Ayın Çocuk Edebiyatı Çizeri Elif Sakallı

Çocuk Edebiyatı Bölümümüzün bu ayki çizer konuğu, Çocuk Karakter Tasarımı alanında ödüllü illüstratör Elif Sakallı. Çocuk kitaplarını resimlemenin yanı sıra oyunlar ve çizgi filmler için de çalışmalar yapan Elif Hanım’la çocuk edebiyatı ve çizimlerle ilgisi olan herkese ilham verecek bir röportaj yaptık.  

Bize illüstratör olma yolculuğunuzu ve çocuk edebiyatıyla nasıl ilgilenmeye başladığınızı anlatır mısınız? Bu harika çizimlerin arkasında masallarla büyüyen bir çocuk olabilir mi?

Çocukken en sevdiğim oyuncaklarım gazete ve dergilerin verdiği; kenarlarından katlayarak üzerine kıyafet giydirdiğimiz kâğıt bebeklerdi. Onlara yeni elbiseler çizer, peçetelerden evler tasarlardım. Karıncalar gelsin diye şeker döküp kartondan kasabalar yapardım. Bütün ansiklopedileri dergileri kesip kolajlar yapardım. Kalem, kâğıt ve yapıştırıcı ekseninde geçen bir çocukluğum oldu diyebilirim. Daha sonra üniversitede grafik tasarım eğitimiyle birlikte çocuk kitaplarına yöneldim. Mezun olduktan sonra Kibritçi Kız’ı resimleyip yayıncılarla paylaştım ve çok iyi dönüşler aldım. Bebek eğitim setleri için çizimler yaparak yolculuğuma başladım. Bu benim için epey eğitici bir süreç oldu. TRT Çocuk Karakter Tasarım yarışmasında birincilik ödülü aldım. Şu an çocuk kitaplarının yanında, oyunlar ve çizgi filmler için de çalışmalarımı sürdürüyorum.

Kitap resimleyen bir çizerin çalışma aşamaları nelerdir? Bir resimli kitap ortaya çıkarken yazarla çizerin iletişimi nasıl ilerliyor? Bir kitabı resimlemek üzere size yayınevleri mi yoksa yazarlar mı başvuruyor?

Yayınevinden metin bana geldikten sonra ilk olarak hikâyenin bütününü kavramak için metni okuyorum. Sonra ikinci kez resimleyeceğim yerlerin altını çizerek ve notlar alarak okuyorum. Betimlemeleri not alıyorum. Karakter ve renk paletiyle ilgili eskizler yapıyorum. Sonrasında tüm kitabın eskizini yapıp editörümüzle paylaşıyorum. O da yazarımızla paylaşıyor ve bu aşamada gereken düzenlemeleri yapıp anlaştıktan sonra tümünü renklendiriyorum ve teslim ediyorum. Proje esnasında yazarla iletişimimiz editörlerimiz aracılığıyla olsa da proje bittikten sonra sosyal medya üzerinden devam ediyor. Yazarlar bir hikâye yazdım, sizin resimlemenizi istiyorum diye mesaj atıyorlar. Öncelikle yayınevi ile iletişime geçilmesi gerektiğini söylüyorum. Biz aslında yayınevleri ile çalışıyoruz. Bir yazar tercih ettiği çizeri yayıncıya tabii ki belirtebilir ve yayınevi ile çizerin şartlarının uyması halinde iş birliği olabilir.

Bir hikâyede hangi bölüme çizimin eşlik edeceğine kim karar veriyor? Hikâyesine çizim eşlik edecek olan bir yazarın yazma sürecinde dikkat etmesi gereken hususlar var mıdır?

Bazen yazarlar metinde dikkat çekmek istedikleri yerlere notlar ekliyorlar. Bu notlar ortak bir paydada buluşabilmek adına faydalı fakat diğer yandan da kısıtlayıcı olmaması gerekiyor. Eğer metinde herhangi bir not yoksa ben hislere, metinde anlatılmak istenen konunun özüne, keyifli detaylara göre bölümleri seçiyorum. Kitap boyunca eşit bir şekilde dağıtarak metne eşlik edecek resimleri planlıyorum. Sahnelere bir yönetmen gibi yaklaşıp uzaklaşmayı, farklı açılardan bakmayı seviyorum. Tekrara düşmemeye dikkat ediyorum.

Pek çok çizerin aynı zamanda yazdığını da biliyoruz. Hem yazıp hem resimlemeyi planladığınız bir kitap projeniz var mı? Mesleğinizle ilgili gelecek planlarınız ve hayallerinizden de bahsederseniz sevinirim.

Evet, bu benim için tam terzi kendi söküğünü dikemez sözüne dönüştü. Şekilden şekle giren hikâyelerim kenarda bekliyor. Sanıyorum birinin 5. yılı bu ay doluyor. Bu yıl artık yeterince olgunlaştığını düşünerek onu hazırlamaya başladım, bitirebilmeyi çok istiyorum. Kendi yazıp resimlediğim kitapların çocuklarla buluşmasının hayalini kuruyorum.

Mesleğinizi seçmek isteyenlere neler önerirsiniz? Sizce bu sektörde başarılı olmak için nasıl bir yol izlemeliler? 

Bu çok keyifli ve uzun bir yolculuk. Ben kendimi de yolcu olarak görüyorum ve bu yoldan keyif alıyorum. Sürekli yeni şeyler deniyorum. Konfor alanımdan çıkıp kendimi zorlamayı seviyorum. Gelenekselden kopmamak, eskiz defterlerini bırakmamak gerekiyor. Mesela ben bu sene birdenbire yağlı boya yapmaya başladım, tabletten çizmeye ara verdiğimde şövalenin başına oturuyorum. Kendi stilini bulmak gerektiğini düşünüyorum. Bunu yaparken de tekrara düşmemeye dikkat etmekte de fayda var. Taklitten kaçınmalılar ve son olarak sosyal medyada aktif olmalarını tavsiye ederim; bu benim de iddialı olmadığım bir konu.

Elif Sakallı ’ya yanıtları için çok teşekkür ediyorum.

“Yaşamın tüm hedefi, ileri gitmektir.”   Matilda, Roald Dahl

Arzu Tülümen

 

 

 

 

Önceki İçerik“Dostlarla Akşam Yemeği” Haziran Sonuna Kadar Her Çarşamba / House Of Performance HoP’ da
Sonraki İçerikBahar Gibi
Deniz ve edebiyat hayatta bana keyif veren iki vazgeçilmez konu. Anadoluhisarı’nda denizle iç içe büyürken kitaplar ve hikâyeler yaşamımda hep var oldu. O yüzden belki de anlatmayı çok sevdim. Özel sektörde eğitim uzmanı, Devlet Okulları’nda İngilizce öğretmeni olarak görev yaptım. Yıllar sonra yeniden üniversite öğrencisi olduğum bir dönemde, çocuk ve gençlik edebiyatı çevirisi çalışmalarım beni çocuklar için yazma konusunda yüreklendirdi. Deniz tutkum, amatör bir denizci ve yelkenci olarak devam ediyor. Yaz aylarımı deniz üzerinde geçiriyorum. O nedenle hikâyelerimde deniz ve denize dair konular ön planda. Denize Dönüş adlı kitabım Doğan Egmont, Mercanın Yelkenlisi-Liman Kentleri Çanakkale adlı kitabımsa Beta Kids tarafından yayımlandı. Yasemin Sungur’la yolum yazarken tıkandığım bir dönemde onun “Harekete Geç” adlı eğitimine katılmamla kesişti. Martı Dergisi’nde yer almaktan ve kitap sevdalısı arkadaşlarımla bir arada olmaktan mutluyum. Okumaya, yazmaya ve öğrenmeye devam…