Boşanma Sürecinde Çocuk

Ebeveynlerin boşanması, bir çocuğun yaşamında karşılaşabileceği en zor deneyimlerden biridir. Bu süreç her ne kadar hem yetişkinler hem de çocuk için çok zorlu olsa da, izlenecek bazı adımlar ve akılda tutulacak bazı önemli noktalar zorlukların daha kolay aşılmasına yardımcı olabilir.

Boşanma ebeveynler açısından kavga ortamından kurtulmayı beraberinde getirirken, çocuk açısından çok daha farklı durumların ortaya çıkmasına yol açar Anlaşmazlık yaşanan bir ailede çocuk, çoğu zaman oldukça endişelidir. Ebeveynlerinin ayrılıp ayrılmayacağını ya da yaşamlarını birbirleri ile kavga ederek sürdürüp sürdürmeyeceklerini bilmek ister. Bu durumda yetişkinlerin atacağı ilk adım, çocuğa kadın ve erkeğin birbirlerine verdikleri karşılıklı sözlerle, ana babaların çocukları konusunda verdikleri sözlerin ayrımını açıklamak olmalıdır. Boşanma olduğunda, çocukları yetiştirme konusunda verilen sözden vazgeçme gibi bir şey olası değildir.

Ebeveynlerin ayrılık kararını aldıktan sonra yüzleşmek zorunda kalacakları en önemli durum bu kararı çocuğa söyleyip söylememe ikilemidir. Çocuklar, tanık oldukları kavgalar için kendilerine anlatılan şeylere inanmış, kanmış görünürler. Aslında onlar için, ana babalarının birbirlerini çok seviyorlarmış, aralarında sorun yokmuş gibi görünmeye çalıştıkları ortamlarda bulunmak daha zordur.

Bu nedenle, çocuklara doğru yanıtları verme ve gerçekleri söyleme en iyisi olacaktır. Boşanma da, evlilik gibi saygı duyulması gereken bir olgudur. Boşanma aslında geçimsizlik halinin resmen onaylanmasıdır. Bu konuda herkesin suskun kalması, çocuğa boşanmanın aslında çok kötü bir şey, adeta bir ayıp olduğunu hissettirebilir.

Boşanma ile yaşanan diğer önemli bir sorun da çocuğun hangi ebeveynin yanında yaşamaya devam edeceğidir. Dört yaşından küçük bir çocuk söz konusu ise en önemli nokta çocuğa doğduğundan beri kimin baktığıdır. Eğer doğumdan beri anne bebeğin bakımını sağlamışsa, varlığı onun için çok gereklidir. Diğer eşin küçük çocuğu görmek istediğinde her zaman onun yaşadığı ortamda ziyaret etmesi de son derece önem taşımaktadır. Çocuğun kiminle beraber yaşayacağı sorununa bağlı olarak gelişen diğer bir sorun çocuğun bundan böyle yaşayacağı yerdir. Bu durumu en doğru şekilde çözmek için çocuğun yaşamında üç süreklilik bulunduğu unutulmamalıdır. Bunlar bedenin sürekliliği, duygusal yaşamın sürekliliği ve toplumsal sürekliliktir. Çocuktaki süreklilik bedeni ve duygusallığıdır. Eğer her zaman yaşamaya alıştığı ev, onun için yıkılmışsa çocuk iki düzeyde yapısal bozuklukla karşılaşacaktır. Uzam düzeyindeki yıkım bedenine, duygusal düzendeki bozukluk da parçalanmış duygularına yansır.

Boşanmanın ne demek olduğunu anlamaya çalışan çocuğun yaşı küçükse ve aynı evde yaşamaya devam ederse, boşanmayı gerçekten duygusal bir sorun haline getiremez. Eğer şartlar izin verirse, çocuğun daha önce yaşadığı evde kalmaya devam etmesi en iyisidir. Burası, çocuğun oturmaya alıştığı, daha önce ana babayla beraber yaşadığı ve bundan böyle tek bir ebeveynle kalacağı yer olmalıdır.

Ayrılık kararıyla gündeme gelen bir diğer sorun da okuldur. Boşanmanın ardından çocuğu okulundan alıp başka bir okula gitmesi konusunda zorlamak sakıncalıdır. Böyle bir zorlamayla karşılaşan çocuk okula gitmek bile istemeyebilir. Çocuğun başka bir yerde yaşamak üzere öğretim yılının ortasında okuldan ayrılmasının da sonuçları aynı şekilde olacaktır. Çocuğun düzeni bozulur ve şaşkınlığı artar. Bir yandan duygusal varlığı ve kişiliği sarsılırken, diğer yandan sınıfında bulunan aynı yaştaki arkadaşlarına bağlı olan toplumsal varlığı yaralanır. Ders yılının ortasında birden nereden geldiğini sorgulayan yeni arkadaşlarının karşısında düzeni iyice bozulur.

Çocuğa boşanmaya dair gerçeğin anlatılmadığı, onun yerine ‘annen/baban bir yolculuğa çıktı’ denildiği durumlarda alınan yaralar çok daha fazladır. Ne yazık ki ana baba o yolculuktan hiç geri dönmez. Bu durumda çocuk aynı evde, aynı okulda düzenini sürdürse de işler yolunda gitmez. Çünkü toplumsal süreklilik, ayrılmış olana ana babanın yeni durumu konusundaki gerçek anlatılmadığı için, artık bozulmuştur.

Boşanma süresi boyunca belki de akılda tutulması gereken en önemli nokta, çocuğun kendi dinamiklerine sahip mantıklı bir varlık olduğu gerçeğidir. Onu kandırmak, gerçekleri saklamak veya saptırmak yerine, varlığına saygı duyarak atılması gereken adımları planlamak, ebeveynlerinin en önemli görevi olmalıdır. Ayrıca bu süreçte çocuğa psikolojik yardım sağlamak da önemli bir destek sistemi yaratır. Özellikle ‘oyun terapisi’ boşanma yaşanan ailelerdeki çocuklarda son derece etkili olmaktadır.

Pınar Kopar


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: