Bir Anne Kolay Yetişmiyor

Berna Mutlu Aytekin ile annelik deneyimlerini paylaştığı kitabı Bir Anne Kolay Yetişmiyor ile ilgili Yasemin Sungur röportajını ilginize sunuyoruz.

Merhaba Berna. Tanışıklığımız hangi yıllardan başlıyor hatırlayamıyorum fakat ne güzel etkinliklerde buluştuk, birlikte zaman geçirdik. Sen bizim çok etkilendiğimiz bir fotoğrafımızı çekmiştin İlhan’la, haberimiz yoktu. Aşk ile bakışımızı yakalamışsın, bakarım sık sık. Henüz bloger tanımı bu kadar bilinmiyordu. Blog’lar açtık ve deneyimlerimizi yazmaya başladık. İş güç yazıyordun sen de… Sonra Ali eklendi hayatınıza. Ve birdenbire sen sıkı bir anne oldun. Farklı deneyimlerini bıkmadan her gün paylaşmaya başladın. Ve tüm çalışmalar seni kitap hayalini gerçekleştirmeye götürdü.

Söyle bakalım, bir anne nasıl yetişiyor?

Sohbetinden hep ilham aldığım birisiniz. Eski sohbetlerimizi özledim. Keşke daha sık bir araya gelebilsek. Martı dergisinde bana da yer verdiğiniz için çok teşekkür ederim. Bir anne nasıl yetişiyor konusuna gelirsek. Çok net söyleyebilirim ki, bir anne düşe kalka yetişiyor. Dizlerim hep yara bere dolu. Konuşacak mı, yürüyecek mi, uyutabilecek miyim, doyurabilecek miyim, hasta etmeden, üşütmeden ve daha birçok yapmam gereken şeyden mahrum etmeden büyütebilecek miyim? Ben bu soruların yanıtlarını çok aradım. Çevre maalesef hiç gönlümüzü ferahlatmıyor. O yüzden ben de kendi kendimi ferahlatma yoluna gittim. 3 yaş biterken fena da gitmiyorum sanki. Kaygılarım azaldı mı? Hayır, her gün bir yenileri ekleniyor. Ama onları duymazlıktan gelmeyi başarıyorum.

Neden okusunlar kitabını ve kimler okusun? Anneanne, babaanneler de okusun mu?

Bir çocuk aileye girdiği zaman ilk de olsa ikinci, üçüncü çocuk da olsa aile çoğu zaman sudan çıkmış balık gibi oluyor. Sanki hiçbir şey bilmiyormuş gibi hissediyorlar. Çünkü her çocuk kendine has özellikler ile dünyaya geliyor. Benim kitabım ise annelere çocuklarını nasıl yetiştirecekleri ile ilgili bilgiler vermekten çok kendilerini bu süreçte nasıl konumlandıracakları ile ilgili bilgiler veriyor. Ayrıca bir anne kolay yetişmiyor derken de bu cümleyi sadece anneler için kurmadım. Çoğu baba annenin hangi duygu durum bozukluklarından geçtiğini bilmeden, çocuk büyüme sürecine uzaktan bakarak bu dönemi yaşıyor. Keşke daha çok çocuk büyütme sürecine ortak olsalar. İş hayatlarını bahane edip çoğu yükü annenin sırtına bırakan babalar var. Bu kitap biraz da onlar için. Pek tabii anneanneler, dedeler de kitabımı okuyabilirler. Yeni neslin ne dertleri var. Onlardan ne tür bir beklentileri var. Bize nasıl yardımcı olabilirler. Fikir edinmek adına bizim dönemin ebeveynlik anlayışına keyifli bir giriş olabilir.

Bir de girişim projen var Ali’yle başlayan? Nasıl gidiyor?

Mommamia Ali ile büyüdü. Emzirme Kolyesi patent altına alınan bir iş fikri oldu. Yurt dışına ürün gönderir hale geldi. Kitabımda emzirme kolyesinin ve Mommamia markasının çıkış hikayesi de yer alıyor. Şu an birçok e-ticaret sitesinde mağazam ile yer alıyorum. Annelerin dertlerine derman olabilecek bir iş yaptığım için de ayrıca mutlu oluyorum.

Kitap okumayı seviyorsun, seninle ortak noktalarımızdan biri de bu. Ne zaman kitap okumaya vakit buluyorsun? Yoksa son zamanlarda sadece çocuk kitapları mı okuyorsun?

Kitap okumayı çok seviyorum. Sadece kitaplar da değil, öğrenmeyi çok seviyorum. Kitapilehayat adında bir blog’um var. Orada da okuduğum kitaplar ile ilgili yazılar paylaşıyorum. Öğle saatlerinde Ali uyurken ve gece uyumadan önce kitap okuyorum. Yolculuk esnasında sesli kitap uygulamalarından kitapları dinliyorum. Çocuk kitaplarını Ali okumayı sökene kadar ben okuyorum. Bir daha ve bir daha. Günde 8-9 kitap okuduğumuz oluyor. Umarım yakında okumayı sökecek ve böylece tüm aile ayrı koltuklarda kendi kitaplarımızı okuyabileceğiz.

Ali’nin kitaplara ilgisini nasıl taze tutuyorsun? Annelere önerin nedir?

Bununla ilgili bloğumda detaylı bir yazı paylaşmıştım. Ayrıca kitapta da bazı önerilerim var. Burada da kısaca bahsedeyim:

Evimizin her odasında kitaplar var. Kitaplar erişilebilir durumda. Aylık rutinlerimiz var. Kütüphane ziyareti, kitapçı ziyareti gibi. Dergiler için süpermarket ziyareti gibi. Kitapları günlük akışımızdan ayırmadığımız için o ilgi doğduğundan beri var. Çünkü başka türlü bir hayatımız yok. Böyle olunca alıştırma, sevdirme gibi bir durumumuz olmadı. Çocuklar taklit ederek öğreniyor. Biz kitap okurken sıcak bir şeyler içmeyi seviyoruz. Eşim bir yerde ben bir yerde kitap okurken o da kendine oyuncak kahvesinden hazırlayıp kendi masasında kitabını okuyor. Bu gördüğü ve onun için normal olan bir durum.

Ali’yle deneyimlerini pek çok konuda sayfalarında yazıyorsun? Şimdiye dek annelerin en çok ilgisini çeken konu ne oldu?

Anneler kadar olmasam da babalar da çok sıkı takipçim. Takipçilerimin %30’unu babalar oluşturuyor. İnmemiş testis ameliyatı ve sünnet gibi konulardan her hafta en az 2 babanın bana ulaştığını söyleyebilirim. Torununa bakan anneanneler ve babaanneler de fikir alıyorlar. “Kefiri tutturamıyorum, nerede hata yapıyorum?” diyen de var, “şimdi kızım hiç mi televizyon seyrettirmeyeceğiz?” diyen de var. Anneler ise genelde beslenme konusunda ve kitaplar konusunda bana ulaşıyorlar. Bir de oyuncak seçimleri konusunda çok soru alıyorum.

Sosyal medyayı nasıl kullanıyorsun? Sağlıklı ve keyifli kullanmak için nelere dikkat edelim?

Ben iş olarak gördüğüm için bu mecraya çok vakit ayırıyorum. Düzenli içerikler üretip bir kenara alıyorum. Uygun saatlerde paylaşıyorum. Çocuktan vakit çalmadan kullanmak çok önemli. İnsanlar rahatlamak için dedikodu hesapları gibi vaktin su gibi akıp gittiğini hissetmeyecekleri hesapları takip ettiklerinde mecra onlara sahip oluyor. Fayda yaratan ve bilgi paylaşan hesapları takip ederlerse bu mecradan daha fazla keyif alacaklarını düşünüyorum.

Yeni kitap geliyor mu? Şimdi hangi konuda yazacaksın?

Bir Anne Kolay Yetişmiyor’u yayınevine teslim eder etmez yeni kitaba başladım.  Uzun yıllardır her akşam 2500 kelime 9 aydır yavaş yavaş yazıyorum. Yazmak uzun bir süreç işler umduğum gibi giderse yakında benden yeni bir anlatı daha okuyacaksınız.

Eklemek istediğin bir soru var mı? Haydi sen de kendine bir soru sor.

Bana yer verdiğiniz için çok teşekkür ediyorum. Çoğu annenin merak ettiği gibi ben de kendime bu kadar az uykuyla nasıl yaşayabildiğimi sormak istiyorum. Cevabını bilsem de paylaşsam keşke.

Teşekkür ederim.

Röportaj: Yasemin Sungur

Berna Mutlu Aytekin’in Instagram hesabı için tıklayınız.


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerik19. Yüzyıldan Tuhaf Aşk Hikayeleri
Sonraki İçerikOkurun Gözünden Bir Yazar: Füruzan
Yasemin Sungur
Yıllar önce okul dönemimin bittiğini söyleseler de ben aslında bir “Hayat Öğrencisi”. Ben bir Özgür Martı. Ben bir düşleyen. Kanatlarım ile gelişime, paylaşıma ve değişime keyifle uçarım. İçimizde yaşayan gerçek Martı Jonathan’lara ulaşmak için MartiDergisi.Com’u uçurdum. Şimdi hep birlikte uçuyoruz. Kitapdaşlarımla birlikte Kitap ile Sohbet ederim ve onları İstanbul Oyuncak Müzesin de baş konuk olarak ağırlarım. Oyun oynamayı bırakamadım bir türlü. Hayatı kelimeler ile anlatmayı, yazmayı ve onların büyüsüne kapılıp Yaz(ı) Kamplarımı keşfe dönüştürmeyi bilirim. Harekete Geçmeyenleri kahkahalarımla uyandırırım. Sevgiyle nefes alıp, şiirle güne başlarım. Aşk ile Can oğlum ve Ceren kızımla hayat bir başka güzel. Şükür...