Adana ÇEAŞ Anadolu Lisesi Erkek Kürek Takımı Türkiye Şampiyonu Oldu

Futbolla yatıp futbolla kalkan bir millet olduğumuzu düşünürsek, İstanbul dışındaki bir kentten kano ve kürek şampiyonluğu haberi pek de alışık olduğumuz bir haber değil.

Geçen yıl Okullararası Kürek Türkiye Şampiyonası’nda kız kürek takımı şampiyon olan Adana ÇEAŞ Anadolu Lisesi’nin bu yıl da Erkek Kürek Takımı Türkiye şampiyonu oldu.

 

Sakarya Sapanca Gölü’nde 18-19 Mayıs 2019 tarihleri arasında gerçekleştirilen Okullararası Kürek Türkiye Şampiyonası’nda;,Arda Ayvataş, Berkin Mutlu, Aybars Yeni, Barış Yılmaz, Rıdvan Berk Yaptı, Ahmet Eryılmaz, İsmet Akgümüş’ten oluşan Adana ÇEAŞ Anadolu Lisesi Erkek Kürek Takımı Türkiye şampiyonu oldu.  Buket Avcı, Elif Serra Çolak, Bengisu Solmaz, Ayça Mutlu, Ceylin Arslantaş, Büşra Maaşoğlu’ndan oluşan Adana ÇEAŞ Anadolu Lisesi kız kürek takımı da Türkiye 3.sü oldu.

Seyhan Baraj Gölü’nün kıyısında yer alan ÇEAŞ Anadolu Lisesi’ne 4 yıl önce beden eğitimi öğretmeni olarak atanan Tekin Müştekin önce bir hayal kurdu, sonra bu hayale hem okul yönetimini hem de öğrencilerini inandırdı sonrasında da işbirliği yapabileceği tüm kapıları çaldı. Açılan oldu, açılmayan oldu. Ancak O hiç yılmadı ve dördüncü yılın sonunda 54 öğrenciden oluşan kano ve kürek takımıyla 2. kez şampiyonluk kupasını okulları adına kaldırdı.

İçinde inanç, çalışma disiplini, mücadele, işbirliği ve emek olan bu başarı hikayesini ÇEAŞ Anadolu Lisesi Kürek ve Kano Takımı’nın antrenörü ve beden eğitimi öğretmeni Tekin Müştekin, Martı Dergisi okurları için anlattı.

Okula tayin olduktan sonra kürek ve kano takımı kuracağınızı söylediğiniz zaman, okul yönetiminden ve öğrencilerden nasıl tepkiler aldınız?

İşin açıkçası okul yönetimiyle paylaştığımda hayata geçirebileceğimizi pek düşünmediler. Ancak, başka bir toplantıya Milli Takım hocamız Gökhan Aksoy’u ve milli sporcularımızı davet edip konuyu bir de onlardan dinlemelerini sağlayınca işin ciddiyetini anladılar ve olabileceğine inandılar.

Öğrencilerinizin arasında bu sporları tanıyan ve yapan var mıydı?

Hayır, ilk defa burada karşılaştılar. Okulun tamamına milli sporcularla birlikte seminer verdik ve orada kano ve kürek sporlarıyla ilgili bütün ayrıntıları anlattık.

Malzemeleri nasıl temin ettiniz?

Başlarda sporcularımızı okulun servisiyle Çukurova Üniversitesi Kayıkhanesine götürüp, çalışmalarımızı orada yaptık. Daha sonra okulda kara antrenmanı yapmak için bir fitness salonu kurmak istedim. Okul idaresi boş bir salon verdi. Biz de önce zeminden başladık. Kuzenim kentsel dönüşüme giren evleri yıkıyordu. O evlere gidip parkelerini söküp aldık ve onlarla fitness salonunun tabanını yaptık. Öğrencilerimizden evde kullanmadıkları spor malzemelerini getirmelerini istedik. Böylelikle kara antrenmanı yapabileceğimiz bir fitness salonumuz oluştu. Halihazırda kürek kulübü olan Adana Büyükşehir Belediyesi’nin takımını akredite ettik ve tekneleri de onlara aldırdık. Bu süreçten sonra öğrencilerimiz hem okul adına hem de Adana Büyükşehir Belediyesi Kürek Kulübü adına yarışmaya başladı. Ayrıca bakanlığa proje yazdırdım ve ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir kısım bütçeyi de oradan aldık.

İlk yıl kaç öğrenci başvurdu?

İlk yıl, seminerden sonra 54 öğrencimiz kayıt yaptırdı.

Geçen yılki şampiyonluktan sonra öğrencilerin ilgisi arttı mı?

Öğrenciler çok fazla ilgi gösteriyor. İlginin bu kadar artacağını düşünmemiştik. Tekne sıkıntısı yüzünden çocukları suya indiremiyorum. Hal böyle olunca bazı çocuklar bırakmak zorunda kaldı.

Veliler nasıl karşıladı? “Spora vakit yok” diyen oldu mu?

En sıkıntılı soru buydu. Velilerimiz çocukları hep ders çalışsın istiyorlar. Ancak gelip ortamı gördükten sonra takıma katılmaları için çocuklarını cesaretlendirmeye, teşvik etmeye başladılar.

Başından beri takımda olan öğrencilerde ne gibi değişiklikler gözlemlediniz?

Çocuklar öncelikle kurallara uymayı, birlikte hareket etmeyi, disiplini öğreniyor. Bu da onların daha verimli ve disiplinli ders çalışmalarına katkı sundu. Başarılar bu şekilde geliyor. Örneğin; bana antrenmanlarda yardım eden öğrencim mezun oldu. Şu anda Çukurova Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği okuyor.

Şimdiye kadar kaç yarışa katıldınız? Nasıl sonuçlar aldınız?

Şimdiye kadar 8 yarışa katıldık. İlk yıl hiçbir derece elde edemedik. İkinci yıl ulusal yarışta kızlarımızdan biri Türkiye üçüncüsü oldu. Üçüncü yıl okullar arası yarışta kızlar Türkiye şampiyonu, erkekler de Türkiye ikincisi oldu. Bu yıl Fethiye’de düzenlenen ulusal yarışta büyük tekne sınıfı olan dört çifte dümenlide iki kez üçüncü olduk.  Bugüne kadar toplam 10 madalya aldık. Son olarak geçtiğimiz haftalarda okul yarışlarında da erkeklerde Türkiye şampiyonu, kızlarda Türkiye üçüncüsü olduk. İmkan yaratılırsa tüm yarışlara gitmek istiyoruz.

Çalışmalarınız esnasında karşılaştığınız zorluklar oluyor mu?

Tekne sıkıntısı, velileri ikna etme, yazılı haftaları, para sıkıntısı, araç sıkıntısı vs. sıkıntılarımız oluyor.

Nasıl bir çalışma yoğunluğunuz var?

Haftanın 6 günü antrenman yapıyoruz sadece sınav haftaları yapmıyoruz. Dersleri boş olduğunda, öğlen aralarında, beden eğitimi derslerinde hep antrenman yaptırıyorum.

Şampiyonaya nasıl hazırlandınız?

Çok çalıştık. Emek olmadan başarı olmaz.

Masrafları nasıl karşılıyorsunuz? Destekçileriniz var mı?

Can alıcı bir soru daha… Yarışa gitmek için çalmadığımız kapı kalmıyor. Son yarışa Adana Büyükşehir Belediyesi’nin aracını son anda ayarladık. Olur da araç ayarlayamazsak yarıştan geri kalmayalım diye işi garantiye almak istedim ve gidiş-dönüşü finanse edebilmek için motorumu sattım.

Bu şampiyonluktan Adana haberdar mı?

Pek de haberdar sayılmaz, varsa yoksa futbol.

Öğrencileriniz yurt dışında da yarışma şansı buldu mu?

Hayır, ancak imkan olsa giderdik.

Bundan sonraki hedefleriniz neler?

Daha sistemli, daha organize olmak. Bu da ancak destekle olur. İnşallah bundan sonra destekçilerimiz artar. Öte yandan Seyhan Baraj Gölü ve Adana’nın iklimi kürek ve kano sporu için çok uygun, bundan sonra her iki sporunda Adana’da yaygınlaştırılmasına ve daha geniş kesimlere ulaşmasına, bu yolla Adana’nın tanıtımına katkı sunmayı düşünüyorum.

Seher Özen Karadeniz


Yazılara Abone Olmak İsterseniz

E-Posta Adresinizi Yazın:




Önceki İçerikKitap ile Sohbet İzmir İkinci Sezonunu Tamamlıyor
Sonraki İçerikFas’ın Üç Rengi
Seher Özen Karadeniz
İletişimci /Eğitmen. Okur, yazarım. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünde lisans, Gazetecilik bölümünde de yüksek lisans eğitimi aldım. İstanbul’da gazeteci olarak başladığım çalışma hayatımı, halkla ilişkiler sektöründe medya ilişkileri yöneticisi olarak sürdürdüm. Yavaş kent olduğunu düşünerek 2007 yılında Antalya’ya yerleştim. Büyükşehir Belediyesi’nin Tarih Vakfı’nın danışmanlığında sürdürdüğü Kent Müzesi Projesi’nde görev aldım. Proje vesilesiyle hem kenti, hem de insanın geçmişle olan ilişkisini nereden kurması gerektiğini öğrendim. Belleğin kıymetini, tarihin sadece kahramanların hayatı üzerinden yazılamayacağını/yazılmaması gerektiğini kavradım. Bu kavrayışla kentimle ilgili fullantalya ve businessantalya kent bloglarında röportaj yapıp kent yazıları yazıyorum. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde iki yıl süreyle ‘Kurum Kimliği’ ve ‘Medya Planlama’, yaygın eğitim merkezlerinde ‘İletişim’ dersleri verdim. Halen kent içindeki en büyük yeşil alanı olan Zeytinpark’ta ‘Doğada İletişim, Doğayla İletişim’ başlılığıyla iletişim eğitimleri veriyorum. www.martidergisi.com’da 2012 yılından beri kitap yazıları, insan hikayeleri, kent yazıları, zaman zaman da gezi yazıları yazıyorum. Yaşam boyu öğrenme tam bana göre deyip AÖF Sosyal Hizmetler bölümünü bitirdim. Halen Sosyoloji bölümü 4. sınıf öğrencisi olarak öğrenim hayatımı sürdürüyorum. Evliyim ve 13 yaşında bir oğlum var.