Korkularım var…
Düşününce bile titrememe yol açan fobilerim. Gençlik hayallerimden biriydi paraşütle atlamak, yerçekimine kontrollü bir şekilde karşı gelmek, özgürlük hissi…
Yıllardır bırakın paraşütle atlamayı denemek, uçağa bile zor biniyorum. İnatçı bir yapım
olduğu için korkuma yenilmeyeceğim diyorum. Otobüs yolculuğu zaten kâbus gibi sabaha
kadar gözüm yolda, şoförle birlikte aracı kullanıyorum. On iki saatlik korku yerine iki saatlik
korkuyu tercih ediyorum. Uçuş boyunca elimde dua kitabım, dualar ederek kaskatı bir halde
iniyorum uçaktan. Kısa bir süre erteliyorum korkumu. Dönüş zamanı yaklaştıkça başlıyor
titremelerim. Yani zehir ediyorum kendime seyahati. Önceden yoktu bu korkum. Ailece
gittiğimiz bir seyahatte kuvvetli bir türbülans yaşadık. Yakınlarımdan ilk kez uçanlar
korkmasın diye, kendi korkuma yokmuş gibi davrandım yuttum. Korkum içimde mayalandı
kocaman oldu o beni yuttu. Artık nur topu gibi uçuş korkum olmuştu.
Doğadaki bütün canlılara saygım var, her yıl yüzlerce belki binlerce insanın ölümüne yol açan salgınları yayan sivrisineklere bile. Her canlının bir görevi var, sivrisineğe de bu düşmüş.
Köpekleri ise ayrı bir severim. Benim de dört ayaklı bir oğlum var Max. Sokak köpeklerinden korkmaz insanlar tarafından kötü yetiştirilmiş köpeklerden daha çok korkardım. Bir gün senelerdir tanıdığım bir sokak köpeği bize saldırınca, Max’i korurken ben ısırıldım. Artık kuduz aşım da vardı, birlikte köpek korkusu da geldi. Max yanımda yokken problem yok da yanımdayken gördüğüm her köpek potansiyel bir saldırgan benim için. Her gördüğümde elim ayağım titremeye başlıyor. Eve kapanıp kaçmıyorum tabi ki bunda da korkumun beni yenmesine izin vermiyorum. Uzaktan başka bir köpek gördüğümde alıyorum oğlumu kucağıma yolumu değiştiriyorum, kuyruğumuzu kıstırıp kaçıyoruz oradan.
Amigdala kısaca deneyimlerimize duygusal önem atfeden bölümmüş, hiç uyumayan bekçi
köpeği gibiymiş, tehlikeyi hisseder büyüklüğünü hesaplar ilgili birimlere iletirmiş. Uçak
fobimin de köpek fobimin de sebebi belli, aksi hiçbir durum yaşamadığım halde var olan
deniz korkuma ne demeli. Bütün arkadaşlarım deniz altındaki muhteşemlikten bahsederken
ben iç geçirerek dinliyorum. Bırakın dalmayı kafamı suyun altına bile sokamıyorum. Yüzme
dersleri de işe yaramadı, yüzüme su geldiği anda nefesim kesiliyor. Son zamanlarda hep
karşımıza çıkan aile dizilimi yaptırmak mı gerekir? Bu korkuda atalarımdan mı miras kaldı?
Deniz kazası yaşayan var mı diye soracak kadar büyük akraba da kalmadı. Ne yapsam ki
acaba?
Canım amigdalacım bu kadar hassas olmasan mı acaba? Şehir merkezinde yaşıyorum zaten
fazla mesaiye gerek yok. Deprem korkusu, trafikte dikkatsiz şoför korkusu derken çok amigdalana sağlık çalışıyorsun be gülüm. Sıkıldım her şeyden korkmaktan. Elimden gelen her türlü önlemi alsam da beynim mesaisini bitirmiyor bir türlü. Sorun sende mi, tehlikeyi ilettiğin birimde mi?
Acaba sen riski yanlış mı hesaplıyorsun? Sonra kalp ayrı mesai yapıyor, mide ayrı, sindirim
sistemim apayrı, bir gün sana isyan edecekler diye korkuyorum. Az sakin ol güzelim….
Derken bu yıl tanışmaktan onur duyduğum, iyi ki dediğim kadınlar girdi hayatıma. Kendimi
ifade edebilmek için çıktığım yolda, kendimi tanımamı sağladılar. Yanlış yapan benmişim,
bilinçaltıma yerleşen korkularım yönetiyormuş beni. E haliyle amigdala da fazla mesai
yapıyor tabi. Öğrendim ki kendimi nasıl görürsem çevremde o şekilde görür. Bende
korkularımı yenmek için her yeni güne şükrederek uyanmaya başladım, bu aşırı hızlı
dönmeye başlayan dünyada şükretmeyi unutmuşum. Mütemadiyen tekrarlıyorum, yeni
yaşımın mottosu oldu. Sevdiklerimle geçirdiğim zamanlar için şükrediyorum, sağ ve sağlıklı
olduğumuz için şükrediyorum. Değişimi, gelişimi, dinginliği seçiyorum, kendime değer
veriyorum saygı duyuyorum, yeni yıl ile gelecek bereketli, zengin günler için şükrediyorum.
Mutlu olmayı seçiyorum, korkmamayı cesur olmayı seçiyorum…
Cesaret korkuya rağmen harekete geçmek demekmiş. Cesur, dilediğiniz gibi yaşadığınız,
gönlünüzden geçen tüm iyi niyetlerin gerçekleştiği mutlu günler dilerim hepinize, hepimize…
Sevgiler…
Aynur Arslanalp






















