Sorun Çözme Becerisi Kişiyi Farklılaştırır

Yaratıcılık ve motivasyon. Günümde başarıyı tetikleyen en önemli unsurlar. Peki ama nasıl? İşte testler ve gözlemler vasıtasıyla ortaya çıkan sonuçlar.
İnsanların daha başarılı olmasını, daha yükseklere çıkmasını sağlayan en önemli unsurlardan ikisi yaratıcılık ve sorun çözme becerisidir. Bu ikisini sonuca götüren, kışkırtan ve koşturan – coşturan ise motivasyondur. O zaman ortaya bir iddia koyan, koyabilen insanlarda;

– Sorun çözme becerisi, yaratıcılık

– Yüksek motivasyon olmalı.

Peki nasıl? Hangi faktörler bu iki konunun daha iyi olmasını sağlar? Genel kanı; farklı bakış açısı çözüme götürür, çözüm yolarını çoğaltır.

Sorun Çözme Becerisi Kişiyi Farklılaştırır

Bu konulara eskiden beri kafa yorulur. 1930’larda psikolog Karl Duncker tarafından geliştirilen mum problemi, sorun çözme becerisi üzerine yapılan çalışmalarda uzun yıllar kullanılan efsane testtir.

Test şöyle:
Ahşap kaplı bir duvar var. Yanında da bir masa… Deneğe bir mum, bir kutu kibrit ve bir kutu raptiye verilir. Yapması gereken; mumu kesinlikle masaya damlamayacak bir şekilde duvara sabitlemek ve yakmaktır.

Genellikle mumu duvara raptiyelemeye çalışmak ya da mumun yanını kibritle eritip, duvara monte etmek gibi yollar denenir. Masadaki diğer eşyalara dikkat kesilen kişiler genellikle 5-10 dakika sonra, çözümü bulurlar; raptiye kutusunun içi boşaltılır, duvara raptiyelenir. Mum, kibrit ateşi ile altı eritilerek kutunun içine yapıştırılır, görev başarıyla tamamlanır.

Burada olayı çözen, farklı bakış açısı ile yaratıcı çözüm bulma becerisinden başka bir şey değildir…

Test 2
Yine bu konuyla ilgili bir diğer deney; Princeton Üniversitesi’nden psikolog Sam Glucksberg denekleri iki gruba ayırır.

İlk gruba; tek amacının bu tür bir bulmacanın normal olarak ne kadar sürede çözüleceğini ölçmek olarak açıklar. İkinci gruba ise ödül teklif eder. En hızlı çözenlerin % 25 ine 5, en hızlı çözene ise 20 Dolar ödül vereceğini söyler.

Sonuçta ödül verilen grup ortalama 3,5 dakika daha geç çözüme ulaşır.

Örnek deneyde, çoğu zaman düşünmeyi berraklaştırması, yaratıcılığı ateşlemesi beklenen ödül; yani en önemli motivasyon aracı olarak bilinen faktör, tam ters etki yapmıştır. Çünkü insanlar insanın odağını daraltıp, yeni şeyler bulmayı sağlayacak farklı bakış açısını daraltır, hatta köreltir, bulanıklaştırır. Bu durumu gerçek hayatta yaşadığınız pek çok olayla özdeşleştireceğinizden eminim.

O zaman şunu diyebiliyoruz; daha iyi bir gelecek, başarı, tepelere çıkmak vb için farklı bakış açısına sahip motivasyon fişeği gibi ilerlemek söz konusu olduğunda ödüllere bel bağlamak doğru değildir. Ödül kaygısı çoğu zaman nihai başarıyı engeller…

Bel bağlanacak şey; harici motivasyon değil, iç motivasyon yani istemek, sevdiği şeyi yapmak ve ona tutku ile bağlı olmaktır.

Tek ama tek güdüleyici ‘içsel’ olandır. Onun dışındaki her şey boştur… Geçici ve uzun vadede kesinlikle işe yaramaz…

Nasıl böyle net çıkarımlarda bulunuyorum;
– Kendi deneyimlerimden
Yaşamlarına iş antrenörü olarak eşlik ettiğim yüzlerce kişi ve kurumun deneyimlerinden, iş-hayat sonuçlarından süzdüklerimle bu yazdıklarımın arkasında dimdik duruyorum.

Sonuç:
Motivasyon alınmaz da verilmez de… Miş gibi yapılır… Gerçek motivasyon kendi kendimize yaşayabileceğimiz içsel bir şeydir…

İç motivasyonu yüksek olanların sorun çözme, farklılaşma becerisi yüksektir ve bu profiller kesinlikle daha başarılıdır.

Kaynak; Daniel H. Pink – Drive


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: