Canım Acıyor!

1999 Marmara depreminde yaralandık, diz çöktük. Kahramanmaraş depreminde ise kabuk bağlayan yaralarımız kanadığı gibi yeni ve daha büyük yaralar açıldı bedenimizde. Bu defa bir yıkıldık ki ne yıkılma!

Ateş düştüğü yeri yakmadı yine, ulusça yandık ki ne yanma!

Şahsen ben -ki sorumluluk duygusu olan tüm insanların benim gibi olduğunu düşünüyorum- uyuyamıyorum. Enkaz altında kalan canları ve onların enkazdan çıkarılması için çaresizce çırpınan insanları düşündükçe yüreğim acıyor. İnanın sofraya suçluluk duygusu içinde oturuyorum.

İnsan yediğinden, içtiğinden utanır mı? Utanıyorum! Canım acıyor!

Depremzede insanlar, evsiz barksız, derme çatma çadırlarda soğuktan tir tir titrerken utanıyorum sıcak odamdan, akan sıcak sudan, demlediğim çaydan, içtiğim kahveden utanıyorum! Canım acıyor!

Giyindiğim paltodan, boynumdaki atkıdan utanıyorum! Canım acıyor!

TV de kendine uzatılan battaniyeyi “ben battaniye istemiyorum çocuklarım enkaz altında donarken” diye reddeden adamı ve taş yastıklarda, beton yorganlarda yatan binleri düşündükçe üzerime örttüğüm yorgandan, başımın altındaki yastıktan utanıyorum! Canım yanıyor!

Canımı yakan başka şeyler de var.

Bizler, din, dil, ırk, renk ve siyasi görüşümüz ne olursa olsun, kaygıda ve tasada birlikte olmayı becerebilen (-ki bunun en büyük örneği kurtuluş savaşında görülmüştür) bir halkız.

Afetlerde, Türk’ü, Kürt’ü, Alevi’si, Sünni’si, Ermeni’si, Yahudi’si, sırt sırta verip, aynı toprağa ter akıtan bir halkız.

Gelin görün ki, yönetenler ve muhalifler, Türk halkının gösterdiği basireti göstererek yine bir araya gelmediler. Oy kaygısı ile bu büyük felaketi de siyasi arenaya çektiler.

TV’ler de reyting kaygısı ile çanak tutuyor bu anlamsız kavgaya.

Benim depremim, senin depremin (1999 Marmara depreminde bildiğiniz gibi Bülent Ecevit başkanlığında, koalisyon hükümeti yönetiyordu ülkeyi)

Benim STK, senin STK.

Benim yardım kuruluşum, senin yardım kuruluşun.

Ben çok yardım topladım, sen az yardım topladın.

Yardımı ben dağıtacağım, sen dağıtamazsın.

Deprem bölgesine ben önce gittim, sen sonra gittin.

Ben daha çok üzüldüm, sen az üzüldün…

Benim canım çok acıyor, senin az acıyor…

Hayır!…

Sizin bu kayıkçı kavganızı gördükçe benim canım çok acıyor!

Mithat Özlü

Önceki İçerikBizim İnancımızda…
Sonraki İçerikAfetin Sebep Olduğu Travma Sonrası Stres Bozukluğu