Saksafon

 ’Bu çocuk yaşamaz, dünyanın en bahtsız çocuğu!’ derdi annesi Adolphe Sax için… Adolphe 1814’te Belçika’da doğdu. Anne ve babası müzik enstrümanı tasarımcısıydı. Bebekken üçüncü kattan düştü, başını taşa çarptığı için öldü sanıldı. Üç yaşındayken, süt diye içinde asit olan bir bardak su içti. Daha sonraki yaşlarda ise bir iğne yuttu kazara… Bir gün de  barut patlaması esnasında ciddi yanıklar oluştu bedeninde. Daha sonraki yıllarda, zavallı Adolphe, içinde sıcak yağ olan bir tavanın içinde buldu kendini, kalçası yandı. Birkaç kez kazara zehirlendi. Bir kere de başına tuğla düştü. Nehre yuvarlandı bir keresinde, neredeyse boğulacaktı… Başına gelmedik kalmayan Adolphe, dudak kanseri de oldu.

Peki, Adolphe Sax kimdi? Yıllarca babasının klarnet ürettiği fabrikasında çalışması sonucu, yaşadığı bütün kazalara, talihsizliklere rağmen, 1840’lı yıllarda Paris’te saksafonu tasarlayan mucitti o. Gençliğinde Brüksel Konservatuarı’nda klarnet ve flüt bölümünü okumuştu. Günümüzde çeşitli türleri olan saksafon, teknik olarak tek kamışlı, ahşap enstrümanlar ailesine aittir; klarnet ve flüte yapı olarak çok benzer. Genellikle pirinçten imal edildiği halde, üzerine yapılan gümüş ya da vernik kaplama, başka faydalarının yanı sıra, ses kalitesinin artmasını sağlar. Adolphe aslında pirincin gücünü göstermeye çalışmıştır. Pirinç ve nefesli çalgıların senfonik seslerini bir araya getirmek istemiştir bu aleti tasarlarken… Sonradan pop ve caz müziği ile ilişkilendirilse de saksafon ilk başta, klasik batı müziği ve ordu müziği enstrümanı olarak düşünülmüştü. Ama ses kalitesinin güzelliği dolayısıyla, kısa bir süre sonra birçok besteci ve müzisyen, eserlerine saksafonu da dahil etmişlerdir. Dinlemeye doyamadığımız, kendine has eşsiz bir tınıya sahip olan bu müzik aletine adını Adolphe Sax vermiştir. Fon Grekçe ‘ses’ demektir. Saksafon (ya da saksofon veya sax), ’Sax’ın sesi anlamını taşır. Sax, patentini aldığı bu enstrümanı yirmi yıl boyunca kendi fabrikasında üretmiştir.

Saksafon 1900’ lü yıllarda John Coltrane, Lester Young ve Charlie Parker gibi ünlü sanatçılar sayesinde solo nefesli caz enstrümanı olarak ilgi ve hak ettiği değerine ulaştığında, Adolphe ne yazık ki artık hayatta değildi. 1894’te Paris’te zatürreden hayatını kaybetmişti. Sax ünlü Montmartre Mezarlığı’nda yatmaktadır. Mezar taşında, doğum ve ölüm tarihleri arasına bir saksafon motifi işlenmiştir.

Adolphe Sax, hayatın karşısına çıkardığı tüm engellere rağmen iyi ki yaşamış ve dünyaya eşsiz bir müzik enstrümanı armağan etmiş. Tam da çeşitli yerlerde caz festivallerinin başlayacağı bu yaz sezonunda, ‘saksafon, şarkı söyleyen insan sesidir’ diyen ünlü Amerikalı saksafonist Ernie Watts’ı anmadan geçmeyelim. Ne kadar haklı!

Nevin Tali Ölçer

Önceki İçerikIsabel Muñoz: Yeni Bir Hikâye Göbeklitepe ve Çevresinden Fotoğraflar
Sonraki İçerik‘Kurban Bağış Kampanyası’ Başladı
Eskişehir-Bodrum-Zürih üçgeninde bir yaşam… Zürih’te çevirmen olarak mezun oldum. Yabancı dillerim İngilizce, Almanca, Fransızca ve İspanyolca. Edebiyat çevirmeniyim. Franz Kafka, Stefan Zweig, Viktor Frankl gibi değerli yazarların bazı eserleri de yayınevleri için yaptığım çeviriler arasında. Büyük bir hevesle öyküler yazıyorum. İlk romanım “Bu Bir Kalp Değildir - Bir Cenevre Masalı” Mart 2022’de çıktı. Uslanmaz bir merak ve heyecanla okuyor, yazıyor ve yaşıyorum.