Aşırı Teşhis & Aşırı Analiz ve Tedavi İçin 10 Öneri

Son yıllarda tıp çevrelerinde “aşırı teşhis” in insan sağlığına zararları ve iş çevrelerinde de “aşırı analiz” başarıya olumsuz etkileri çokça irdeleniyor. İşte bunlardan kurtulmanın ya da korunmanın bazı ipuçları…

Aşırı teşhis için tartışmalar iki nokta üzerinde yoğunlaşıyor:

  • Gelişen tıp ve ultra-hassas tetkik yöntemleri insan vücudundaki önemsiz, ufak tefek problemleri, anormallikleri dahi saptayabiliyor. Oysa tedavi yöntemleri henüz tam o, problemli noktaya yönelmiş hassasiyette iyileştirmeler yapamıyor.
  • “Hastalık” tanımlamaları ve sınırları ticari amaçlar için abartılıyor, esnetiliyor.

Erken teşhis adına gerçekten önemlilerin yanı sıra bulunan her tür aksaklığın da onarılmaya, tedavi edilmeye çalışılması yarar değil, zarar doğuruyor. İlaçların, tedavi yöntemlerinin yan etkileri sağlıklı hücreleri de etkiliyor, bozuyor. İyileştirmek, yaşam kalitesini yükseltmek şöyle dursun; tam tersine insanlar bu nedenlerle sağlıksızlaşıyor. Çok erken yaşlarda sürekli kullanılan ilaçlara ve bunların yan etkilerine mahkum oluyor. Bunları değerlendirince insan “e doğru hakikaten” diyor. Bu konuda The Telegraph’da yayınlanan yazıya göz atmanızı öneririm.

Over-Thinker’lar – Aşırı Düşünenler, Aşırı Analizciler
 
Benzer şekilde iş, hayat ve başarı konusunda da “aşırı analiz etmenin”, fazla irdelemenin, aşırı düşünmenin başarısızlık, mutsuzluk getirdiği savunuluyor. “Genel kural olarak düşünmek iyi bir şeydir, yararlıdır, gereklidir ancak her şeyde olduğu gibi fazlası zararlıdır!” deniyor.

Fazla düşünen insanların basit, yalın şeyleri dahi karmaşıklaştırıp, zorlaştırabilen bir yetenek geliştirdikleri; durgunluk, engellenme, yorgunluk, anksiyete hissettikleri, hatta sonunda hastalık sahibi oldukları iddia ediliyor.

Her şeyi etraflıca düşünenler zaman içinde insanların söylediklerinden farklı anlamlar çıkarmak, daima ve önce olumsuzlukları bulmak ve obsesif kompulsif bozukluklar sergilemek gibi özellikleri geliştiriyorlar.

Özellikle ve adeta kendi kendilerini sabote etmek konusunda uzmanlaşıyorlar. Bunları yaptıkça da çevreleri tarafından itici bulunan tiplere dönüşüp, yalnız kalıyorlar. Ve çoğunlukla; başarısızlık, mutsuzluk için gerekli ön koşulları sağlayıp, kısır döngüye giriyorlar…

Aşırı Analizden Kurtulmak İçin İpuçları:

  • Mükemmeli beklemekten vaz geçin. Mükemmel zaman, mükemmel koşullar vb. diye bir şey yoktur. Hırslı, tutkulu olmak, daha iyisini aramak geliştirir ancak gerçekçi olmayan koşulları zorlamak kitler.
  • Varsaymayın, zannetmeyin. Önsezilerinizin farkında olun ama gerçeklere ve delillere itibar edin.
  • Proaktif olun. Teorik alandan, düşüncelerinizden çıkarak, her gün sizi hedefinize yaklaştıracak en az bir şey “yapın”. Aksiyon alın.
  • Kendinize doğru sorular sorun. Sizi olumlu, pozitif etkileyecek; pratik, üretken ve ilerletici, çözümcü sorularla yönlendirin. Bilincinizi bu şekilde geliştirin.
  • Hiç kimse kendi hakkında tam objektif olamaz. Size ayna tutacak, gerçekçi geri bildirimler verecek koç, mentor, arkadaş, antrenör edinin. Dikkat edin, bulduklarınız size duymak istediklerinizi değil, duymaya ihtiyacınız olanları söylesin.
  • Kendinize “vasattan kaçıyorum, muhteşem olanı arıyorum” falan gibi kaçış mazeretleri yaratmayın. Tartışılmayacak somut planlar yapın ve onlara odaklanın. Plan revizyonu ile ha bire karar değiştirmeyi karıştırmayın.
  • Yapamadıklarınızı haklı çıkarmaya ve açıklamak için çaba harcamaya son verin. Samimi olmayı deneyin. Çok etkin bir yoldur ve özgürleştirir.
  • Sırf kendinizi tatmin için dahi olsa “Başarı Günlüğü” tutun. Düşüncelerinizi, kararlarınızı, davranışlarınızı yazın. Değişimi ve ilerlemeyi gözlemek; duygularınızı diri tutmanız, odağınızı koruyup, motive olmanız için müthiş bir yoldur.
  • Beyninize tatil yaptırın. Zaman zaman durun! Olduğunuz ana tam girin. Şimdiyi tam yaşayın. Bazen durun, başka hiçbir şey yapmayın. Bu her yerde gerçekleştirebileceğiniz bir şeydir. En kolay başlama yollarından biri ise sevdiğiniz bir müziği dinleyerek kendinizi kaybetmektir. Bu konuda okumanız için tavsiye; Eckhart Tolle – Şimdinin Gücü.
  • Kafanızda gezinen düşünceler çeşit çeşittir. Bazıları hiç işe yaramadan öylece dururlar. Sizi boşuna meşgul ederler. Bazıları sıkışmıştır, bir türlü çıkamazlar. Oysa bir ortaya çıksalar ne çok yararları olacaktır. Bazıları da bar bar bağırır, korkutur, dikkatinizi dağıtırlar. Onları da susturmak gerekir. Ne demek istediğimi daha iyi anlamak için beyninizi size ait, dairelerini kiraya verdiğiniz bir apartman; bu saydığım düşünceleri de kiracılarınız gibi düşünün.

Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: