Antalya Kültür Sanat Kapılarını Üç Yeni Sergi ile Açtı

0
418

Murat Germen: “Emaneti unutmak, farkında olarak ya da olmayarak ihanete dönüşebiliyor.”

Açıldığı günden bu yana sergileriyle ve gerçekleştirdiği etkinliklerle kentin en önemli sanat kurumlarının başında gelen Antalya Kültür Sanat (AKS), pandemi koşullarının yeniden düzenlenmesinin ardından üç farklı sergiyle ziyaretçilerini karşıladı.  AKS, pandemi öncesi tamamlanan ancak açılışını pandemi nedeniyle ancak Nisan ayında yapabildiği “Nisyân” – Kadim Antalya’nın Güncel Portresi sergisi ile bağlantılı iki sergiyi Haziran başında yerli ve yabancı sanatseverlerle buluşturdu.

Merkezine kenti ve kentin kadim varlıklarını, doğal yaşam alanlarını koyan sergilerin açılışının,  Marmara Denizi’nin müsilajla kirletilmesi üzerine temizlik seferberliğine girişildiği şu günlere denk gelmesi de sadece Antalya özelinde değil ülkenin genelinde doğadaki tüm canlılarla birlikte yaşamının yeni yollarını aramamız gerektiğinin bir niyet değil zorunluluk olarak ortaya koymamız gerektiğini bir kez daha gösteriyor.

“Nisyân” – Kadim Antalya’nın Güncel Portresi

Objektifini 2020 güz döneminde Antalya’ya çeviren Antalya Kültür Sanat’ın yeni sergisi “Nisyân-Kadim Antalya’nın Güncel Portresi” sanatseverlerle ilk olarak sanal dünyada buluştu. Çalışmalarını kent ve çevre odağında sürdüren şehir plancısı, akademisyen, sanatçı Murat Germen’in objektifinden Antalya’ya bakan ve bugün yaşadığımız kenti anlamaya çalışan sergi, izleyicinin dikkatini kentin ‘kadim zamanlardan bugüne taşınan emanetleri’ ile ‘bugünden geleceğe aktarmakta olduğumuz ihanetlerimiz’e çekmeyi amaçlıyor. Germen sergi içeriğine ilişkin açıklamasında şöyle diyor: “Emaneti unutmak, farkında olarak ya da olmayarak ihanete dönüşebiliyor. Günümüzde bize dayatılan hız ve rekabet yüzünden paylaşmayı / vermeyi / yardımlaşmayı, yetinmeyi, tevazuyu, nezaketi, zerafeti, sadeliği, tasarruf etmeyi, küçülmeyi ve emaneti unutmuş; bunun yerine duraksız büyümeyi, israf ve ifratı, gösterişi, vermeden almayı, patırtılı bir zevksizliği, hoyratlığı, zulmü, riyayı, hakareti, hedef göstermeyi, kötülüğü ve ihaneti benimsemiş görünüyoruz. Çeşitli boyutlardaki bu nisyân insanın içinde isyana yol açmalı, yoksa sonumuz iyi görünmüyor.”

Yeşim Demir’in küratöryel tasarımıyla, AKS’ın iki katında düzenlenen sergi, bir katta, kentin her gün önünden geçtiğimiz halde kanıksadığımız, emanet ya da ihanet olduğunu fark etmediğimiz yüzlerine mikro ölçekte bakarken, diğer katta objektifini geniş açıya çeviriyor; kenti farklı açılardan panoramik görüntülerle gözler önüne sererek emanet ve ihanetlerimizi makro ölçekte görmemizi sağlıyor. Bu bakışta şehrin son 20 yıldaki dönüşümü, uydu fotoğraflarıyla sergi izleyicisinin dikkatine sunuluyor.

 

Görsel anlatım dilinin, çağdaş Türk şiirinin önde gelen isimlerinden Ferruh Tunç’un şiirlerinden alıntılarla zenginleştirildiği “Nisyân-Kadim Antalya’nın Güncel Portresi”, Antalyalıları romantik bir nostalji ve iç geçirmeye değil, kentlerinde olan biteni görmeye ve bunda kendi paylarını, sorumluluklarını düşünmeye davet ediyor. Sergi Ağustos ayının sonuna kadar gezilebilecek.

AKS’ın üçüncü sergi katı ise Nisyan Sergisi’ni bütünleyecek çalışmalara ayrıldı. Herkese açık bir forum alanı olarak düzenlenen salonun kente dair sözü olan, projesi olan, isyanı ya da teşekkürü olan bütün kişi ve kurumların seslerini duyuracağı bir ‘serbest kürsü’ye dönüşmesi öngörüldü. Ardından da iki farklı üniversite tarafından Antalya üzerine hazırlanan iki farklı sergiye kapılarını açtı.

 

“su’dur nedenim – Güncel Antalya’nın Kadim Suları”

Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü öğrencilerinin çalışmalarından oluşan sergi, 7 Nisan 2021’de izleyicilerle buluştu. Belgesel Dersi kapsamında açılan sergi, fotoğrafın bellek oluşturma gücünden faydalanarak Antalya’nın sularına sadece estetik bir öğe olarak değil, tarihsel ve görsel veri olarak odaklanırken, kadim suların bugünkü hallerini belgeleyerek kentin görsel belleğine katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Antalya’nın en bilinen, en çok fotoğraflanan sembollerinden olan coşkuyla akan suları, sembolün çok ötesinde bir anlam taşır: Antalya’nın suları kentin yaşam kaynağıdır. Sergilenen fotoğraflarla, Kırkgöz Pınarları’ndan Düden Şelalelerine, Kapuz Kanyonu’ndan Sarısu’ya, Boğa Çayı’na, Aksu Çayı’na ve artık kentin ortasında kalmış pınarlara kadar yüzlerce kaynakla Antalya’yı besleyen kadim suların, bugün tarımda kullanılan pestisit ve gübreler, sanayi atıkları, mikrofiber ve plastik atıkları ve evsel atıkların kirlilik tehdidinin yanı sıra, iklim değişikliğinden kaynaklanan kuraklık tehdidi altında oluşuna dikkat çekiliyor.

Doç. Handan Dayı tarafından yürütülen dersin 12 öğrencisinin fotoğraflarından oluşan sergi, 16 Mayıs 2021 tarihine kadar hafta içi her gün 11:00-17:30 saatleri arasında gezilebilir.

Balıklama-Lara Mobil Plajı Üzerine Hayaller

Antalya Kültür Sanat’ın, Forum Antalya salonunda açılan bir diğer sergi de İTÜ Mimarlık Fakültesi 3. sınıf öğrencilerinin tasarımlarından oluşan “Balıklama-Lara Mobil Plajı Üzerine Hayaller” sergisi. Doç. Dr. Funda Uz ve araştırma görevlisi Tuğçe Pınar tarafından 2020 güz döneminde yürütülen stüdyoda Mobil Plajı ve hemen üzerindeki kamusal alanın yeniden değerlendirilmesi üzerine geliştirilen projelerin yer aldığı sergi, arazinin kullanım modellerini özellikli topografya ve bu topografyanın bağlamla ilişkilenirken kurduğu poetika üzerinden sunuyor.

“Balıklama: Lara Mobil Plajı Üzerine Hayaller” sergisi eski petrol aktarım merkezinin buradan ayrılmasıyla Muratpaşa Belediyesi tarafından plaja dönüştürülen alanın sunduğu olanakları irdeleyen mimari projelerden oluşuyor. Projeler, Antalyalılara eğlenceli boş zaman ve spor aktiviteleri sağlayan farklı işlevlerin bir arada var olabileceği bir kamusal bir program önerisi ve mekân çözümlemesi sunarken, kamusal alan kullanımı, deniz kotu kullanımları, Antalya ve Lara’ya özgü dinamiklerin potansiyelini keşfetme, Akdeniz mimarlığı, Antalya’nın modern mimarlık mirasının korunması, malzeme, ışık, yön güneş gibi fiziksel çevre kontrolü gibi tartışmaları da gündeme taşıyor. İngilizce yürütülen stüdyo sürecinde kullanılan, fotoğrafçı David Maisel hava fotoğraflarından yapılan kavramsal maketler ve şair Birhan Keskin’in dizeleriyle eşleşen metaforlar da sergide temsil ediliyor.

Sergide, 16 öğrenciye ait proje paftaları, salonun ortasında tavana zincirlerle asılmış kümes teli üzerine yerleştirildi. “Balıklama: Lara Mobil Plajı Üzerine Hayaller” sergisi 4 Temmuz 2021 tarihine kadar açık kalacak.

Seher Özen Karadeniz

Önceki İçerikFerit Karahan’ın “Okul Tıraşı”na En İyi Senaryo Ödülü!
Sonraki İçerikOkurun Gözünden: Nezaket Kuralları, Amor Towles
İletişimci /Eğitmen. Okur, yazarım. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde lisans, Gazetecilik bölümünde de yüksek lisans eğitimi aldım. İstanbul’da gazeteci olarak başladığım çalışma hayatımı, halkla ilişkiler sektöründe medya ilişkileri yöneticisi olarak sürdürdüm. Yavaş kent olduğunu düşünerek 2007 yılında Antalya’ya yerleştim. Büyükşehir Belediyesi’nin Tarih Vakfı’nın danışmanlığında sürdürdüğü Kent Müzesi Projesi’nde görev aldım. Proje vesilesiyle hem kenti, hem de insanın geçmişle olan ilişkisini nereden kurması gerektiğini öğrendim. Belleğin kıymetini, tarihin sadece kahramanların hayatı üzerinden yazılamayacağını/yazılmaması gerektiğini kavradım. Bu kavrayışla kentimle ilgili fullantalya ve businessantalya kent bloglarında röportaj yapıp kent yazıları yazıyorum. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde iki yıl süreyle ‘Kurum Kimliği’ ve ‘Medya Planlama’, yaygın eğitim merkezlerinde ‘İletişim’ dersleri verdim. Halen kent içindeki en büyük yeşil alanı olan Zeytinpark’ta ‘Doğada İletişim, Doğayla İletişim’ başlılığıyla iletişim eğitimleri veriyorum. www.martidergisi.com’da 2012 yılından beri kitap yazıları, insan hikayeleri, kent yazıları, zaman zaman da gezi yazıları yazıyorum. Yaşam boyu öğrenme tam bana göre deyip AÖF Sosyal Hizmetler bölümünü bitirdim. Halen Sosyoloji bölümü 4. sınıf öğrencisi olarak öğrenim hayatımı sürdürüyorum. Evliyim ve 13 yaşında bir oğlum var.