer tahmin edilebilir bir ortam varsa, planlar insanları yönetmek için çok işe yarayan araçlardır. Ancak belirsizliğin arttığı, değişim gereğinin ise çok belirgin olduğu zamanlarda aksine, önceki plan ve bütçeler gelişimi, dönüşümü sınırlar. Hatta yapılmak istenenleri engeller, sabote eder. Şimdi, tam bu dönemlerde de insanlık tarihinin en keskin değişim, dönüşüm süreçlerinden birinden, “Dijital Devrim”den geçiyoruz…

Büyük komutanlar askerlerini savaşa hazırlarken daima; “Hiçbir şey planladığımız gibi gitmeyebilir ama biz yine de kazanacağız” derler. Çünkü onlar bilirler ki, zaferleri planlar değil askerler kazanır. Zirvelere çıkmış tüm liderler, asıl güvenmeleri gerekenin bin türlü aksaklıkla çökme ihtimali olan planlar olmadığını bilirler. Onlar, o planları kazanmak için uygulayacak ya da uygulanmaması gerekiyorsa, yeni ve doğru hamleleri yapabilecek askerlerinin karar verme becerilerine güvenirler.

KAVSAK-UFUK-TARHAN

Ve bilirler ki, hesap dışı zorluklarda onları, zafere ulaştıracak tek belirleyici güç “savaş meydanındaki insanların kararlarıdır”. Büyük komutanlar, liderler aslında planlara değil, onlarla ya da onlara rağmen insanların davranışlarını, seçimlerini belirleyen prensiplere, ilkelere, yani değerlere güvenirler.

DEGISIM-KARARI-1-UFUK-TARHANDeğişim zamanlarında önceki planlar sabotördür…

Devrimsel değişimlerin geliştiği, olasılıkların, fırsatların ve dolayısı ile risklerin bol olduğu zamanlarda en kritik şey; “doğruyu” seçmektir. Zamanın, durumun ruhuna uygun adımları atmaktır. Bu geçişlerde bilinmezler, ilkler o kadar çoktur ki, zaten elde seçmeye, karar vermeye yardımcı olacak sosyolojik, psikolojik, politik, felsefi, ekonomik, teknolojik vb. hazır reçeteler, referans alınacak deneyimler yoktur. Olan, biten daha önce yaşanmamıştır. Öğretisi, planı oluşmamıştır. Eski planlar işe yaramamaktadır. Ya da giderek olumlu etkisi, etkinliği azalmaktadır. Bu durumda insanların çoğu kendilerini ya akışa bırakır ya da eski bilgilerine göre, o anda nbso online casino hissettiklerini rast gele yaparlar…
Siz onları değil, ilkeler sizi seçer…

İşte böyle zamanlardan geçerken en önemli belirleyici, insanların tercihlerine ve eylemlerine asıl sınır koyan ve yön veren şey; prensiplerdir/ilkelerdir.

İlkelerinizi siz seçemezsiniz. Onlar sizi seçerler. Çünkü onlar daha önce paylaşılan deneyimlerle, ortak akıl ile belirlenmiştir. Örneğin bir gazeteci iseniz, gazetecilik ilkleri dışına çıkamazsınız. İşinizi ne koşulda, hangi araçlarla yapıyorsanız yapın, “olayları araştırma ve gerçekleri sorgulama (fact checking, truth seeking)” prensibine uymanız gerekir. Eğer bir dernekte çalışıyorsanız, sırf o anda bazı kişiler gerekli görmüyor diye “yardımlaşma, dayanışma” ilkelerini yok sayarak hareket edemezsiniz. O oluşumun temel prensipleri dışında bir şey yapamazsınız. Yapmamalısınız, aksi takdirde sonuç; içinde hayvanlar olmayan bir hayvanat bahçesi inşa etmeye benzer.

Mazeretten, revizyona geçiş…

Değişim zamanlarında önceki, eski durumlara göre yapılmış planlar, ezberlenmiş şablon, slogan “meli, malı” yönermeleri mazeretlere dönüşürler. Çünkü değişim rahatsız eden, zorlayan, ikilemde bırakan pek çok farklılığı zorunlu kılar. Ve bunlar inatçılık, direnç ya da düşüncesizce yapılan kahramanca atakları tetikler. Değişmemek, alışılmışı korumak için eski verilere, eski vizyona göre yapılmış planlar; “ama plan buydu, böyle yapmalıyız” gibi itirazlara, dayanak bulma girişimlerine malzeme olur. Patinaja düşürür… İşte kritik başarı faktörü dediğimiz şey ve ilkelere göre yeniden kalibrasyon ihtiyacı burada ortaya çıkar.

Sürdürülebilir gelişim için kavşaklar ve seçim?

Geleceğin olasılıklarına doğru ilerlerken eskiye göre yapılmış planları, temel ilkelere, prensiplere göre revize edebilenler sürdürülebilir gelişim denen şeyi yakalarlar.

DEGISIM-KARARI-2-UFUK-TARHAN

Değişim, dönüşüm ne kadar güçlü, ne kadar farklı, ne kadar hızlı olursa olsun, ondan başarılı, mutlu sonuçlar çıkmasını sağlayacak olan asıl belirleyiciler ilkeler ve prensiplerdir. Bunlar bir anlamda yaşamsal omurgadır. Ve inanın, her durumda bizi kurtaracak, daha iyiye taşıyacak prensip ve ilkeler mutlaka vardır. Çünkü prensipleri, ilkeleri değerler oluşturur. Değerler de, ortak paylaştığımız her anın, yarattığımız her paylaşımın çıktılarıdır.

Daha iyi bir gelecek için daima planlı olmayı savunan bir fütürist ve stratejist olarak, işte bu yüzden her konuşmamda, her yazımda ve paylaşımımda; “Plan varsa revizyon diye bir şey de vardır, unutmayın!” derim… “Revizyonsuz plan, plansız revizyon olmaz!”

Son sözlere bağlantı, Al Pacino’nun müthiş “Kadın Kokusu (Scent of a Woman)” filminden gelsin:

“Hayatımda pek çok kez önüme kavşak çıktı. İstisnasız her seferinde de doğru yolun hangisi olduğunu bildiğimden eminim. Ama sapmadım! Çünkü… Allah kahretsin! Çok zorluydular…”

Resim1

Daha iyi bir gelecek için, ne kadar zorlanırsanız, zorlanın; daima ilkelere göre revize edilmiş yepyeni planlar, yapmalısınız.

Yeni yılınızı kutluyor ve hatırlatıyorum; “Gelecek, Güzel Gelecek!”  


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: