Göğe Bakan Kadın – Buzulun Kıyısında Bir Hikâye

O sabah, henüz rüzgâr uyanmamıştı. Ayaklarının altındaki taşlar soğuktu, ama aklının içi daha soğuktu. Yolun başından beri kendine tek bir soru soruyordu:

“Neyi arıyorsun?”

Sırtında küçük bir çanta, içinde sadece bir defter ve kurşun kalem vardı. Yirmi yıl önce babasının anlattığı, masal gibi bir dağın peşine düşmüştü.

“Gölün yansıttığı zirveye bak,” demişti babası,

“Orada sadece dağı değil, kendini de görürsün.”

Yürüdü. Kimi zaman dizlerine kadar çıkan karı aştı, kimi zaman suskun kayaların gölgesine sığındı. Ve bir sabah, işte burada durdu. Tam bu gölün kenarında.

Dağın alev alev parlayan doruğu, karşısındaki buz gibi suya yansıyordu. Zıtlıkların sessiz uyumu içini ürpertti: Ateşin rengiyle buzulun mavisi, tıpkı onun içindeki korku ve cesaret gibi yan yana duruyordu.

O an defterini çıkardı. Hiçbir şey yazmadı. Sadece baktı. Anladı ki, bazen insan bir cümle kurmak için yüzlerce kilometre yürür. Ama vardığında, en derin cevabı sessizlik verir.

Ve belki de bu yüzden doğa, insanın iç sesiyle konuşur. Kelimeler değil, gölgeler anlatır hikâyeyi. Buzullar susar, ama her şey söylenmiştir aslında.

İnsanın doğaya bakarken kendini fark ettiği anlardan biridir bu. Sadece güzelliğiyle değil, çağrısıyla da etkiler.

“Dur.” der. “Bak.” der.

“İçindeki dağa tırmanmayı unuttun.” diye fısıldar.

Belki de bu yüzden doğa, bize en çok ihtiyacımız olduğunda kendi dilini gösterir. Ve bu dilin kelimeleri: Taş, su, ışık ve sessizliktir.

Bugün içinde durduğun manzarayı fark ettin mi?

Kendi iç dağının zirvesine doğru bir adım attın mı?

. . .

Fotoğraf: Bu kare, Arjantin’in El Chaltén bölgesinde yer alan Fitz Roy Dağı’ndan. Göl, eriyen buzulların oluşturduğu bir aynaya dönüşmüş. Çekildiği tarih bilinmiyor. Ama bir zamandan çok, bir hâli gösteriyor:

Durmanın, bakmanın ve hatırlamanın hâlini.

Turgut Uyar’a saygımla

. . .

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmiyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

Sevgiyle, Yasemin Sungur

#BirFotoğrafBirHikâye #BirPazarYazısı #RuhumNerdesin #MartıDergisi #YaseminSungur

Önceki İçerikBirlikteliğin Gücüyle: Dönüşümün İzinde Münteha Adalı ile Bir Sohbet
Sonraki İçerikUmudun Yolculuğu
Yasemin Sungur
Hayat Öğrencisi... Aşk ile evrende hayat bir başka güzel. Şükür...