Oyun

Oyunlarla aranız nasıl?

“Oyun mu? O çocuklukta kaldı” diyenlerden misiniz?

Çocukken oyun oynamaktan zevk alır mıydınız? Bu soruya hayır diyen var mıdır?

Oyunla ilgili duygularınızı bir yoklayın bakalım neleri fark edeceksiniz.

Bir çalıştırıcı ve eğitmen olarak oyunlar yaptığım programların içinde hep yer alırdı. Oyun dendiği zaman yüzlerde beliren nostaljik gülümsemeyle karışık soru işaretli, meraklı ve biraz da çekingen ifadeleri severim. Her oyun gruba bir hareket getirir ve bir şeyler öğretir. Yetişkinler için oyun artık ait olmadıklarını düşündükleri dünyaya açılan bir penceredir. Onlar o pencereden dışarı ve birbirlerine bakarlar ben de onlara bakarım. Keşfetmenin, gelişmenin ne keyifli bir halidir o.

Bundan 3 yıl önce yolum Seda Alpay Bale Okulu bahçesinde kızımın dersten çıkmasını beklerken aynı sınıfta oğlu olan sevgili Alp Saraçoğlu ile birleşti. Sıkı bir kutu oyunları, oyun, oyun oynatma ilgisi olan Alp’le olan sohbetlerimiz bizi Bahçebiz Gelişim Akademisi için Business Games bölümünü geliştirmeye, tüm dünyadan en güçlü oyunları bulmaya, getirmeye ve bu yolla binlerce kişinin yaşamına dokunmaya kadar götürdü.

3 yılda farklı oyunlarla değişik ülkelerde, farklı sektör, deneyimlerden insanlara oyun oynatırken onlarla ve kendimizle ilgili çok şey fark ediyor her bir oyunda eğlenirken değişerek, gelişerek ayrılıyoruz.

FreshBiz yurt dışında 30 ülkede 60.000 kişi tarafından oynanmış bir oyun. Bizim oyun çantamızın ilk oyunu ve ilk göz ağrımız. Bu oyunu oynatırken oyun oynamanın yetişkin dünyasındaki yerini yakından gözlemliyoruz. Çocukken çok kolay giriverdiğimiz oyunlara girmek yetişkinlikte zorlaşıyor bazen. Bu da hayattaki duruşumuza uygun bir yansıma. Yeni şeyler öğrenmeye, bir sürü alanda uzman ve bilirkişi olmuşken bir oyunla karşılaştığımızda o oyunun acemisi olmaya çekiniyoruzdur belki. Olabilir mi? Çoğunlukla da oyuna girdiğimizde eğlence tarafını bir tarafa bırakıp sonuca odaklanıyoruz. Hatta kendinizi böyle gördüğünüzde çocuklu olanlarınız dönüp bakabilir mi acaba çocuğum oyun oynarken ne kadar eğleniyor? Belki de sizden öğrendiği gibi oyunu çok ciddi oynuyordur. Bunu pek çok çocukta gözlemledim. Pek çok sebebi olabilir, biri de sizin oynama şeklinizdir belki.

Yaşamınızda oyunu satranç, tavla, okey, briç, kağıt oyunları dışında nerede tutuyorsunuz? Yaşamınızda daha fazla oyun olsaydı nasıl olurdu?

Yaşamı kuralları, stratejisi, hedefleri olan bir oyun gibi düşünseydiniz oyunu daha akıllı oynamak ister miydiniz?

Kendinizi oyuna daha güçlü ve keyifli bir şekilde dahil etmek ilginizi çeker mi? Bir oyunun içinde kendinizi farklı yönlerden tanıma fırsatını yakalamak ister misiniz?

Cevabınız evetse bizi takip edin. Yollarımızı oyunla buluşturalım ve hayat oyununu daha akıllı bir şekilde oynamanın yeni yollarını beraber keşfedelim.

Tülin Kahvecioğlu

Bahçebiz Gelişim Akademisi

Kurucu

Lider ve Yönetici Koçu, çalıştırıcı, Motivasyonel Konuşmacı


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikOkurun Gözünden: Ahmet Naç, Gölge
Sonraki İçerikSonbahar ve Değişim
Tülin Kahvecioğlu
BAHÇEBİZ GELİŞİM AKADEMİSİ Kurucu. Üst Düzey Yönetici ve Lider Koçu, Eğitmen. Ankara Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Planlaması mezunudur. 2005 yılından bu yana koçluk ve eğitmenlik yapmaktadır. Erickson College Koçluğun Bilimi ve Sanatı, CRR ( ORSC)- İlişki Sistemleri Koçluğu modellerinin eğitimlerini tamamlamıştır. Usta koç seviyesinde 5000 saatin üzerinde deneyimlidir. Mentor koçtur. Liderlik ve koçluk alanındaki bilgilerini dâhil olduğu uluslararası ilişkiler aracılığı ile yeni ve taze tutar. 2007-2015 yılları arasında Inside Out Uluslararası koçluk şirketinin Türkiye kurucusu ve lisansörü olarak yer almıştır. Liderliğin zeka ve cinsiyet boyutları ile ilgili deneyimlidir. Amerika merkezli Neuro Leadership Institue’dan Neuro Leadership eğitimini ve Kanada merkezli Noble Solutions Inc. ‘den Cinergy, Anlaşmazlık Yönetimi Koçluğu eğitimlerini tamamlamıştır. Çalışmalarında bilimsellik, bilgi ve sezgiden hareket eder. Uzak doğu, Hindistan felsefeleri ile gelişim, insanı ve yaratımı anlamaya yönelik ezoterik çalışmalar da ilgi alanındadır. Bedeni, ruhu, kalbi, zihni potasında birleştirerek çalışır. Yazmaya 2005 yılında başlamıştır. Yazılarında aldığı eğitimlerden ve yaptığı araştırmalardan öğrendiklerini, deneyimlerini, gözlem ve önerilerini paylaşır. Beni ifade edecek cümle, “Görmeyi istediğin değişikliğin kendisi ol”manın yolculuğunda.