Okurun Gözünden: Freud’un Kız Kardeşi

Makedonyalı yazar Goce Smilevski, psikanalizin babası sayılan Freud’un hayatının en gizli kalmış ve de en trajik kesitini anlatıyor bu kitabında. Bu kitapla Avrupa Birliği Edebiyat ödülü almış. Kitap 30 dile çevrilmiş bizde de sekiz baskı yapmış. Smilevski bir röportajında bu kitabı yazmak için psikanaliz ve o dönemdeki delilik algısı üzerine ve 19 ve 20. yüzyılların başlarındaki toplum yaşamı üzerine çok kitap okuduğunu söylemiş.

Freudun Kız Kardeşi

Freud, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Hitler Viyana’ya girmek üzereyken Londra’ya kaçırılır. Gitmeden önce kendisinden yirmi kişilik bir liste istenir. Listedekiler de onunla birlikte gidecektir. Freud, listeye ailesini, hizmetçilerini, hemşirelerini, baldızını hatta köpeğini bile yazar ama çok ısrar etmelerine, yalvarmalarına rağmen dört kız kardeşini bu listeye eklemez; onları Viyana’da bırakır ve sonradan gaz odasında can vermelerine neden olur. Freud’un neden böyle davrandığı bilinmez ama bence sebebi umursamazlık, aymazlık, bencillik belki de Nazilerin gerçekten de önemli bir tehdit olduğunu algılayamaması olabilir.

image3

Yazımı okuyanlar kitabı özetlediğimi hatta sonunu söylediğimi düşünebilirler ama kitap böyle başlar. Sonra geriye dönerek Freud’un çocukluğuna gider. Kız kardeşleriyle, annesi ve babasıyla olan ilişkilerini, aşklarını anlatır.

Kitapta çok değişik bir anne profili var. Bu kadının ham maddesi mutsuzluktur. Çocukları arasında kesin bir ayrım yapar. Özellikle Adolfina’ya karşı anlamsız bir gaddarlık vardır yüreğinde. Freud, en sevdiği, her şeyini paylaştığı, sırdaşı Adolfina olduğu halde bu durum karşısında hep sessiz kalır.

Adolfina, annesinin baskılarına daha fazla dayanamayarak bavulunu alır ve kendi isteğiyle akıl hastanesine gider. Akıl hastanesinde ünlü ressam Güstav Klimt’in kız kardeşi Clara Klimt ile aynı odayı paylaşır. Clara da kendi ağabeyinin şöhretinin kurbanı olmuştur. Burada yedi yıl kalırlar.

image1

Kitabı, Adolfina’nın anlatımıyla okuyoruz. Kitabın içeriğinde psikanaliz kuramının nasıl doğduğu, örneğin Freud’un hastaya divana uzanmasını söyleyip söyleyeceklerini anlattırması fikrinin nasıl ortaya çıktığı ve Viyana’daki günlük yaşama dair bilgiler var.

İkinci Dünya Savaşı’nda milyonlarca Yahudi gaz odalarında can verdi. Bunlardan dördü Psikanalizin kurucusu Freud’un dört kız kardeşiydi.

Kitaptan bir alıntı daha yapalım.

“Adolfina bir gece rüyasında, artık ölmüş olan Freud’u görür. – affet beni affet der, sana çok kötülük yaptım.

Adolfina, sen kimseye kötülük yapmadın der, sen sadece eline geçen bir fırsatı, birine iyilik yapma fırsatını kaçırdın.”

Sanırım iyilik ve kötülük hakkında bir kez daha düşünmemizi sağlar bu sözler…

Uzun zamandır beni en çok etkileyen kitap bu oldu.

Lale Celepoğlu


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: