Başarılı Bir İş Kadını, Sevgi Dolu Anne Ve Hırslı Toplum Gönüllüsü: Anita Roddick

Gençlik yıllarında insan hakları savunucusu olarak ülke ülke gezen, dünyanın en büyük kozmetik markasının yaratıcısı  Body Shop’un yaratıcısı Anita Roddick’in ders alınacak bir yaşamı var.

Gençlik yıllarını insan haklarını savunmakla geçiren Anita, ülkesine döndüğünde, Gordon Roddick ile evlenir. İki çocuğu ve işlettikleri 8 odalı otel ile gayet sıradan bir yaşamları vardır. Bir gün eşi ona, gençlik hayalini gerçekleştirmek için, Arjantin Buenos Aires’ten New York’ a kadar atla seyahat etmek istediğini söyler. Anita, eşinin bu kararına saygı duyar ve eşini iki yıl sürecek olan seyahatine yolcu eder.

İnsan Hakları için gençlik yıllarında yaptığı gezilerde, tarım ve hayvancılıkla uğraşan halk ile görüşür. Aynı zamanda onların örf ve adetlerini tanımaya çalışır. Yaptığı seyahatlerde ise en çok dikkatini çeken şey, gittiği her ülkenin kendine has kokusu ve kozmetik ürünlerinin olduğudur. Köylü kadınlardan sabun yapımın öğrenir ve birçok farklı tarifi bir defterde toplar. Ev ekonomisine katkı olması için, evde kendi kozmetik ürünlerini üretir. Eşinin yokluğunda ev kirası ve banka borçlarını ödemek zorunda kalan Anita, evde yaptığı kozmetik ürünlerini satmaya karar verir.

İşe başlamak için önce bankaya gider, bankadan kredi alamayınca benzin istasyonu işleten bir arkadaşından borç olarak kendine küçücük bir dükkan açar. Dükkan için 2 kızı ile gece gündüz çalışırlar. Çok zaman geçmeden evinin mutfağında ürettiği sabunlar ilgi görür. Body Shop ismi verdikleri dükkânları haftada 300 dolar ciro yapar.

İki sene sonunda eşi seyahatten döner ve Anita’y yardım etmeye başlar. Eşi Gordon, bizim şimdilerde Franchise olarak bildiğimiz sistemi o yıllarda uygular. Şirketini 1984 yılında halka açar. Yarattıkları marka, birçok iş kurmak isteyen kişi tarafından ilgi görür ve yıllar içerisinde binlerce bayiliğe ulaşırlar.

Gençlik yılları boyunca insan hakları savunucusu olarak birçok programa katılan Anita, sahip olduğu ideolojiyi markasına yansıtarak bilinen aksine bir iş yaşamına sahip olur.

“Fark yaratmak için çok küçük olduğunuzu düşünüyorsanız, bir sivrisinekle hiç yatağa girmemişsiniz demektir” – Anita Roddick

Geçtiğimiz yıllarda da Türkiye’de  yürütülen `Aile içi şiddete sessiz kalma` projesine destek olmak için Türkiye’ye geldi. Ülkemizde bulunan Body Shop mağazalarında, Buldanlı kadınların elleriyle yaptıkları küçük el çantalarını satışa çıkarıldı.

Anita Roddick hayatını insanlığa ve doğaya adamış bir misyoner, anne, iş kadını, eş ve büyükanne!

Anita, çevresi tarafından sadece insan hakları savunucu olarak değil, tam bir doğa savaşçısı olarak da biliniyordu.

Yaşamı boyunca birçok şirkete doğayı ve insan haklarını ihlal ettikleri gerekçesiyle dava açan Roddick, senelerce süren davaları kazanmayı başardı. Son olarak 4 milyon imza toplayarak, kozmetik sektöründe geliştirilen ürünlerin hayvanlar üzerinde denenmesini yasaklayan yasayı hayata geçirdi.

Bunca sosyal sorumluluk projesine rağmen şirketinin başarı grafiği hiç düşmedi. Şirketi Body Shop için `benim özel hayatımla sosyal hayatımın birleştiği yerdir` diyor.

Gezmek En İyi Üniversitedir!

Gezmek en iyi üniversitedir diyen Anita Roddick, sosyal ve iş yaşamı boyunca gezmeye devam etti. Gittiği her ülkede karşılaştığı sorunu çözmek için bir kampanya başlatarak, insanların gönüllerine dokunmayı başardı. Anita Roddick’in doğaya ve insanlığa saygısı, başarıyı ayağına getirdi. Bugün bin 900 satış noktası ile 50 ülkede konumlanan markası Body Shop, 652.3 milyon Dolar’a  L’Oreal tarafından satın alınıyor.

2007 yılında Anita Roddick, geçirdiği hastalık yüzünden hayata gözlerini yumdu. Yaşamı boyunca ailesine olan tutkusu, insanlığa olan saygısı ve işine olan azmi ile dünyada örnek alınması gereken özel insanlardan biri olarak gösteriyor.

Ben de kişisel olarak, Anita Roddick’in hayatından çok ders alıyorum. Bana iyi bir eş, iyi bir iş kadını ve aynı zamanda iyi bir insan olmam gerektiğini hatırlatıyor.

Reyhan  Çepik

 


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: