Selanik, Kavala ve Halkidiki, Thassos Adası

Bodrum tatilinde arkadaşlarımla bir gün yemek yerken bayramda kısa bir yakın seyahat yapalım diye fikir çıktı. Ben de hava güzel olur. Yunan adalarına gidelim denize gireriz dedim. Tabi ki ihale hemen bana kaldı. Aralarında bu gibi işlerle uğraşan ve vakti olan ben olduğumdan gezi programı üstüme kaldı. Kısa ve uygun fiyata turu bularak ayarladım. Arife günü akşamı otobüsle yola çıkılacaktı. Böylece arkadaşlarımla buluşarak otobüsümüzün en arkasına yerleştik. Yakın ve keseye uygun bir seyahat olduğundan duyan gelmişti. Yer yoktu. Ama zaten yer de olsa yine arkayı seçerdik. Yerimize geçtikten sonra İpsala kapısına kadar sohbete daldık. Dört kadın arkadaş bir araya gelince konuşulacak konu ne olur? Tabi ki “aşk…”

fotoğraf kopya 4

Kavala’ya yakın Anastasia’nın yerinde sabah erkenden mola verdik. Tavuk suyu çorbası ve böreği meşhurmuş. Tabi bir de Kavala kurabiyesi. Karnımızı doyurduk ama kurabiyelerimizi dönüşte alacağımız için bakmakla yetindik. Buradan Halkidiki adasına doğru yola çıktık. Halkidiki üç koydan ibaret küçük bir yarımada. Üç parmaklı ele benzeyen yarımada deniz ve kumdan yararlanmak isteyenler için ideal bir tatil koyu… Aslında Orta Makedonya olarak tarihe geçmiş. Biz üç parmaklı elin en uzun olan kumsalına gittik. Sezon bittiğinden deniz kenarındaki tesisler kapalıydı. Hava da soğumuştu. Burada denize girme hayalimiz havada kalmış oldu. Selanik’te Aristotales meydanında gezerek biz deki Türk kahvesinin benzeri Grek kahve içerek dinlendik. İnsanlar kafelerde oturuyor, çoğu dükkanlar kapalı. Akşama sahil kenarında mezeleri ve balığı güzel olan bir lokantayı tavsiye etmişti rehberimiz biz de o saate kadar otelde dinlendik… Ertesi günü Atatürk’ün evini gezmeye gittiğimizde ben hayal kırıklığına uğradım. Bundan dört yıl evvel gittiğimde Atatürk’e ait özel eşyalar sergileniyordu. Restore yapılmaya başlandığında bizim hükümetimiz bütün eşyaları alıp Dolmabahçe Sarayı’nın deposuna kaldırmış. Evin içini bomboş bırakmışlar. Yalnızca duvarlarda barkovizyonla Atatürk’ün hayatını anlatan resimler ve yazılar yayınlanıyordu. Ben her zaman ki gibi kendimi tutamayıp hiçbir özel eşyası olmayan yere Atatürk’ün evi demenin çok saçma olduğunu söyledim. Çok acı ne yazık ki…

Kavala’ya geldiğimizde burada kısa bir tur yaptık. Kavala zaten küçük bir sahil kasabası gibi bir şehir. Yürüyerek her tarafını gezebilirsiniz. Osmanlı zamanında önemli kentlerden biriymiş. Kanuni döneminde şehre su kemeri yapılarak büyük bir katkı sağlanmış. Kavala’lı Mehmet Ali Paşa’nın anıtının oraya çıktık. Karşısında ki kafe de Kavala manzarası eşliğinde kahvelerimiz yudumlamayı da ihmal etmedik. Otelimiz deniz kenarında olduğundan akşam saatine kadar Kavala’yı gezerek bol bol birlikte selfi çekerek çok eğlendiğimizi de söylemeden geçmeyeyim. Akşama rehberimizin bizler için önerdiği tavernada Yunan müziği eşliğinde yemeğimizi yedik. Bu arada arkadaşlarım taverna sahibiyle pazarlık yaparak tabak satın alarak kırmak için sahne de epey ter döktüler. Yunan Zeybeği çalınca da ısrarlara dayanamayarak bende kalkıp oynadım. Çok eğlendiğimiz söylemeliyim. Eğer hiç tabak kırmadıysanız denemenizi tavsiye ederim. Kıranlar bayağı hafiflemişlerdi…
Ertesi günü Thassos adasına gitmek için feribota bindik. Adaya gidiş 45 dakika sürdü. Biz vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Çünkü martılar tepemizde dans ediyorlardı. Onları resimleyeceğiz diye kafamız hep yukarılardaydı. Bizdeki gibi simit yoktu ama bisküvi vererek elimizden de besledik. Hepsi tombiliydi. Çocuklar gibi eğlendik. Thassos adası Yunanistan’ın en büyük adalarından biriymiş. Manzarası doğası çok güzeldi. Sezon kapanmasına rağmen bazı kafeleri ve lokantaları açıktı. Burada da balık yemeyi seçtik. Bakir kalmış yerlerden biri daha dedim. Lüks değil ama tatil yapmak isteyenler için deniz güneş ve kum ideal bir yer. Ben çok beğenmiştim…
Bugüne kadar Kavala ve Selanik şehirlerine gitmemişseniz pek bir şey kaçırmadınız çünkü bizim ege sahil kasabalarımız da aynı. Ama yemekler ucuz. Buralara kadar gelmişken de adaları görmeden gitmeyin. Atlayın arabanıza ya da kısa turlara katılın. Tembel Yunanlıların nasıl yan gelip yattıklarını, hayatlarını yemek ve eğlenmek üzere kurduklarını görebilirsiniz…
Sevgiyle ve geziyle kalın…


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın: